“Anlaşmaya hazır Türk toplum bulamayabilirler.”
…
Cumhurbaşkanı böyle söyledi…
…
Şunları demek istiyor olabilir mi?
-Zaten ben anlaşma yanlısı değilim.
-Toplumu “hayır” demeye yöneltmek için çalışıyoruz.
-Referandum döneminde Kıbrıs Türkü bize bile sırtını döndü.
-Kıbrıs Türküne güven olmaz.
-Bunların bugünü başka yarını başka.
-Türkiye’nin çözüm istekleri aldatmacadır.
…
Bunları demek isteyebilir ya da istemeyebilir.
Şifre çözmeye de gerek yok.
Bilinen bir şeyin şifresi mi olur?
…
Mesele başkadır.
Çözüm ortama uygun değildir!
…
Çözüm, BM parametrelerine göre aranıyor ama durum bu parametrelerin binlerce metre gerisinde.
Çözümü iteklemesi gereken tarafın şu andaki parametreleri şöyledir:
Kadınlar ve erkekler asla eşit değildir.
Zaten fıtratında yok.
Hamile kadınların sokaklarda gerine gerine gezmeleri günahtır.
Kadınların ortalık yerde kahkaha atmaları kabul edilemez.
Türk milleti yok, mezhepler vardır.
Gençleri öldüren polis, destan yazan polistir.
Esnaf da sırasında asker ve polistir; asayişi sağlar.
Hıristiyanlar uyurken, daha 1178’de Amerika Müslümanlar tarafından keşfedildi.
Kızlı erkekli yurtlarda kalmak caiz değildir.
Maden kazaları işin fıtratında var.
Vapurlarda el ele tutuşmak, diz dize oturmak neyin nesi?
Yolsuzluk iddiaları darbedir…
…
Siyaset bu.
1178’lerden kalma…
…
Zaten bir zaman şöyle denmişti:
“Demokrasi bizim için tramvaydır. İstediğimiz durağa gelince ineriz.”
…
Galiba o durakta indiler…
…
İrlandalı yazar George Bernard Shaw ile İngiliz devlet adamı Winston Churchill hiç geçinemez ve sık sık birbirlerini iğnelermiş.
Bernard Shaw bir oyununun ilk gecesine, Churchill’i davet etmiş ve davetiyeye de bir pusula iliştirmiş:
– “Size iki kişilik davetiye gönderiyorum. Bir dostunuzu alıp gelebilirsiniz. Tabii dostunuz varsa.”
Churchill, hemen cevap göndermiş:
-”Maalesef o gece başka bir yere söz verdiğim için oyununuzu seyretmeye gelemeyeceğim. İkinci gece gelebilirim, tabii oyununuz ikinci gece de oynarsa.”
…
Kıbrıs sorunu bu koşullarda çözülemez.
Ne birinin dostu var, ne diğerinin oyunu izlenmeye müsait…
































