Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Çözüm çok yakın!

Türk Sanayici İş Kadınları ve İş Adamları Konfederasyonu Başkanı yaptığı bir açıklamada KKTC’nin bağımsızlığını istedi.

Davutoğlu’nun adaya yıldırım hızıyla geliş gidişi arasında…

Hani, bir siyasi parti sözcüsü olsa anlarım.
Değil.
İş kadını.
Bağımsızlık istiyor KKTC’ye.
Yeter artık diyor.
Bu kadarı da fazla diyor.

Oradan bakınca KKTC’nin bağımsızlığı görünüyor!
Federasyon çok uzak.
Kürtleri çağrıştırıyor üstelik…

Fol yok yumurta yok bağımsızlık da nereden çıktı demeyin.
Muhtarlar buraya gelip Sayın Cumhurbaşkanını Baş Muhtar seçtiklerinde fol ve yumurta mı vardı?

Hissiyatları öyle…
Sağ olsunlar…

Bizde, Sayın Cumhurbaşkanımız bile henüz o noktaya gelmedi.
Yeter artık demiyor.
Üstelik Baş Muhtar.
Ahali de demiyor.
Kimsenin yeter artık dediği yok.
Burada en çok “Dur bakalım ne olacak?” deniyor.
Sabırla…

Duruyoruz.
Ne olacağını bekliyoruz.
Gayet sabırlı.
Temkinli.
Deneyimli millet çünkü…

Davutoğlu geldi.
Federasyon dedi, çözüm dedi, yol gösterdi.
Dediyse bir bildiği var, en azında gücünü kamuoyundan alıyor…

Aşağıya inelim,
O güce, o kamuoyuna bakalım…

Türkiye’de caddede duran simitçiye sorun:
-KKTC’nin bağımsızlığı tanınsın mı?
Evet diyecek.
Tereddütsüz…

Gidin sorun.
Ankara’da bir işkembeciye.
-Tabii diyecek. Bağımsızlığı tanınmalı.
-Bu kadarı da fazla. Çok çekti din kardeşlerimiz. Ne federasyonu?

Gidin Yılmaz Özdil’e sorun.
En değme yazara.
-Tabii diyecek.
-Lafazanlığı bırakın, tanınmanıza bakın.
Hatta sizi küçümseyecek.
Kurtuluş Savaşından örnekler verecek.
Kafası çok kızarsa Denktaş’ın mezarını isteyecek…

Gidin, İstanbul’da bir taksiciye sorun.
Ne yapalım deyin?
Sayacak:
-Abicim bırakın bu görüşmeleri be!
-Zaten biz adam olsaydık hepsini alırdık, bu iş de biterdi, diyecek…

Bir memura sorun.
Açacak ağzını:
-Bağımsızlık hakkınız diyecek.
-Biz arkanızdayız, etle tırnak gibiyiz diyecek…

Milletvekiline sorun:
-Aslında bu işi kökünden temizlemek lazım diyecek.
-Bir meclis kararı ile bu işi bitirmemiz gerekiyor, Avrupa mavrupa boş iş, Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur diyecek.
Hatta, tanımazlarsa bize bağlarız. Siz de rahatlarsınız, diyecek…

Sayın Davutoğlu o iş kadınından, o simitçiden, o işkembeciden, o taksiciden, o yazardan, o memurdan, o vekilden oluşan kamuoyunu temsil ediyor…

Downer onun için “Gittiği yerde ilginç etkiler yaratır” demişti.
Evet. Yaratıyor.
Çünkü arkasında dayandığı dağ gibi bir kamuoyu var…

Bu gidişle çözüm çok yakın!..