Köşe Yazarları

Covid 19 Eğitimde en çok kimleri etkileyecek?








Ne yazık Covid-19 süregelen uygulamalarda olduğu gibi yine alt sosyal tabaka ailelerini ve çocuklarını etkileyecektir. Zaten alt tabaka, endüstri toplumuna geçişle birlikte eğitimde fırsat eşitsizliğine maruz kalmıştı. Yüzyıllar içerisinde de onların lehine hiçbir önlem alınmadı. Dünyanın hemen hemen her yerinde durum böyle olagelmiştir.




Niamh Sweeney, The Guardian’daki makalesinde, Birleşik Krallık’ta (BK) Covid-19 krizi sonrası okulların asla normale dönmeyeceğini vurguluyor*. BK eğitiminin eskisi gibi statükosunu sürdürmeyeceğini belirtiyor. Sürekli devam edebileceği bir okuldan mahrum olan özel eğitime ihtiyacı olan ve engelli 3.000 çocuğun olduğu bir eğitim sistemi devam edemez diyor. Ayrıca öğrencilerin ‘üçte birini’ başarısız olarak etiketleyen bir sınav sistemiyle de devam edilemez diyor. GCSE sınav sistemine bayağı sert eleştiri yapıyor: ‘Öğrencileri yakan hamster tekerliği olan sınav sistemiyle devam edemeyiz. 16 yaşındaki çocukların 33 saat oturumları olan GCSE sınavlarına girmesine izin veremeyiz’. Belli ki başarısız olarak etiketlenen öğrenciler genellikle ‘alt tabaka’ ailelerin çocuklarıdır.



Sweeney, Covid-19 sonrası eğitim sisteminin, herkesin elde ettiği kazanımları tanıması gerektiğini belirtiyor. Örneğin mesleki eğitime yönelen çocukların daha az değerli veya nitelik açısından düşük olarak etiketlenmemeli diyor ki genellikle bu öğrenciler de alt tabakadan gelenlerdir.

Sweeney, yüz binlerce öğretmen ve destek personeli, evde ebeveynler için bir destek sistemi ve çocuklar ile gençler için de rutin bir görünüm sağlamaya çalıştıklarını ayrıca İngiltere’de, GCSE ve A Level seviyelerini alacak olanlara veya uygulamalı yeterliliklere sahip öğrenciler için online öğrenme kaynakları ve kurslar düzenlemek için destek sağlayacaklarını belirtiklerini de ekliyor.

Peki alt tabaka ailelerin çocukları için evde online eğitim için donanımları ne durumda? Ailelerin bu tür sınavlara girecek olan çocuklarına yardım edecek bilgi donanımları yeterli midir? Bu soruların yanıtı yine alta tabaka ailelerinin Covid- 19 ve sonrasında yine en çok etkilenecek kesim olduğu açıktır.

Eminim sizler de BK’daki problemlerin buraların eğitim sistemindekilerle ne kadar benzer olduğunu fark etmişsinizdir.

Burgess ve Sievertsen de ‘Okul, Beceri ve Öğreme; Eğitimde Covid-19’un Etkileri’ adlı makalelerinde benzer problemlerden bahsetmekte**. En önemlisi eğitim kurumlarının küresel bağlamda kapanmasının ‘eğitimde fırsat eşitsizli’ği yaratacağıdır.

Burgess ve Sievertsen de eğitimdeki bu kısa süreli aksamanın, dünya genelinde birçok aile tarafından hissedildiğini belirtiyor. Evde eğitim sadece ailenin üretkenliği için değil aynı zamanda çocukların sosyal yaşamları ve öğrenme açısından da büyük bir şok oldu. Yazarlar online eğitimin denenmemiş (önceden uygulaması denenmemiş) ve benzeri görülmemiş bir ölçekte hareket ettiğini vurguluyor. Öğrenci değerlendirmeleri de herkes için çok fazla deneme-yanılma ve belirsizlikle birlikte online devam ediyor. Birçok standart değerlendirmenin de iptal edildiğini belirtiyorlar.

Burgess ve Sievertsen’in yorumu dikkate değer; bu kesintiler sadece kısa vadeli bir sorun olarak kalmayacak, aynı zamanda etkilenen yaş grubu için uzun vadeli sonuçları olabilecek ve eşitsizliği artıracaktır diyorlar. Bize göre de çok haklılar.

Yazarlar Covid-19 krizinin, eğitimdeki kesinti süresini tahmin edemeyeceklerini ancak eğitimdeki başka araştırmalarının okula devam etmemedeki etkisini aktardılar**. Carlsson ve diğerlerinin (2015) araştırmasında; İsveçte sadece 10 günlük ekstra eğitimin bile ‘bilgi uygulama testi puanları’nı (kristalize zeka) % 1 standart sapma artırdığını belirtmekte. Yazarlar bu çalışmadan yola çıkarak, okulların 60 gün kapanmasının, % 6’lık bir standart sapmalık düşüşe neden olacağını yordadılar.

Yazarlar, ülkelerin öğretim süresi farklılıklarının, öğrenmedeki etkisini araştıran Lavy (2015)’nin araştırmasını da aktarıyorlar. Lavy (2015), Danimarka’da matematik, dil ve fen alanlarında haftalık toplam ders saatinin Avusturya’dan % 55 daha fazla olduğunu belirtmekte. Lavy,   ders yılı boyunca haftada sadece 1 saat daha faza dersin, test puanlarını standart sapmanın yaklaşık % 6’sı oranında artırdığını belirtir**. Yazarlar 12 hafta boyunca matematikte haftada 3-4 saat öğretim kaybı, 30 hafta boyunca haftada bir saat kaybına benzer büyüklükte olabilir, diyorlar. Bu durum da yine standart sapmanın yaklaşık % 6’lık tahmini bir düşüşe neden olacağını belirtiyorlar.

Kısacası yazarların da vurguladığı gibi okula gitmemek başarıyı düşürmektedir. Salgın nedeniyle okula devam edemeyen alt tabaka ailelerin çocukları fırsat eşitsizliğine maruz kalacak; çünkü okula gidemeyecekler ancak orta ve üst tabaka ailelerin çocuklarının aksine onlar online derslere de imkansızlıklar nedeniyle katılamayacaklar. Ayrıca aileleri de onlara akademik yetersizlik nedeniyle yardım edemeyecek. Sonuçta da başarısızlık yaşamaları kaçınılmaz olacaktır. Bunu önlemekse sosyal devletseniz eğer devletin görevi. Bu konu önemli yine tartışmaya değer…

 

*https://www.theguardian.com/education/2020/apr/07/when-the-covid-19-crisis-finally-ends-uk-schools-must-never-return-to-normal

** https://voxeu.org/article/impact-covid-19-education





Başa dön tuşu