Soma’daki facia bütün dünyayı derinden üzdü.
* * *
Türkiye’deki yöneticilerin kaza sonrası sergiledikleri inanılmaz derecedeki duyarsız davranışları, Gezi Parkı protestoları sonrasında Amerika’da Başbakan Erdoğan ve partisi hakkında netleşmeye başlayan olumsuz görüşleri perçinledi.
* * *
Amerikalıların, Amerikan Başkanı Bush’un Irak’ı işgali sonrasında, Avrupalı ve diğer ülkelerden olan dostlarıyla konuşurken ülkelerini savunmayı bırakın, nasıl özür diler bir duruma düşüp sıkıntı yaşadıklarını çok iyi hatırlıyorum. Sanırım, son zamanlarda benzeri bir durum Türkiyeliler için geçerli.
* * *
Soma’daki facianın bütün dünyayı derinden üzmesinin tabii ki asıl nedeni, ekmek parasını çıkarmak için yerin altında çalışan yüzlerce emekçinin hayatını kaybetmiş olması. Bir nedeni de bu ve buna benzer kazaların olması için hiçbir sebep bulunmaması.
* * *
Hafta sonu US News Gazetesi’nde Alan Neuhauser isimli gazetecinin “Uzmanlar: Kömür Madenlerindeki Ölümler Engellenebilir” başlıklı yazısını okudum. Birkaç gün önce West Virginia eyaletindeki bir madende 5 kişinin öldüğünü ve kaç senedir, Amerika’da kömür madenlerinde ölen sayısının artıp yılda 20’ye yaklaştığını ve bunun kaygı verici olduğu belirtilmiş.
* * *
Haberin başında ölenlerin tek tek kim olduğu yazılmış ve kısaca maden sahibinin yazılı açıklamasına yer verilmiş: “Hayatlarını kaybedenlerin ailelerinin ve arkadaşlarının acısını paylaşıyoruz; eyalet ve federal hükümetin madencilik düzenleme ve denetleme kurumlarının yapacakları soruşturmalarda gerekli her türlü yardımı yapacağız”. Daha sonra ise konunun uzmanlarının görüşleri var.
* * *
Uzmanların tümü sorunun kömür madenlerindeki tehlikeler değil, yasal düzenlemelerin gevşek uygulanması olduğu konusunda hemfikirler. Federal Hükümetin Maden Güvenlik ve Sağlık Dairesi’nde de çalışmış bir uzman “Madencilerin ölümüne yol açan yeni hiçbir şey yok. Bunların hepsi yıllardan beridir biliniyor ve hepsini nasıl engelleyebileceğimizi de biliyoruz” diyor. Arizona Üniversitesi’ndeki maden ve jeoloji bölüm başkanına göre ise “Çok az sayıdaki maden kazası Allah’tandır. Ölümlere yol açabilecek şeylerin tümünü iyi bir şekilde monitör ve kontrol ediyor olmamız gerekir; kazanın olması bir trajedidir çünkü bu sistemimizin çöktüğü, çalışmadığı anlamına gelir”.
* * *
Madenlerdeki tehlikelerin Avrupa Birliği, Avustralya ve Kanada gibi ülkelerde ortadan kaldırıldığı veya kontrol altına alındığını belirten uzmanlar, Amerika’daki sorunun iş güvenliği sisteminin yapısından kaynaklandığına inanıyorlar. Amerika uyum-temelli iş güvenliği sistemi kullanmaya devam ederken Avrupa Birliği, Avustralya ve Kanada gibi ülkeler risk-yönetimi sistemine geçmişler. Bunu yapmakla kömür madenlerindeki yaralanma ve ölüm sayılarını belirgin bir şekilde azaltmışlar.
* * *
Uyum-temelli iş güvenliği sisteminde herkesin kullandığı bir kontrol listesi var. Kurallar her kömür madeni için aynı ve her uyulmayan kural için belli bir ceza var. Risk-yönetimi sisteminde ise her madendeki risklerin neler olduğu belirlenip onları ortadan kaldıracak önlemlerin alınması isteniyor. Alınmamışsa ceza var.
* * *
Son olarak uzmanlar doğru ve daha etkin ve etkili bir güvenlik sistemine geçmek kadar önemli olan başka bir şeye daha dikkat çekiyorlar. “Maden sahipleri daha fazla üretme, daha fazla kâr etme hırsıyla hareket ediyor —yani açgözlü ve kurallara uymamaya eğilimli iseler sistemin en iyi bir şekilde tasarımlanması da çare değil”. Ne de olsa, günün sonunda her şey insana dayanıyor; daha doğrusu ne kadar insan olunabildiğine.
* * *

Önceki Haber
Sonraki Haber

























