Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

COĞRAFYANIN TUTSAKLARI…

Rus Büyükelçi Stanislav Osadchiy’in Havadis’teki mülakatını okuduktan sonra bir kez daha kanaat getirdim ki olaylar bizim bildiklerimizin ötesinde ve tahmin ettiklerimizden daha derinlerdedir.

Tabii ki Noble Enerji Şirketi yetkililerinin Havadis’e yaptıkları açıklamaları da alt alta koyarak okunmak gerekir.
Mesele şudur;
“Doğal gaz bulduk, dişimizi sıkalım, dayanalım satıp çok para kazanacağız, zengin olacağız” havaları basamaz kimse.
Bu yüzden çözüm planlarına burun kıvıramaz, “bizim artık kimseye ihtiyacımız yok” tafralarına giremez.
“Herkes yaşadığı coğrafyanın esiridir” kuralı bir kez daha çalışmaya başladı.
Bu kural şimdi Kıbrıslı Rumlar için devreye girdi.
Hem büyükelçi hem de Noble’ın adı açıklanmayan yetkilisi “en mantıklı ve ekonomik yol Türkiye’den geçer” diyor.
Gerisi maceralı ve pahalı denklemlere gebe.
Kıbrıslı Rumlar dışında da kimse maceraya atılma veya daha fazla para ödeme niyetinde değil.
Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiades söylemişti;
“Çözüm olursa ancak doğal gazı Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyabiliriz.”
Zaten doğal gazı çıkaracak olan Amerikan şirketi Nobel’ın da Rus Büyükelçi’nin de söylediği budur.
“Kıbrıs sorununu artık çözün ve zenginliğe kavuşun…”
Üstelik Rus büyükelçi geleneksel Rus politikası mesafeli ve soğuk tavırların ötesine geçiyor ve açıkça “çözüm için çok umutluyum” diyor.
Daha ne desin?

      ***

“Yeniden hayır çıkarsa ada bölünmeye gider” saptaması Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’indir.
Bu saptamayı pazarlık marjını artırmak için söyleyip söylemediğinden emin değilim.
Malumdur bu kez Rum tarafını memnun edelim şeklinde bir lobi uzun bir süredir faaliyettedir.
Annan planında kantarın topuzu Kıbrıslı Türklerden yana kaçmıştı.
Ban Ki-moon planında Kıbrıslı Rumlardan yana kaçarsa ne olur?
Bildiğim ve gördüğüm ölçüler içinde Kıbrıslı Türkleri “çantada keklik” sayan bu zihniyet fena halde yanılıyor.
İddialı bir öngörü olacak ama Türkiye’ye de dahil hiçbir güç Kıbrıslı Türkleri çantada keklik sayamaz.
Türkiye istese bile Kıbrıslı Türklerin aklına yatmayan bir anlaşma onay bulamaz.
Herkesin aklını başına toplamasında fayda vardır.
Rumlar yüzde 5-10 daha fazla toprak alacaklar veya daha fazla Rum dönecek diye Kıbrıslı Türklerin yaşamlarını altüst etmeye kimse Kıbrıs Türkü’nü ikna edemez.
Veya kurulacak federal devlette Kıbrıslı Türkleri “ikinci unsur olmaya.”
Bu doğal gaz vakasından sonra bir anlaşma olursa herkes kazanacak da Kıbrıslı Türkler mi kaybetmeye ikna edilecek.
Bu iknayı denemek isteyen varsa buyursun denesin.
Sonuçları şimdiden bellidir.
Bu da bizden naçizane bir uyarı olsun…