Poli

Çocukların soruları altındaki gizli mesajlara dikkat!

 “Okul dönemiyle birlikte ebeveynlerin karşılaşabilecekleri 2 önemli soru.”

Damla Günsel

Çocuklar ve ergenler ebeveynlerinin koydukları sınırları test etmeye bayılırlar. Sizin canınız sıkılsa da çocukların yetişkinlere meydan okumaları aslında onların hangi davranışın kabul edilebilir olduğunu ve olmadığını öğrenmeleri için önemli bir yöntem. Çocuklarınızın sizlere yönelttikleri sorular bir süre sonra sizin sınırlarınızı test etmek için bir araç haline dönüşüyor. Çocuklarınıza soruları ve talepleri karşısında verdiğiniz “hayır” yanıtıyla arzu ettiği şeyin onaylanmadığına yönelik bir mesaj vermiş olursunuz. Bu yanıt çocuğunuz için açık ve net bir sınır anlamına gelir. “Evet” yanıtıyla ise bu talebin onay ve kabul gördüğü mesajını vermiş olursunuz. Bazı durumlarda ise evet demek istemeseniz de çocuğunuzun ısrarları ve yıpratıcı direnişi karşısında evet demek zorunda hissedebilirsiniz kendinizi. Yine “evet” yanıtını vermişseniz, aynı şekilde bu durumu onayladığınız mesajını iletmiş olursunuz. Bu nedenledir ki çocuklarınıza, ne kadar dır dır edip söylenseler de sadece onların yararına olduğunu düşündüğünüz zaman “evet” demelisiniz. Sizin sorularına yönelik verdiğiniz yanıtlarda bu nedenle tutarlı olmanız önemli bir gereklilik.

Aynı zamanda bu sorular, çocuklarınızın yaşları ilerledikçe daha karmaşık bir hal alır ve size onların isteklerini, hayallerini, korkularını, umutlarını anlamanızda yardımcı olur. Ancak bunu yapabilmeniz için bu soruların altında yatan gizli mesajları anlayabilmeniz önemli. Bunun için çocuklarınız soru sorarken tüm dikkatinizi onlara yönelterek soru altında yatan mesajı ve nedeni anlamaya çalışmalı, konuşmayı geçiştirmek yerine onların iyiliği için gerekli olan en uygun yanıtı vermelisiniz. Böylece çocuklarınızla aranızda güçlü bir iletişimin temelini de atmış olursunuz.

Evet, çocuklar birer dır dır ustası olabiliyorlar. Genelde ailelerden aldığım yorumlar çocukların istediği şeyi elde edene kadar aynı soruyu sormaya devam edip söyleniyor, ağlıyor kimi zaman da öfkeleniyor oldukları yönünde. Dır dır etmek çocukların isteklerini veya ihtiyaçlarını karşılamak için kullandıkları yöntemlerden biridir. Çocuklar başta sizden aldıkları “hayır” yanıtını aynı soruyu tekrar tekrar sorarak ya da aynı konuda sürekli söylenerek “evet”e dönüştürebileceklerini ümit ederler. Üzülerek belirtmeliyim ki eğer bir kere yanıtınızı değiştirmiş yani tutarsızlaşmışsanız çocuğunuza bu şansını denemesi için güçlü bir umut vermiş oldunuz.

Bana danışan anne-babalardan vardığım neticeye göre özellikle de okulların yeni açıldığı bu dönemde en sık karşılaşabileceğiniz iki soru ve bu sorular altında yatan nedenler kısaca şöyle:

  • Neden okula gitmek zorundayım / Bugün okula gitmesem evde kalsam olur mu?

Okula yeni başlayan çocuklar bir süre sonra okula neden gitmek zorunda olduklarını sorgulamaya başlarlar. Daha ileriki yaşlardaki çocuklarda ise bu soru “bir gün de olsa okula gitmesem, evde sizinle kalsam olur mu?” şeklinde karşınıza çıkabilir. Yaşları ilerledikçe çocuklar gelişimin daha ileri aşamasında okulun hayatlarındaki yerini kabul etmeye başlarlar, ancak okul öncesi ve erken ilkokul dönemindeki çocuklar sevse de sevmese de okulun daha uzunca bir süre hayatlarında olacağı gerçeğini anlayamamış olabilirler. Yaşlarının daha küçük olduğunu düşünseniz de bu soru göz ardı etmemeniz ve geçiştirmemeniz gereken bir sorudur.

Bir çocuğun okula gitmek istememesi altında pek çok neden olabilir. Bu durum çocuklarınızın dersleri ve ödevleri ile ya da okuldaki sosyal çevre ile, yeni arkadaşlar edinmekte ya da var olan arkadaşlarıyla olan ilişkilerinde, sorun yaşıyor olmasından kaynaklanıyor olabilir. Bu  sorunlar okula gitmek istememesine neden olabilir.  Ya da gerçekten okula gitmekten hoşlanmıyor olabilir. Sizin bu nedenlerle okula gitmek istemeyen çocuğunuza, daha sorunun altında yatan nedeni anlamadan vereceğiniz “evet” yanıtıyla sorunlarını çözmek yerine sorunlarında uzaklaşmasının kabul edilebilir bir davranış olduğu mesajını vermiş olursunuz.

Bazı çocukların okula gitmek istememeleri altında ise  daha derin psikolojik bir neden yatabilir. Özellikle bazı küçük çocukların okula gitmeye karşı geliştirdikleri direncin altında esasen okula gitmeyi istememek değil evden ayrılmakta yaşadıkları zorluk olabilir. Bu zorluğun nedenleri kısaca şunlardan biri olabilir:

  • Kısa bir süre önce başka bir çocuğunuz olduysa çocuğunuz bu durumu kıskançlıkla karşılıyor ve sizi evde yalnız bırakmak istemiyor olabilir.
  • Ailenizde sık sık tartışmalar oluyorsa okula gittiği zaman evde yaşanacaklardan dolayı kaygı duyuyor olabilir.
  • Ailenizde çok hasta biri varsa o evde yokken o kişiye kötü bir şey olacağını düşünüyor olabilir.

Nedeni ne olursa olsun çocuğunuzun okula gitmeye direnç göstermesi zor bir durumdur ancak eğer bu sorunla karşılaşmamışsanız bile okula bir gün dahi gitmek istememesine izin vermeniz okul yılı boyunca bu sorunla karşılaşmanıza zemin hazırlayacak bir davranış olabilir. Bu nedenle çocuğunuzun bu isteği karşısında verebileceğiniz en doğru yanıt “Okula gitmek senin görevin. Okulda zorlandığın ya da canını sıkan bir durum varsa bu konuda konuşabiliriz. Senin sorununu çözmende sana yardımcı olabilirim ancak okulun açık olduğu her gün okula gitmek zorundasın. Sadece bu sayede yeni ve ilginç şeyler öğrenerek beyninin daha güçlü olmasını sağlayabilirsin.”

Çocuğunuzun okula gitmek istememesine neden olan durumu zaman kaybetmeden belirleyerek durumu düzeltmeniz önemli. Okulda bu direnci geliştirmesine neden olacak ne tür bir durum yaşadığıyla ilgili nedenleri değerlendirmek için de gecikmeden çocuğunuzun öğretmeni ile iletişime geçmelisiniz. Eğer çocuğunuzun evden ayrılma konusunda yaşadığı direncin nedeni ev ile ilgili bir sorun ise bir uzmandan yardım almanızı öneririm.

  • Ödevimi yapmama yardım eder misin?

Bu soru pek çok anne baba için nasıl yanıt vereceklerini bilemedikleri bir sorudur. Çocuklarınızın gerçekten zor durumda kalmasını istemiyor ancak bir yandan da bu yardımın gerçekten gerekli olup olmadığını sorguluyor olabilirsiniz. Çocuğunuz ara sıra sizden yardım istiyorsa endişelenmemelisiniz; herkes zaman zaman yardıma ihtiyaç duyabilir. Yadım teklifi arada sırada geliyorsa, çocuğunuza destekleyici bir yanıt verin ve ödevin kalanını tamamlaması için sorumluluğu çocuğunuza bırakın.

Öğretmenler genelde çocuklarınızın ödevlerine yardımcı olmamanızı isterler çünkü verilen ödevlerin esas nedeni okulda öğretilen bilgilerin gerçekte çocuk tarafından ne kadar öğrenildiğini değerlendirmektir. Sevgili anne babalar bazen bu öneriyi dikkate almazlar çünkü çocuklarının “kusursuz” ödevler yapmalarnı isterler. Fakat bunu yaptığınızda çocuğunuza verdiğiniz mesaj hatalarından bir şeyler öğrenmenin gerekli olduğu değil hataları örtmenin daha gerekli olduğu mesajıdır. Bu durumda öğretmen de gerçekte çocuğunuzun bağımsız olarak neyi yapıp yapamadığını değerlendirememiş olur. Ayrıca bu yardımı yaparak kendinizi her zaman yardım etme tuzağına düşürmüş olabilirsiniz. Çünkü çocuğunuza kusursuzluk ve mükemmelliyetin tek hedef olduğunu öğretmiş olursunuz.

Eğer çocuğunuz düzenli olarak sizden ödevlerini yapmak konusunda yardım istiyorsa bu sorunun altında yatan neden/ nedenler şunlardan biri olabilir:

  • Aslında esas ihtiyacı olan ödevlerine yardımcı olmanız değil. Sizin ilginiz onun hoşuna gidiyor olabilir.
  • En baştan beri çocuğunuzla oturup ödev yapma alışkanlığını ona kazandırmışsınızdır. Bu davranışınız ise çocuğunuzun siz olamadan ödevlerini yapabileceğine inanmamasına neden olmuştur.
  • Verilen ödevler için gerekli akademik çalışmaları yapmakta veya konsantre olmakta zorlanıyor , ödevin açıklanması veya konsantre olması konusunda gerçekten sizin yardımınıza ihtiyaç duyuyor olabilir.

Eğer çocuğunuz gerçekte sizin ilgilinize ihtiyaç duyuyorsa onu bu alışkanlığından yavaş yavaş vazgeçtirmeniz gerekiyor. Eğer sizin varlığınız çocuğunuz için vazgeçilmez olmuşsa yapacağınız şey yine aynı şekilde ona öğrettiğiniz bu alışkanlıktan çocuğunuzu uzaklaştırmanız olacak. Bunun için öncelikle yapabileceği küçük basit ödevlerle başlamalısınız. Onun kendine olan inancını kazanmasını sağlamalı ve adım adım ondan yardım desteğinizi çekmelisiniz. Bu durumla nasıl baş edebileceğinizle ilgili bir uzmandan yardım istemenizi öneririm.

Çocuğunuz gerçekten ödevlerini yapmakta zorlanıyorsa ona minimal düzeyde yardım etmeye devam etmeli bir yandan da bu zorlanmanın nedenini anlamaya çalışmalısınız. Verilen ödevler onun için fazla mı zor? Konsantre olmakta ya da başladığı işi sürdürmekte mi zorlanıyor? Kısa sürede sıkılıyor ya da kafası mı karışıyor? Bu durum tüm dersler için mi geçerli yoksa belli derslerde mi zorlanıyor?

Zaman kaybetmeden çocuğunuzun bu durumu ile ilgili öğretmeni ile iletişime geçmeli ve aynı sıkıntıları okulda da yaşayıp yaşamadığını öğrenmelisiniz. Aynı sıkıntıları okulda da yaşıyorsa öğretmeninden çocuğunuza daha fazla yardım etmesini talep edebilirsiniz. Eğer durum birkaç hafta içinde düzelmiyorsa çocuğunuzun yaşadığı akademik sorunların ele alınması için okulun psikolojik danışmanından yardım almanızı öneririm.

 




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Kapalı