Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Çocuklarda ve gençlerde akademik baskı

barış Uzunahmet

Dikkatli okuyucularım ve bazı dostlar mesaj atıp sitem ettiler; “hoca kolej sınavı oldu, bitti ne köşende ne de sosyal medyada bir kelime etmedin” diye… Ben de “yaklaşık 20 yıldır eğitimle ilgili köşe yazısı yazarım, yıllarca TV programı yaptım belki de en çok değindiğim konulardan biri kolej sınavıdır, artık bu konuda yorumu halka bırakıyorum” dedim. Dedim de yazdıklarımın doğruluğu araştırmalar tarafından desteklenince yeniden dile getirmek gerekiyor.

Açık ve net, kolej sınavı gibi sınavlar çocuklar üzerinde mental sıkıntılar yaratıyor. Tam bunları düşünürken İngiltere’nin saygın gazetelerinden The Guardian’da hafta içinde bir araştırma haberi dikkatimi çekti.

Dünyanın en önemli üniversitelerinden University CollegeLondon’daki araştırmacılara göre 15 yaşında bile, sınav stresinin erken yetişkinlik dönemine kadar depresyon ve kendine zarar verme riskini artırabilir. Biz ise 10-11 yaşındaki çocukları kolej sınavına sokuyoruz, onunla da kalmayıp birkaç yıl öncesinden özel derslere başlayıp, böyle bir sınavın farkındalığını yapıyoruz.

UCL’in yaptığı bu araştırmada ailelerinden akademik olarak başarılı olma konusunda en çok baskı hisseden 15 yaşındaki gençlerin, erken yetişkinlik dönemine kadar daha yüksek düzeyde depresyon veya kendine zarar verme vakalarınıbildirme olasılığını olduğu ortaya çıktı.

UCL’in yaptığı bu araştırmada 15 yaşındaki gençlerin yaşadıkları ve verdikleri cevapları düşünüyorum da, 10-11 yaşındaki çocukların neler yaşadığını hayal bile etmek istemiyorum.

Araştırma raporunda, okulların öğrencilerin başa çıkma yöntemlerine odaklanmak yerine, sınav stresini azaltmak için okul genelinde girişimler benimsemesi gerektiği belirtiliyor.

Yine araştırmada, yüksek riskli sınavların sayısının azaltılmasının akademik stresi azalttığı, ailelerin ise akademik baskıyı azaltıp fiziksel aktiviteyi, sosyalleşmeyi ve uykuyu teşvik edebileceği öneriliyor.

The Guardian’daki bu haberde bir başka can alıcı nokta daha var. KKTC’de de çok sayıda öğrenci GCSE ve A Level sınavlarına girdiğini düşünürsek bu değerlendirmenin önemi bir o kadar daha artıyor.

Araştırma bulguları, geçen yıl Young Minds isimli kuruluş tarafından yapılan ve 15-18 yaş arası gençlerin neredeyse üçte ikisinin GCSE ve A-level sınavlarına hazırlık sürecinde zorlandığını ortaya koyan araştırmayı destekliyor. Dörtte biri panik atak geçirdiğini, beşte ikisi ruh sağlığının kötüleştiğini ve sekizde biri kendine zarar verdiğini veya intihar düşüncesi taşıdığını gösteriyor.

Emin olun bizim gençlerde ve çocuklarda da benzerleri yaşanıyor. Bizde bu tür araştırmalar yapılmadığı için bazı bulgular kayıt altına alınmıyor ama aileler bunu bire bir tanık oluyor.

Bir çift laf da ailelere… Sizleri anlıyorum. Çocuklarınızın daha iyi eğitim almasını istiyorsunuz. Bunu yaparken çocuklar üzerinde gereğinden fazla baskı oluşturmak onları başarıya götürmez, daha çok başarısızlığa neden olur. Akademik baskı ve stresin nelere mal olduğunu araştırmalar gösteriyor.

Son sözü UCL’de psikiyatrik epidemiyoloji profesörü GemmaLewis’e bırakıyorum: “Gençler bizlere, akademik baskının en büyük stres kaynaklarından biri olduğunu söylüyor. Okulda başarılı olmak için belirli bir miktarda baskı motive edici olabilir, ancak çok fazla baskı bunaltıcı olabilir ve ruh sağlığına zarar verebilir.”