Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Çocuklar sokağa…

Okullar Şubat tatilinde… Aileler kara kara düşünüyor; “Bu tatilde ne yapalım?”. Özellikle devlet memurları yıllık izinlerinden kullanarak çocukları ile vakit geçirmeye çalışıyor. Özel sektörde çalışanlar için bu biraz daha zor. Tabii ki en önemlisi, acaba çocuklar bu tatilde ne yapmak ister?

Çevremdeki ailelerin çocuklarına ve anne-babalarına sordum bu soruyu… Bazı çocuklar “ben evde kalıp bilgisayarımla ve telefonumla vakit geçirmek istiyorum” diyor, bazıları da sokaktan içeri girmek istemiyor. Tabii ki sokakta vakit geçirmek isteyenlerin önünde bir de aile barikatı var. Sokağa çıkarsan elbiselerin kirlenmeyecek, çok fazla koşup terlemeyeceksin, terlersen hasta olursun, bisikleti sürmeyi bilenler için hızlı sürmeyeceksin(bisiklet sürmeyi bilmeyen çok çocuk var), aman arka mahalleye geçme, çok uzaklaşma komutları ve uzayıp giden istekler zinciri altında gel da sokakta oyna… Bir de sokaktan eve geldikten sonra anne-babanın dilini çekeceksin. Ben da olsam sokağa çıkmak istemem. Eeee! Evde kalan çocuklar için bilgisayar, telefon ve TV seçenekleri en ön sırada yer alır. Saatlerce bilgisayar ve telefonda bir şeyler yapan bir çocuk, elbette anne-babadan uyarı alır.
Uzmanların uyarısına göre uzun süre teknoloji ile haşır neşir olmanın, yararından çok zararı var. Amerika’daki teknoloji üretiminin yapıldı yer olan Silikon Vadisi’nda çalışan insanların çocuklarını teknolojinin girmediği okullara gönderdikleri bilinen bir gerçek. Özellikle bilgisayar ve akıllı telefonların tedavi gerektirecek kadar bağımlılık yaptığı birçok bilimsel araştırmada yer alıyor.
Hal böyle iken çocukları sokağa taşımanın yollarını bulmak gerekiyor. Tabii ki çocuklara sokağa çıkacak vakit de bırakırsak. Geçtiğimiz gün sosyal medya üzerinden bir karikatür paylaştım. Bugüne kadar en çok “like” alan paylaşımım oldu. Karikatürde bir anne çocuğuna şöyle diyordu; “Okulun kapandı. Piyano mu, bale mi, tenis mi yoksa Fransızca kursuna mı gitmek istersin tatlım?”. Annenin bu talebi karşısında çocuğun cevabı ise; “Sokakta oynamak istiyorum?”
Dediğim gibi çocuklara sokağa çıkacak vakit bırakıyor muyuz? Özel okula giden çocukların durumu, “sokağa çıkma” konusunda acınacak durumda… Özellikle kış döneminde durum daha da vahim. Saat 4.00’e kadar okul, ondan sonra teee! eve gelesin saat oldu 4.30-5.00. O saatte hava karardı. Çocuğun o saatten sonra sokağa çıkması biraz zor. Devlet okullarında öğrenim gören çocuklar açısından durum biraz daha iyi… Öğleyin eve gelip yemek yiyene kadar oldu mu saat 2.00. Bir saatlik bir dinlenmeden sonra eğer ödev, özel ders, kurs yoksa belki 1-2 saat dışarı sokağa çıkabilir. Aksi taktirde bu çocukların da durumu da çok iç açıcı değil.
Ödev konusu açılmışken şunu da belirteyim. Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığı Şubat tatili öncesinde yayımladığı genelge ile tatil döneminde ödevi yasakladı. Şubat tatilinde ödev veren öğretmenler hakkında soruşturma başlattı. Şimdi de okul süresi boyunca verilecek ödevlerle ilgili yeni bir düzenlemeye gidiliyor. Çocukların üzerindeki yük azaltılmak isteniyor.
Bu satırları yazarken aklıma kendi çocukluğum geldi. Bilgisayar yoktu, akıllı telefon da yoktu, renkli televizyon da, sadece siyah-beyaz televizyon… Biz, bir şeyler almak için annemizin bakkala yolladığı, ama oyuna dalıp da akşam hava kararınca eve gelen bir neslin çocuklarıyız. Bu yüzden arada anamdan terlik da yediğimiz oluyordu. Ayakkabımız olmasına rağmen sıcak asfalt üzerinde yalınayak koştuğumuzu çok iyi hatırlıyorum. Çok da mutlu olurduk. Hade bakalım bugünün çocukları yalınayak sokakta gezsin da görelim. Evden çığlıklar yükselmezse…
Bizim kuşak ve sonrasındaki anne-babaların dikensiz gül bahçesinde, el bebe gül bebe çocuk yetiştirerek iyi yaptığımızı zannediyoruz. Bırakınız çocuklar hayatı tanısın. Hayat sokaktadır. Sokaktan uzak olan çocukların daha sonraki yaşamlarında gündelik yaşamla ilgili ciddi sıkıntılar yaşadıkları ve sorunların çözümünde zorlandıkları biliniyor.
Geliniz çocukları sokaktan koparmayalım.