Köşe Yazarları

Çocuk istismarcılarının çocukluğu problemli!


Buralarda demografik özelikleri değişti; farklı kültürlerden gelen bireyler de dahil oldu. Farklı toplumların kültüründen içselleştirdikleri değer ve normlarla dahil oldular.

Son günlerde görünür hale gelen çocuk istismarı olguları toplumu çok yaraladı. Kıbrıs Türk Kültürü’nde çocuk istismarı olguları yok denecek kadar az hatta hiç gözlenmiyordu. Birdenbire sosyal bir vaka olarak ortaya çıkması, demografik yapının değişmesinin sonucudur. Artık gerçekten mide bulandırmaya başladı; hatta iğrençleşmiştir çocuk istismarı.

Çocuk istismarı bir çocuğu kar, emek, cinsel haz veya bir başka kişisel ya da finansal amaçla kullanma eylemidir. ABD’de yasal olarak cinsel ve ekonomik istismar olarak ikiye ayrılır. Cinsel istismar küçük bir çocuğun ikna edilmesi, teşvik edilmesi, kullanılması, baştan çıkarılması veya görsel materyaller üretmek amacıyla cinsel davranışlarda bulunmak için zorla kullanılmasıdır*.

Ekonomik istismar ise çocuğun ekonomik kazanç için herhangi bir şekilde kullanılmasıdır. ABD’de yasal olarak çocuk işçiliği, köleliği, seks turizmi ve hatta çocukların kar amaçlı “satılması” ya da yasadışı kullanılmasını içerir. Bu amaçla çocuklar, yasa dışı uyuşturucu satışı ile dağıtımında ve çocuk asker olarak savaşlarda kullanılırlar*.

Literatürde pek çok araştırma sonucunda ulaşılan ortak kanı istismarcıların birçoğunun çocukluk dönemlerinde, ya cinsel istismara maruz kalmış ya da aile içi şiddetin tanık ya da mağduru olmuş profildeki kişiler olduğu belirtilmektedir (Gaffney 2003, Aydın ve ark. 2015; Akt. İbiloğlu ve diğerleri 2018)**.

ABD toplumunu içeren bir makalede istismarcılar erkek, kadın ve ergen olarak sınıflandırıldı. Her biri için de ailenin geçmiş yaşantıların istismarcı üzerinde etkisi olduğu belirtilmektedir. Erkek istismarcıların geçmişte zayıf aile ilişkileri, çocuklukta aile tarafından yeterli koruma ve ilgi görmeme (çocuk tacizcilerinin % 80-95’i çocukluk döneminde tacize uğrayanlar olduğu belirtilir), çocukluk dönemindeki güvensizlik (fiziksel hastalıklar/anne-baba arasındaki evlilik problemleri); kadın istismarcılarda erken evlendirilme/evlenme, aşırı dindar aile yapısı, baba figürüne aşırı bağımlılık; ergenlerde fiziksel veya cinsel istismarın olduğu bir aileden gelme, baba figürüyle yakın bir ilişkinin olmaması nedenler arasında yer almakta***.

Görüldüğü gibi istismarcıların çocukluklarındaki aile yaşantıları problemli. Bireyin sosyalleşmesinde aile çok önemli rol üstlenir. Yukarıda da görüldüğü gibi ailenin bir çocuğun ileride çocuk istismarcısı olma olasılığında çok büyük etkisi var. O nedenle aile çocuğun ilerde iyi bir birey olması için çocukluktan önlem almalıdır. Aile kendisi model olmalı. Çocukla doğduğu andan itibaren birlikte olmalı ama gerçekten birlikte olmalı. Yeterli derecede ilgi göstermeli, etkili iletişim ve etkileşim ortamı kurmalı.

Aşırı korumacılık da iyi değil yetersiz ilgi de. Başlangıçta çocuğun problemleriyle başa çıkmasında yardımcı olunmalı. Ancak zamanla problemlerle çocuğun başa çıkması için geriden izlenmeli. Başkaları ve yaşıtları ile iletişim kurabilmesi için cesaretlendirilmelidir.

Çocuğun sağlıklı gelişimi için çaba sarf edilmeli.  Fiziksel, ruhsal, zihinsel, duygusal gelişimi için aile sürekli destek olmalı. Beslenmeden, fiziksel aktivitelere, yeterli sağlık bakımı ile çok yakından ilgilenilmelidir.

Çocukluk döneminde yapılması gerekenler yapılmadığı zaman sonuç yukarıdaki gibi ‘suç’ işleyecek, istenilmeyen kişiliklerin yetişmesine neden olunacaktır.  Çocuk doğduğu andan itibaren toplumun bir ferdidir. Çocukluk döneminde önlem alınmadığı takdirde, yetişkinlikte toplumsal bir yara durumuna gelme olasılığı var.

Buralarda sosyalleşmemiş ancak yaşamı Kıbrıslı Türkler ile paylaşan her fert önemlidir. Çocuk ile ilgili kurumların harekete geçmesi gerek. Önce ülkeye girişte bu bağlamda bir denetim yapılmalı. Buraya çalışmak veya farklı nedenlerle sürekli yaşamak için gelenlerin, yanlarında ne kadar para getirdiği değil, geçmiş aile yaşantıları incelenmelidir. Nasıl bir aileden geldiği araştırılmalı. Önce buradan başlanmalı.

Ayrıca aile politikaları yeniden gözden geçirilmeli. Aile kuracak kişilere ‘eğitim’ verilmesi gündeme gelmeli ve şart olmalıdır. Sağlıklı aile ilişkileri gibi kısa süreli eğitimlerle yeni evlenecek olan gençler eğitilmeli.

Her türlü çocuk istismarına en ağır cezalar verilmesi için yasalar yeniden düzenlenmeli. ABD’de bir çocuk ile cinsel ilişkiyi kolaylaştırmak veya herhangi bir çocuk istismar suçuna dahil olmak 30 yıla kadar hapisle cezalandırılır*.

Basın ve medya da bu amaçla farklı programlarla aile eğitimine destek vermeli. Bu amaçla ilgili kurumlar, bakanlıklar finansal kaynak ayırmalıdır. İlgili bilim uzmanlarından yardımlar alınarak aile eğitimi konusunda ‘Neler yapılabilir?’i tartışmalı.

Halk galeyana gelmedi ancak sosyal krizler kapıda. Özellikle çocuk istismarı olgularının artması, halkın tepki seviyesinin sınırını zorlamakta.

*https://legaldictionary.net/child-exploitation/

**https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/338602

***http://el.lawroom.com/download/ymca/505_YMCA_SV_ProfileChildAbuser.pdf



Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı