Yüzyıllardır, tüm toplumlarda yetişkinlerin çocuklara ile ilgili yakınmaları olur.
Çevrenize bakın, dikkat edin iki üç yetişkin bir araya geldiğinde dönüp dolaşıp konuyu çocuklarına getirir “yani napacağımızı bilemiyoruz çok da seviyoruz onun isteklerine hayır diyemiyoruz “ cümlesi ile konuyu bitirirler.
Yakınmaların çoğu söz dinletememektedir ile ilgilidir. Günlük yaşam rutini içinde nelere hayır diyemediklerine baktığımızda çocuğun neredeyse tüm yaşamını görebiliriz. Yemek yeme düzeninden tutun da, uyku saati, ders çalışma, televizyon seyretme , kendine zarar verecek şeyleri denemesine değin sıralayacağımız bir sürü hareket .Peki çocuklarımızı büyütürken ne yapıyoruz ki onlarla olmadık yerlerde çatışmaya giriyor sonrada şikayet ediyoruz Anne baba günlük yaşam rutini içinde onlar için verdiğimiz kararlarda çoğu zaman tereddütlüyüz , telaşlıyız , kaygılıyız ve bu duygu durumlarımız onlara yansıtıyoruz . Biliyorsunuz ki çocuklarsınız doğdukları andan itibaren bize güvenmek isterler. Onlarla her zaman net ve kararlı konuşmalıyız. Minik sesinizle değil kararlı bir ses tonuyla gerekirse iki kelime kullanarak belirtmeliyiz isteklerimizi. Örneğin “ “yatman gerekli “, “bu oyunu oynamamalısın” diyebilmeliyiz . Söylüyoruz hareketine devam ediyor diyorsanız ya kural koymaya geç başladınız ya da her şeye hayır demişsinizdir derim . Biliyorsunuz ki her şeye evet demek kadar her şeye hayır demek de yanlış olacaktır . Gerçekten yapılmaması gerekenlere hayır demek çocuğa güven verir. Niçin hayır dediğimizin açıklamasını yaşına uygun yapmalıyız ki anlayabilsin . Küçücük çocuğunuza yapacağınız uzun açıklamalarla “ hayır” kelimesisiniz çıkarımını yapamasın beklemeyin, aklını karıştırmayın . Küçük çocuğunuz sizin hayır dediğiniz davranışta çok ısrarcı ise ( ki bebeklikten saati saatine rutininiz varsa bu duruma daha az mağrur kalırsınız ) onun ilgisini farklı bir yöne kaydırın . Mesela kanepeye çıktı ve tehlikeli bir şekilde zıplıyor . Hayır dediniz devam etmekte ısrarlı . Onu oradan alıp ve başka bir yöne yönlendirin . Çocuklar her zaman sınırları zorlar . Unutmamamız gereken bir başka davranış hayır dememiz gereken konularda başkalarını araya koymamak olmalı “ deden kızar “ doktora söylerim “. “ öğretmen kızar söylemleri bizi iyi ebeveyn olarak göstermez . Ne yapacağını bilmeyen çaresiz yetişen olmamalıyız çocuk karşısında . Doğruyu yanlışı öğreten otorite siz olmalısınız çocuğunuza .
Çocuklarımızı çok seviyoruz bu kesin ve tartışmasız. Ancak sevgimizi nasıl gösterdiğimiz önemli . Bazı ebeveyniler biz büyürken anne babamız sevgisini göstermedi , kuralıydılar , her şeye hayır diyorlardı gibi serzenişlerle “ ben çocuğumun herzeyi yapmasına izin veriyorum diyebilir . Unutmayın ki hiç olmaması , yetersiz olması kadar sevginin ve ilgini de fazlası onu bağımlı , kendine yetmeyen bir çocuk yapabilir . Onlara doğruyu yanlışı, kültürümüzü , olur olmazı öğretmek zorundayız hem de bunu anne baba olarak tek ses olarak yapmalıyız . Onların sınırlara , nerede duracaklarının öğrenmeye , duramadıklarında karşılaşacakları bedelin ne olacağını bilmeye hakları vardır . Biz bunları öğretmezsek başka birileri öğretir ve sonuçlarını beğenmeyebiliriz.
































