Çin dev ölçekli ülke olduğu cihetle bu ülkede meydana gelen bir hareket bir çok ülkeye direkt veya indirekt etki yaratıyor. Bu etki, Çin’in duvarları kaldırdıktan sonra ticaretini, ekonomisini küresel ekonomiye açması ile bir çok ülke ile olan yüksek miktardaki ithalat ve ihracatı ile sermayesi ve kabul ettiği yabancı sermaye ve yatırımlarla geniş bir alana yayılmıştır.
2016 yılının birinci haftasında Çin ekonomisinden gelen yavaşlama sinyalleri ve haberleri ile Çin borsasındaki yaşanan ani düşüş, Çin’in diğer ülkelerle olan ticaret ölçeklerine göre, yüksek olmayan ticari ilişkilere rağmen Türkiye’yi de etkilemiştir. Ve Çin borsasında bir günde meydana gelen %7 ani düşüş sonucunda borsa kapatılınca, tüm dünya borsalarını da olumsuz etkiledi.Ortalama % 3’ler civarında aynı gün dünya borsalarında ve özellikle Avrupa borsalarında kayıplar yaşandı. Çin’de evvelce konan kurallar gereği borsadaani düşüşler % 7’yi aştığı cihetle borsa ogün kapatılmıştı.
Bu düşüş, anında Avrupa borsalarını da etkiledi ve özellikle ticari ilişkileri yüksek olan Almanya, İngiltere ve Fransa borsalarında % 3’ü aşan veya % 3’e yaklaşan oynamalarla düşüşlergetirdi. Japonya ve Hindistan borsaları da aynı gün % 2 değer kaybetti. Türkiye borsaları ise aynı gün %2’ye yakın seviyede önce değer kaybetti sonra kapanışa kadar tekrar toparlayarak kayıp o günsonunda % 0.4’e düştü.
Bu gelişmeden sonrahafta içinde gerek Çin’den gelen etki gerekse diğer Ortadoğu jeopolitik risklerden kaynaklanan tedirginliklerle, güvenli durumda olan dolara olan talep kayması dolayısıyla Türk Lirasında bir miktar ( bir haftada %3-3.5 arası) değer düşüşü yaşandı ve dalgalanma devam ediyor. Dolar karşısında 2.90’larda olanTLkuru 3’lerin üzerine çıktı.
TCMerkez Bankası’nın, FED faiz artışından sonra TL faizlerine artış yapma eğiliminin bulunmaması algısı da, TL değerini olumsuz etkilediği görüşü yaygındır. Ve tahminlere göre görev süresi Nisan’da bitecek olan TCMB Başkanı Başçı’nın bu dönem içinde Hükümet görüşü hilafına bir karar vermek yerine faizleri aynı seviyelerde tutma eğiliminde olacağı kanaati hakimdir.Halbuki Türkiye’de enflasyon % 9’lar civarında yüksek olup faiz üst sınırının bir miktar yükseltilmesi, kur hareketlerinin yukarıya doğru çıkmaması için gerekli bir önlemdir.
Çin parası Yuan’ınson gelişmelerde % 1.8oranında değerinin düşmesi, diğer gelişmekte olan ülke paralarına da (Hindistan, Rusya, Brezilya, Güney Afrika vd) etkisi olmuş ve bu ülke paralarında % 2-3 arasında değer kayıpları olmuştur.
Çin ekonomisindeki yüksek büyümenin bir miktar yavaşlaması, krizi atlatan vebu yıl ekonomik verileri iyi seviyede seyreden ABD ekonomisindeki istikrar, dolara olan rağbeti arttırdı. Dolar faizinin de geçen aylarda bir miktar yükseltilmesi, güvenli para birimi olarak dünyada ve Türkiye’de dolara olan talebi çoğalttı.
ABD’den sonra dünyanın 2.ci sıradaki en büyük ekonomisi olan (6.5trilyon$) Çin’in bir çok ülke ile olan büyük ölçekli ticari ve ekonomik ilişkileri otomatikman ilgili ülkeleri etkilediği gibi, gelişmiş ve gelişmekte olan diğer ülkeler de, dolaylı olarak mevcut küresel ticaret ve sermayenin seyrinden olumlu ve olumsuz yönde etkileniyor.
Çin ekonomisinde bu yıl beklenen yavaşlamanın, tüm dünyayı da aynı yönde etkileyeceği açıktır. Çin’in alımlarının bir miktar azalmasıyla gelirleri azalacak olan ülkelerin yatırımları da azalacaktır. Çin’e emtia üreten ülkeler,yüksek meblağlar tuttuğu için zarara girecektir. Dünyada ortalama 35 ülke, ihracatlarının % 15 ini aşan oranda Çin’e yapıyor.
Çin 2015 yılında 1 trilyon958 milyon$ ithalat yaptı. Yani 2 trilyon $ civarında olağanüstü bir rakamla dış ülkelerden muazzam bir üretim alımı yaptı. Japonya’dan 165 milyar$, ABD’den 160 milyar$, Güney Kore’den 190 milyar$, Almanya’dan 105 milyar$, Brezilya’dan 98 milyar$ ve Rusya’dan30 milyar$’lık mal aldı. Suudi Arabistan’dan da 50 milyar$ civarında petrol aldı. Yakın Moğolistan ve Kazakistan, ihracatlarının sırasıyla % 88’ini ve % 65’ini Çin’e yapıyor.Bunlar en büyük alımlar. Bunun dışında daha 25’in üstünde diğer ülkelerden büyük mal alımları vardır.
Yayınlanan ekonomik göstergelere göre, aynı şekilde Çin’in İhracatı da 2 trilyon $ın üstünde.Dünya ülkelerinin çoğuna ihracatı var ve gerek mamul gerekse yarı mamûl.Özellikle büyük maden kaynaklarına sahip olan Çin, aleminyum, nikel, termal kömür, çinko, demir, kurşun üretiminde dünya üretiminin % 40 ile % 50’sini üretiyor. Dolayısıyla bu ürünleri alıp işleyen ve diğer makine teçhizat ve teknolojik üretim yapıp ham ve yarı mamul mal alıp işleyecek olan ülkelerin üretimlerini de etkileyecek durumdadır. ABD tahvillerinin % 20’sinin de Çin’de bulunduğu ekonomikkaynaklarda vardır.
Bu bakımdanher ülke, uluslararası ekonomi kuruluşları ve piyasalar Çin ekonomisinin 2016’da yakından izlenmesi hususunda hemfikirdirler. Dünyanın gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerindeki bir olumsuzluk küresel ekonomileri az veya çok etkilemektedir. Tabiatıyla ABD, Çin, AB gibi büyük ölçekli ekonomilerde olunca etkisi daha büyük olmaktadır.

Önceki Haber
Sonraki Haber

























