Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Çiftetelli oynadıkça

Biri masadan kalkınca,
BM görevleri uçuş biletlerini keserler.
İstikamet Ankara, Atina, Lefkoşa.
Biletler BM kasasından.
Görevleri masayı yeniden düzenlemek…

Holbrook az mı turlamıştı?
De Soto az mı cirit atmıştı bu üçgende?

Bir “araştırmacı gazeteci”, BM Kıbrıs Danışmanlarının bilet paralarını araştırsa, bakalım ne döküm ortaya çıkacak…

Şimdi sıra Eide’de.
Göreve gelir gelmez masa bozuldu.
O da biletleri kesti.
İstikamet Ankara, Atina, Lefkoşa.
Görevi masayı yeniden kurmak.
Bu birinci turlaması olacak.
Gelecek, gidecek, gene gelip gene gidecek…

Bu işi çözmek için Güney Afrika’ya gidilmiş, meselenin kilit noktaları öğrenilmişti.
Sadece bir eksiklik vardı.
Bizim Nelson Mandela’mız yoktu…

Peki bizim neyimiz var?
Yaslanacağımız bir hikayemiz var mı?
Kahramanlarımız, direniş hikayelerimiz?

Hasanbulliler’den feyz alınabilir mi?

Direniş ruhu olsaydı Rumlar İngiliz’e karşı dağlara çıktığında, Allah’ın bir Kıbrıslı Türkü destek çıkmaz mıydı?

Sonra, İngiliz “böl-yönet” yaptı.
E, büyük ihtimal müsaittin…

Osmanlı döneminde Dizdar Halil, Çil Osman’a isyan ettiğinde, oluşturduğu beş bin kişilik orduda Rumlar da vardı.
Çil Osman şimdiki Lefkoşa mahkemeler binasının olduğu yerde odasında öldürüldüğünde de, Rumlar ve Türkler birlikte hançer çekmişlerdi.

İş para meselesine gelince isyanlar olabiliyor.
Dokunmayacaksın cemaatin parasına…

Aradan uzun yıllar geçti.
Çil Osman vakasından sonra ancak 2000 yıllarında isyan çıkmıştı.
Bankalar batınca, millet meclisi basmış, neyse ki Çil Osman’a bir şey olmamıştı!
Aynı şekilde komşunun ekonomisi burkulunca, onların da ilk bastığı yer meclis olmuştu.
Bakın,
Birlikte yaşasaydık, birlikte basacaktık.
Konu para olunca.
Aynı kumaş…

İş siyasete, çözüme  gelince.
Çil Osmanlar çil yavrusu gibi dağılıyor.
Kim toparlayacak?
Meclisleri de basan yok…

Bu konuyu ikincidir yazıyoruz.
Eide yüzünden.

Tel örgüler arasında çiftetelli oynadıkça,
Daha çok diplomatlar ekmek yiyecek…