“Cenazemi Dik Çıkarın”

7 Haziran 2018 Perşembe | 11:08
Ahmet Okan

Bir ülkenin cumhurbaşkanı adaylarından biri içerde; demir parmaklıklar arasında.

İktidar “demokrasi” var diyor!

Herkes ne güzel mitingini yapıyor, çıkıp konuşuyor!

İçerdeki ara sıra sosyal medyadan sesini duyurmaya çalışıyor, dört duvar arasında.

Dört duvar arasından verilen sayılı satırdaki mesajlar insanı düşündürüyor.

O mesajlardan birinde “Eğer cezaevinde ölürsem, cenazemi DİK çıkarın, yatırarak çıkarmayın…” deniyor.

Kim diyor?     

Tutuklu cumhurbaşkanı adayı!

Demirtaş…

Bir seçime gidiliyor bir partinin 10 kadar vekili içerde.

Kimisi hüküm giydi, kimisi mahkemesini beklemekte.

Bunlar çıkıp, “Demokrasi var” diyor!

İttifak yaptılar.

İktidar bir yandan muhalefet bir yandan saflaştılar.

Lakin bir partiye kimsesi yanaşmadı ne iktidar ne muhalefet!

Kurtlar sofrasında yalnız başına!

Şimdi o kurtlar, o partiyi baraj altında bırakmak için her türlü oyunu tezgahlamakta…

Yetmiyor,

Dört duvar ortasında eli kolu bağlı ve ağzı kapalı bir adayın üzerinden oy devşirmeye çalışılıyor.

“Teröristten cumhurbaşkanı adayı olmaz” diye kitlelere afyon veriliyor.

O terörist denilen kişi halen vekil ve yasal olarak cumhurbaşkanı adayı…

Manzara bu!

Bir partinin görüşlerine ister katılır ister katılmazsınız.

Halktan meclise girecek kadar oy alabilme potansiyeline ve yeteneğine sahip bir parti ve onun önde gelenleri ile destekçilerinin bu kadar ötekileştirilmesi, bir kenara itilmesi, hain, terörist ilan edilmesi nedir?

İstediğinizde bunlarla görüşecek, barış süreçleri inşa edecek, bu şekilde politik nemalanmayı hedefleyecek, iktidarınızı sağlamlaştırmaya çalışacaksınız;

Zaman gelecek bu sefer de ortalığı yakıp yıkacak, inşa ettiklerinizi yerle bir edecek, onları terörist ilan edecek, bu yöntemle oy devşirmeye, iktidarınızı korumaya çalışacaksınız!

Lamba biliyor!

Tek seçeneği iktidara tutunmaktır başka seçeneği yok.

Aksi olursa,

O yolsuzluk iddiaları gündeme gelebilir,

Aksi olursa “ben bu davanın savcısıyım” dediklerinin hesabı sorulması mümkün,

Aksi olursa,

Hendek göndek işleri sorgulanabilir,

Aksi olursa,

Kozmik oda vakalarından Gezi olaylarına kadar her şey tekrardan masaya yatırılabilir,

Aksi olursa,

Beraber yürüdükleri Fetullahçılarla nasıl beraber yürüdükleri mahkeme kürsülerine taşınabilir.

Yani diyeceğim bilinen ne varsa gündeme getirilebilir.

Bunun için iktidarda kalmak lambalar için tek seçenek!

Ama bir gün her şey değişecek kaçınılmazdır.

Nasıl olacaksa sonuç böyle olacak.

Dünya birçok güçlü yönetimler görmüştür ki hepsi de tarihin tozlu sayfalarında yerini almıştır.

O sayfaları açan bile yok.

Biri çıkacak,

Mutlaka,

Ve lambaya püf diyecek!

“Kral çıplak” der gibi…

Bu belki yarındır,

Belki yarından da yakındır,

Kim bilir belki de henüz vakit erkendir,

Fakat bir gün olacak…

Ne diyordu?

“Eğer cezaevinde ölürsem, cenazemi DİK çıkarın, yatırarak çıkarmayın…”