Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan habire bastırıyor;
“Ey Merkez Bankası faizleri derhal düşür…”
Merkez Bankası direniyor.
Erdoğan’ın yüksek perdeden eleştirilerini duymazdan gelmeye çalışıyor ama işi zor.
Erdoğan peşlerini bırakma niyetinde değil.
Gittiği her yerde, bulduğu her fırsatta bodoslama bindiriyor.
Fakat henüz bir sonuç alabilmiş değil.
Çünkü Türkiye’de Merkez Bankası özerktir ve kendi kararlarını kendi verir.
Erdoğan faizlerin düşürülmesini özellikle borç faizi üzerindeki pahalı baskının ortadan kaldırılmasını ve paranın yatırıma yöneltilmesini istiyor.
Malumdur, işsizlik Türkiye’nin en önemli sorunlarından biridir.
Özellikle genç kuşakta her yüz kişiden otuzu işsizdir.
Düşük faiz parayı yatırıma yönlendirecek, yatırım da işsizliği azaltacak.
Tabii ki Erdoğan’ın tek derdi işsizlik değildir.
Yüksek faiz nedeniyle inşaat sektörü durguna girdi.
Ekonominin genelinde bir yavaşlama vardır.
Erdoğan’ın ikinci derdi de son on yılda sürekli büyüme trendinde olan Türkiye ekonomisinin bu trendini sürdürmesidir.
Çünkü çok iyi biliyor ki kendi başarı öyküsündeki en önemli pay sürekli gelişen bir ekonomik yapı oluşturmasındadır.
Ona muhalifleri değil ama bu başarı öyküsünün akamete uğraması büyük zarar verebilir.
Neyse…
***
Türkiye’deki bu tartışmaları izleyip de dönüp bize baktığımızda insanın içi kararmakla kalmıyor, topyekun kaçası geliyor.
Bizde yüksek faiz tartışması yapmak haddimize bile değil.
Mahkeme kapısındaki on binlerce borçlu için bile bunu yapamadık.
Kaldı ki “faizleri düşürün, bankalardaki paralar yatırıma kaysın” diyecek mecalimiz yok.
Oluşturulan çarpık yapıda düşen faiz demek köhnemişlerin sonu demektir.
Çünkü sanal faiz alacaklarıyla ayakta durur gibi görünüyorlar.
İşin ekonomi kısmı ise hepten fecaat.
Ekonomi Bakanlığımız var ama Allah’a şükür numunelik bir icraatlarını bile henüz göremedik.
Hükümet, oradan buradan kısıp dağıtma derdinde.
“Paramızı isterik” diyerek hükümet kapısına dayanıp da bağıranların haddi hesabı yok.
Yatırımların artması, işsizliğin azalması kısmı ise kimin umurunda.
Yatırımcılar Allah’a emanet, işsizlerin ise gözü devlet kapısında.
***
Bu düzen böyle geldi böyle gider.
Biz bu ceberut yapıya tahammül ettikçe…
































