Başbakan Özgürgün, dün Havadis’i ziyaret etti. Özgürgün, Havadis Gazetesi Genel yayın Yönetmeni ve Genel Müdürü Başaran Düzgün, Yazı İşleri Müdürü Hüseyin Ekmekçi ve yazarlarla görüşmesinde müzakere süreci ve olası gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu
“GERGİNLİK VAR”: Başbakan Özgürgün, Temmuz ayında Rumlar tarafından başlanacak sondaj çalışmaları ile gerginliğin daha da tırmanacağını belirtti. Başbakan Hüseyin Özgürgün,“İş gerilirse durum Temmuz’da sıcak çatışmaya da gidebilir. Çünkü Rum lider bunları seçim malzemesi olarak kullanıyor” ifadelerini kullandı
MASADAN KALKAMAYIZ: Başbakan Hüseyin Özgürgün, müzakere masasından kalkmanın şu an için mantıklı bir tavır olmayacağını söyledi. Özgürgün: “Görüşmeyi koparamazsınız çünkü siz suçlu olacaksınız ve kimse suçlanmak istemez. ‘Ben masadan kalkıyorum’ derseniz devrim olur ama stratejik olarak bunu diyecek noktada değiliz” dedi
“NİYETİMİZ NİSAN”: Erken seçim olasılığına ilişkin soruları da yanıtlayan Başbakan Hüseyin Özgürgün, hükümet olarak niyetlerinin genel seçimleri 2018’in Nisan ayında yapmak olduğunu söyledi. Özgürgün, “Zaten Serdar bey tarafından 15 Nisan olarak tarih verildi. Biz de destekledik” dedi
Başbakan Hüseyin Özgürgün, Kıbrıs sorununda yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile yaptıkları görüşmede Rum tarafının bir anlaşma niyeti olmadığını anladıklarını söyledi.
Akıncı’nın kendilerine ‘son görüşmeye kadar geldik ama bir ilerleme kaydetmedik’ dediğini ifade eden Özgürgün, Haziran sonuna kadar Cenevre’ye bir dönüş yapılmazsa bu görüşmelerin devamında bir fayda görmediğini kaydetti.
Müzakerelerde Cenevre’den dönüldüğünü ve Cenevre’ye dönmek için ara istendiğini ifade eden Özgürgün, “Cenevre’de hazırlık için bir ara istendi, ama Rum tarafı bunu ‘buradaki görüşmeleri sürdürelim’ şeklinde algıladı” dedi.
Başbakan Hüseyin Özgürgün, dün Havadis Gazetesi’ni ziyaret ederek öğle yemeği yedi. Özgürgün Havadis Gazetesi Genel yayın Yönetmeni ve Genel Müdürü Başaran Düzgün, Yazı İşleri Müdürü Hüseyin Ekmekçi ve yazarlarla bir araya geldi.

“Rum tarafı seçimlere oynuyor”
Özgürgün, Rum tarafının bu algısının iki sebebi olduğuna vurgu yaparak bunlardan birincisinin Şubat ayındaki Güney’deki seçim olduğunu söyledi. Şubat’taki Başkanlık seçimi için Rum tarafında hazırlıkların başladığını ifade eden Özgürgün, Anastasiadis’in her açıklamasında buna oynadığını belirtti. “Bunun nedeni ise açıktır Rum tarafında anlaşma isteyen bir yüzde 25’lik kesim var. Bir de yüzde 65-70’lik kesim var ki çözüm istemiyor. İki tarafa da çok güzel mesajlar vererek oyun oynuyor” ifadelerini kullandı.
“Haziran’a kadar bir sonuç olmazsa görüşmelerin devamı anlam taşımaz”
Özgürgün, Anastasiadis’tenseçime kadar bir şey beklemenin mümkün olmadığını kaydederek önemli oalnın böyle bir durumda Türk tarafı olarak kendilerinin ne yapacağı olduğunu söyledi.
Özgürgün, “Şu andaki düşüncemiz Cumhurbaşkanı ile de mutabık kaldığımız nokta şu: Haziran sonuna kadar eğer bir noktaya gelinmezse ve İsviçre’ye dönülmeyecek o zaman bu görüşmelerin devamında çok bir anlam kalmaz. Bu söylediklerimin hepsinde aynı görüşteyiz. Ancak bunu şu an başarabilir miyiz bilmiyorum” dedi.

“Gerginliğe oynuyor”
Başbakan Hüseyin Özgürgün, Rum lider Anastasiadis’in sürekli bir şekilde gerginliğe oynadığını ifade ederek Rum tarafının bu gerginliği Şubat’a kadar sürdüreceğini düşündüğünü belirtti.
Özgürgün, “hatta Anastasiadis Temmuz ayında kriz çıkarabilir. Çünkü Güney’de milliyetçilik damarını kabartması onun işine geliyor. O zaman iş daha da sarpa sarar. Rum tarafı bu konuyu Şubat’a kadar ne yaparsak yapalım götürecek. BM kendilerini zorlayamıyor, garantörler de baskı yapamaz” ifadelerini kullandı.
“Bundan sonra görüşmem dersek devrim olur”
Özgürgün, hiç kimsenin‘masadan ben ayrıldım’ algısını yaratmak istemediğini kaydederek masanın ciddi bir sarmalın içerisinde kaldığını söyledi.
Özgürgün şöyle konuştu: “Görüşmeyi kopartsanız koparamazsınız çünkü siz suçlu olacaksınız ve kimse suçlanmak istemez. Anastasiadis masadan kaçarken, dönüp ‘ben masadayım ha’ diyor. Bir şekilde bu görüşmelerin içerisine çekilip mecburen gideceğiz. Bunun kaçarı yok. ‘ben burada görüşmeleri kestim. Bundan sonra da görüşmem’ diyemiyoruz. Ancak bunu dersek devrim olur.Ben bunu hiçbir tarafın söyleyeceğini düşünmüyorum. Biz ‘bu formatta devam edemez diyerek Cenevre’ye dönülecek şekilde formatta devam etsin’ diyebiliriz. Ama oyunu yine çok stratejik ve dikkatli oynamamız gerek.
Hiçbir şeye gideceğini bildiğimiz bir süreç var. Ama bile bile bu yolda yürümeye devam etmek gerekebilir. Bu kadar sene olduğu gibi.
Biz Rum tarafına ‘Haziran sonuna kadar geldiniz geldiniz gelmezseniz bundan sonra görüşme yoktur. Bu iş bitti. Bundan sonra sizin niyetiniz yok, ben bundan sonra görüşmüyorum’ dersek bu devrim olur. Ancak ben Cumhurbaşkanının yerinde olsam bunu demem. Bunu diyebileceğimiz noktada olduğumuzu düşünmüyorum.”
“KKTC rotasını çizer”
Masadan Türk tarafının kalkması durumunda bir devrim olacağını söyleyen Özgürgün, bunu demeleri durumunda görüşmelerin bir daha başlamayacağını söyledi.Bununla beraber de KKTC’nin rotasını Türkiye ile beraber çizebileceğini ifade eden Özgürgün,“Rum tarafının da buna zemin yaratarak istediği bir şeye Türk tarafı sayesinde ulaşmış olur. ‘Ben de istemem zaten ama Türkler vazgeçti’ gibi olur. Bu bizi çok değişik bir duruma sokar. Ama bunun olabilirliğini sadece yüzde 10 olarak görüyorum” dedi.

Sondaj konusu
Özgürgün, Temmuz ayında başlayacak sondaj konusunda ise adanın neyi varsa yarısının da Kıbrıslı Türklerin hakkı olduğunu söyledi.
“Masada konuşulan eşit ortaklıktır ama bu sayısal bir eşitlik değil. Nüfusun 4 Rum’a bir Türk olduğu noktada Bakanlar Kurulu’nda 8 Rum’a 2 Türk olur. Ama 2 Türk’ün oyu olmadan hiçbir şey geçmez mesela. İşte budur eşitlik noktası. Ya da dönüşümlü başkanlık konusu. 6 ay Lüksemburg yaparsa 6 ay da Almanya yapar. Nüfusa bakılmazsınız eşitlik ilkesi işler. Bu eşitlikten baktığım zaman her türlü zenginlik de eşit dağılır. Nüfusa göre mi dağılır o konuşulur. Önce bunu kabul etmeleri gerek. Anastasiadis’in söylediği çok farklıdır diyor ki ‘ben Kıbrıs Cumhuriyeti’yim. Bütün hepsi benimdir ve azınlık oldukları için istersem veririm onlara.’ Bu zihniyet olduğu için ortam sürekli geriliyor.”
“Sıcak çatışma olabilir”
Kıbrıs Türklerinin eşitlik ilkesi nedeniyle doğal gazda hakkı olduğunu yineleyen Başbakan Özgürgün, tüm garantörlerin olduğu gibi Türkiye’nin de Akdeniz’de hakkı olduğunu belirtti. “İş gerilirse durum Temmuz’da sıcak çatışmaya da gidebilir. Ondan sonra da Anastasiadis bunu seçim malzemesi olarak kullanabilir. Güneyde milliyetçilik yükselir. Umarım Anastasiadis ve Rum tarafı böyle bir mantalitede gitmez” diye konuşan Özgürgün, hükümetin bu sürecin bir parçası olduğunu söyledi.
Özgürgünher noktada Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüştüğünü de ifade ederek “Onlar ararsa biz de ararız. Barbaros’un veya askeri tatbikatların hepsinden bilgim var. Güvenlik Kuvvetleri Komutanı bana ve Cumhurbaşkanına gerekli tüm bilgileri veriyor. Tüm hareketlerden bizim saniye saniye bilgimiz var” dedi.
“Tahmin edilen az”
Başbakan Hüseyin Özgürgün, doğal kaynakların boyutu ile ilgili bir soruya ise şu cevabı verdi: “Araştırmalardan çıkan sonuç, benim düşünceme göre bir şeyler vardır ama bu tahmin ettiğimiz değerlerde değil. Hem Rum tarafının hem Türk tarafının. Hani derler ya uçuracak edecek bizi çıkacak olan doğal kaynaklar bu o noktada değil. Yine de sonuçta her an değişiklik gösterebilir çünkü bu havzada var bazı şeyler. Kuzeyde de bazı kaynaklar olabileceğine dair bazı ipuçları ama net bir şey söyleyemeyiz.”
“Bu yapı içerisinde en iyisi bu”
Hükümet icraatlarının bu yapı içerisinde olabilecek en iyi noktada olduğuna dikkat çeken Başbakan Özgürgün, böyle bir yapı ile hükümet yürütebilmenin zor olduğunu söyledi.
Özgürgün, bağımsızlarla ilgili “4 arkadaş belki günü geldiğinde UBP’den aday olabilir ama şu anda yasal olarak bağımsızdırlar. 4 bağımsızın UBP’den aday olup olmayacağını günü geldiğinde değerlendirebiliriz. Ancak yapı bizi zorluyor” ifadelerini kullandı.
“Serdar bey olgunluk döneminde”
Gelinen bir yıllık performansa baktığında tahmin ettiğinden çok daha iyi bir noktada olduklarını belirten Özgürgün, Maliye Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş’ın olgunluk döneminde olduğuna vurgu yaptı. Özgürgün sözlerini şöyle devam ettirdi: “Bu dönemde devlet meselelerine yaklaşım, insanlara yaklaşım, sorunlara yaklaşım en üst düzeyde iyi niyette oldu ve bir çok noktada da çözüme ulaşmış olan kronikleşmiş sorunlar oldu.
Ülkedeki yatırım anlamında da biraz geç kaldık ama ilerliyoruz. Yeni yürürlüğe giren İhale Yasası’ndan dolayı bazı gecikmeler yaşıyoruz ama istediğimiz hızda olmasa da yatırımlar konusunda ilerlemeye çalışıyoruz.”
Niyetimiz Nisan 2018
Özgürgün genel seçim için en geç seçim tarihinin Nisan ayı olduğunu kaydederek “Zaten Serdar bey tarafından tarihi 15 Nisan olarak verildi. Biz de destekledik” dedi. Niyetlerinin hükümet olarak genel seçimlerin Nisan ayında yapılması olduğunu kaydeden Özgürgün, ‘hükümet Nisana kadar ciddi bir sorun yaşamazsa Nisan’da bir seçim yapacağız’ diyerek sözlerini tamamladı.
































