Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

BURSLAR VE CUMHURBAŞKANLIĞI

Havadis’in Ankara bürosundayız.

Türkiye Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Beşir Atalay, KKTC Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, KKTC’nin Ankara Büyükelçisi Mustafa Lakadamyalı ve ben.
Büronun açılışını yaptık, genel konularda sohbet ediyoruz.
Sohbet dedimse öyle felsefik-ideolojik falan değil.
Elbette “ne olacak bu KKTC’nin hali”  konusunu konuşuyoruz.
Dönem İrsen Küçük dönemi ve Türkiye imzalanan protokole uyulmasını istiyor.
Beşir Bey protokolle ilgili kararlı ifadeler kullandı.
Araya girme ihtiyacı hissettim.
Şöylesi bir giriş yapmıştım;
Hüseyin (Dışişleri Bakanı), Mustafa (Büyükelçi) ve ben, aynı  liseden mezun olduk, aynı dönemde Ankara’da üniversite eğitimi aldık.
Çatışmaların ve kan-ölüm-gözyaşı haberleri içinde geçen bir çocukluk, sonrası müthiş yoksunluk ve okuyarak hayata tutunma hırsı.
Bizim kuşağın bariz özellikleridir.
Bu yüzden öğrenci burslarının ne demek olduğunu çok iyi biliyorduk.
Çünkü biz o burslarla okuduk, üniversiteyi bitirdik, burslarımız kesilmesin diye de her türlü eylemi yaptık.
Ben bunları anlatırken Beşir Bey  hayretle yüzüme bakıyordu, konuyu nereye bağlayacağımı merak ediyordu.
Beşir Bey’in Başbakan Yardımcısı olduğu Recep Tayyip  Erdoğan hükümeti  tam da o günlerde  “tüm üniversite öğrencilerine burs verecekleri müjdesini” açıklamıştı.
Bu bence müthiş bir icraattı.
Okul yıllarında parası olmadığı için okulunu bırakmak zorunda olan o kadar arkadaşımız vardı ki kahroluyorduk.
Bu icraat  eğitimde fırsat eşitliğini sağlayacak ve başarılı olan herkesin iyi bir eğitim almasını sağlayacaktı.
Beşir beyi tebrik etmiş ve şu soruyu sormuştum;
“Türkiye’de her öğrenciye burs verirken Kıbrıs’ta niye öğrencilerin burslarını kesmek istiyorsunuz?”
İmzalanan protokolde (pakette) bursların kesileceği maddesi de vardı.
Beşir Bey çok şaşırmıştı.
Üçümüzün durumunu hoşlukla karşılamış,  güzel cümleler  söylemiş burslarla ilgili de “durum öyleyse bakılması lazım, bunu bize söyleyen olmadı” demişti.

       ***

Öğrenci bursları yine gündemdedir ve tartışılıyor.
Yaz aylarında burs ödenmemesi gündemde.
Öğrencilerden çok bir tepki görmedim.  Sosyal medyada şikayetler var hepsi o kadar.
Sosyal medyadaki şikayetleri okuyunca Havadis’in geçen ilkbaharda Ankara bürosu açılışında yaşadığımız yukarıdaki anekdot aklıma geldi.
Öğrenci burslarıyla oynamak bir nesil ile oynamak anlamına gelir bizim nesil için.
Ama şimdiki nesli bilmiyorum.
Benim babam memur emeklisiydi, annem de ev hanımı.  O burs olmasaydı olacakları düşünmek bile istemiyorum.
Şimdikilerin durumu nedir bilmiyorum.
Ama  ihtiyaçlı olanların burslarıyla oynanmasını da son derece yanlış buluyorum.

      ***

Çarşamba günü Beşir Bey ile birlikteydik.
Son derece yararlı bir görüşme oldu.
Konu tabii ki burslar değildi.
Kıbrıs sorununu konuştuk.
Sonra da Türkiye’yi.
Türkiye’yi yakından izlemek gerekir.
Malum o hapşırsa biz zatürre oluruz.
Cumhurbaşkanlığı seçimleri  Türkiye için tarihi bir dönemeç olacak.
Bu dönemece tanıklık etmekte fayda vardır.
Süreci Kıbrıslın Türkler açısından doğru ve isabetli bir şekilde okumak lazım…