Köşe Yazarları

BURASI TÜRKİYE DEĞİL






Fetihçi zihniyetin Kuzey Kıbrıs’ı kendine bağımlı bir bölge olarak gördüğü açık, net, tartışmasız bir kez daha ortaya çıktı.

Öyle ki, kendi zihniyetlerine uyulmazsa gerekeni yapacaklarına dair baskıcı ve yayılmacı anlayışlarını ilerlettiler…

“Anayasa Mahkemesi Başkanı bu yanlışından süratle dönmelidir. Dönmediği takdirde atacağımız adımlar farklı olacaktır.”

Diyor!

Hangi farklı adımları atacaksınız?

Şafak operasyonları düzenleyip anayasa mahkemesinin başkanından tutun da sizi eleştirenlere kadar herkesi içeriye mi tıkacaksınız?

Ne yapacaksınız?

Türkiye’de ne varsa burada da olsun diye harekete mi geçeceksiniz?

Askerinizi mi kullanacaksınız?

TOMA’ları mı göndereceksiniz.

Vali mi atayacaksınız?

Adanın kuzeyini ilhak mı edeceksiniz?

Meclisi yok mu sayacaksınız?

Anayasayı mı ortadan kaldıracaksınız?

Laikliğin dibine darı mı ekeceksiniz?

Para mı vermeyeceksiniz?

Ne yapacaksınız?

Bu son olayla iktidar çevrelerinin fetihçi zihniyete ne kadar yapışık ve “körü körüne” hareket ettiği bir kez daha anlaşıldı.

Okuduğunu anlamayan yöneticilerin kendi demokratik kurumları ile kendi anayasa mahkemesini bir tarafa itip, kendilerini iktidara taşıyanların peşinden koşarak akıl dışı açıklamalar yapmaları siyasi niteliklerini ortaya çıkarmıştır.

Çok yazık…

“Kuzey Kıbrıs bir Fransa değildir. Kuzey Kıbrıs artık uygulamalarıyla, her şeyiyle Türkiye’deki uygulamalar neyse bunları uygulama safhasına geçirmek durumundadır.”

Diyor!

Neymiş o uygulamalar?

Demokratik anayasal düzeni değiştirip güçler ayrılığını tek elde toplamak mı?

Muhalefete nefes aldırmamak mı?

Halkı kamplaştırmak mı?

Parti devlet bütünleşmesine geçmek mi?

Devlet eliyle tek bir din anlayışını yaymak mı?

Burası Fransa değildir.

Diyor!

Eksik söylendi.

Türkiye de değildir…







Başa dön tuşu