Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Burası Pompei olmadan

Meclisin önüne geldiler.

Sizi biz kurtardık dediler.
Ya bir de gelmeseydik…
Diye de uyardılar…

Kurtarılmışlar içerde oturuyorlardı…

O sıralarda  Osmanlı döneminin sonlarına doğru 1840’larda Mağusa kentinin ne hale geldiğini okuyordum.
Bir yabancı gözlemci kenti gezdikten sonra gördüğü harap vaziyet karşısında, bir zamanların ihtişamlı kentini Ortaçağ Pompei’sine benzetmişti.
Kentin harap hali yanında 500 kadar Türkün de sefil durumda yaşadığını not düşüyordu…

Osmanlı Kıbrıs’ı almış, 300 yıl elinde tutmuş ama hiçbir taraf kalkınır bir düzeye gelememişti.
Bu iş, fıtratında yoktu…

O zamanlar herhangi birini kurtardığı da yoktu zaten…

Adada hiç Kıbrıslı Türk ve Rum olmasa herhalde şimdiki durum da Pompei’den farksız olur…

Sizi kurtardık dendiğinde ne anlatılmak isteniyor?
Pompei mi?

O dönemler durum şimdikinden pek farksız değildi.
Mağusa kale kentinde Türkler yaşıyorlardı.
Hemen dışında Maraş bölgesinde de Rumlar.
Yani iki bölgeli.
O Hıristiyanlar kale kentten kovulmuşlar, oraya girmeleri yasaktı.
Ama Maraş’ı tepeden tırnağa mamur etmişlerdi.
Bahçeler içinde bir kent.
Nar üretimi ile çömlekçilik başlı başına bir üretimdi ve yurt dışına da ithal ediliyordu.
Maraş ile Suriçi Mağusa’nın yaşamı arasında dağlar kadar fark vardı.
Yani şimdiki gibi.
Hatta kimi Osmanlı ileri gelenleri, Maraş’ta kalmayı yeğliyorlardı…

Aslında bir şeyi kurtardıkları yoktu.
Kurtardık dedikleri yerleri viraneye çeviriyorlardı.
Pompei…

Kurtardık diyorlar.
İyi de ediyorlar.
Ara sıra hatırlatmalarında yarar var.
Burası mayıştı nasıl olsa…

Büyük ihtimal Mustafa Kemal’in askerleridirler.
Tavsiye ediyoruz,
Bir de TBMM’nin önüne yığılıp “Cumhuriyeti biz kurduk, cumhuriyeti imamlardan almaya geldik” demelerinde ve onları da kurtarmalarında yarar var…

İhtimal yaparlar.
Burası bir daha Pompei olmadan…