N.U: Babam Lefkoşalıydı. Rençbercilik ederdik. Biçdiğimiz buğdayları ineklerin üstünde döverdik. İşte böyle. Varlıklı aile olduğumuz için geçinmemiz eyiydi. Bunun dışında arkadaşlarımınan toplanıp oyunlar oynardık. Hayvanlara biner Angolem’e giderdik. Salıncaklar gurar sallanırdık.
K.U: İlkokul’u birinciliğinan bitirdim. Hatta o gadar başarılıydım ki sınav günleri arkadaşlarıma kopya verir, ama karşılığında öğretmen’den avucuma cetvel yerdim. Ondan sonra 13 yaşında ayakkabıcılık öğrenmek için usta yanına gittim. 19 yaşında da gendi dükkanımı açtım. Hayatım herkese karşı sevgiyle saygıyla geçti.
Ali Atamer: Kemal Bey duyduğumuza göre delikanlılık dönemin biraz maceralı geçmiş.
N.U: Hem da nasıl. Gızlarınan salıncakta sallanırdı. Motorların üstüne bindirirdi gızları da gezerlerdi. Çapkındı Kemal ya. Gızların arkasında koştururdu. Yani görmedim ama duyardım yani.
K.U: Bekarlık hayatında normal davranışlardır bu nenenin anlattığı şeyler. Benim çok gız arkadaşım vardı. Ama haklarında hiç kötü düşünmezdim.
Ali Atamer: Nermin Hanım anlatılanlardan Kemal Bey’in çapkın biri olduğunu varsayarsak sana hangi ara gönlünü kaptırdı?
N.U: Kemal’in işi ayakkabıcıydı. Ben da gittim bir gün ayaklarımın ölçüsünü alsın işte o zaman gördük birbirimizi. İşte ondan sonra olanlar oldu. Ama ilk zamanlar ben istediğim halde babam vermezdi beni kemal’e. Ama birbirimizi isteyinca babam da gabul etmek zorunda galdı.
K.U: Biz fakirdik diye vermek istemezlerdi. Rahmetlik gaynanam dedi ki ben gızımı bu çocuğa
verecem ve o lafın arkasına söz söyleyen olmadı. Ve kısmet idi. Nermin teyzen geldiğinde ki şu ayaklarına ölçü alacaydım, tam o saat böyle kalbimde kıpırdanmalar olduydu. Heyecanlandıydım.
Ali Atamer: Nermin Hanım bu yaşanan gelişmelerden senin haberin var mıydı?
N.U: Vallahi benim haberim yoktu ki gelecek beni istesin. Nerden bileyim benim için başka türlü şeyler hisseder. Yani ayakkabı dükkanında aramızda bir şeyler olduydu ama ben onun gibi düşünmediydim.
K.U: Ne bu yahu haberin vardı hiç olur olmasın. Ne ben gendi başıma gelin güveyi oldum.
N.U: Yok yahu vallahi yoğudu.
K.U: O zaman bir gocagarı gomşumuz vardı onu yolladıydık aracı girdiydi. Neme lazım geri çevirmediler. Dünürcülük olduydu yani.
N.U: Tam 5 sene koştu peşimden. 15 yaşındaydım beni istediğinde 20 yaşında da evlendim.
K.U: Yani gene vermeselerdi başka kapıya gitmezdim. Nermin’i alacaydım başka yolu yoğudu. Bunun dayıları istemezdi beni. Ben da dünürcülük günü tabanca elimde geçtim dışarı beklerim. Var ma da vermezler gızı da hem döverler nermini diye tekikte bekledim.
N.U: Dayılarım babamın üstüne yürüyünca anladım ki dövecekler gendini. Ben da aldım ordan değneği iki tane vurdum dayımın ensesine da gittim polise. Çünkü babama deyceklerdi verme gızı o oğlana diye. Ya neler atlattık biz.
Ali Atamer: Yaşadığınız bu kadar olumsuzluklara karşın düğün-derneği dilediğiniz gibi yapabildiniz mi?
K.U: Hep hısım akrabalar toplandık yaptık.
N.U: Çeyizleri evin bir kenarına gordun ki gelen giden görsün. Eşyalarını dolaba gomazdın. Ondan sonracığıma çalgıcılar düğün başlamadan gelirdi. 2 döplekci bir da def, ve kemaneci vardı.. Onlar gelirdi salıdan gezerdi evleri. Bulgur, buğday toplarlardı. Hamam dönmeleri, kına geceleri olurdu. Perşembe da gelin olurdun. Kadınlar kınada oynarlardı. Erkeklerda kapının deliciğinden bakarlardı oynayanlara. Fotoğraf çektirmek için bile Lefke’den araba getirdik da öyle gittik. Çünkü bizim köyde ne araba ne yol vardı doğru dürüst. Fotoğraflar da çok güzel çıktıydı kemal. O zaman güzel deliganlıydı.
Ali Atamer: Düğün’den sonra hayatınız da ne gibi değişiklikler oldu?
K.U: Çok fazla olmadı. Ben ayakkabıcıydım. Ondan sonra bekçilik yapmaya başladım. Madenlerde, Hastanelerde. Ben çok çalıştım çoluğuma çocuğuma bakmak için.
N.U: Bu gadar yaşam mücadelesinin yanında bir taraftan da Rumlar saldırdıydı köye. Bizi esir aldılar Angoleme götürdüler. Okulda esir galdık. Yani hiçbirşey yapmadılar bize. Yalnız Angolemi soydulardı. Gocam da o zaman mücahitti.
K.U: Benim yanıma 3 tane bomba düştü hiçbirşey olmadım.
Ali Atamer: 61 yıllık sevgi serüveninde karı-koca ilişkileriniz nasıldı?
K.U: Nenenle hep eyi geçti. Ömrümüz rahat geçti. Allaha şükür.
N.U: Ben ne söylediysem yaptı. Hiç bana yok demedi. Hep benim dediğim oldu.
K.U: Ben da ne dediysam o yaptı. Ne istersa aldım gendine. Ne gavga ne parasızlık ne kötü birşey yaşamadık.
N.U: İdare bendeydi da ondan. Evin reisi benim.
K.U: Evin direği nenendir. Doğrudur yani
N.U: O parayı verir ben da gerekeni yaparım.
K.U: Gezmelerimiz hiç eksik etmezdik. Arabamız vardı. Özel günlerde çocukları gorduk arabaya gezerdik. 24 at bir Opelim vardı. Onuynan dolaşırdık.
N.U: Bunun gibi nerde bulacaydım ben. İyi ki evlendim kemal Bey’le.
K.U: O da benim canımdır.

































