Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

“BUNLARDAN HİÇBİR ŞEY OLMAZ…”

Her gelen gezgin Lefkoşa’yı farklı anlatırdı.

Kimisi “Şam’ın küçük kız kardeşi” benzetmesini yapardı,
Kimisi her yerinden su fışkırdığını söyler, aklı yemyeşil bahçelerinde kalırdı.
Ama kimisi de o dar sokakları hiç beğenmez,
Üstelik pisliğinden bahsederdi.
Bunlardan biri de İspanyol bir gezgindi.
Bu gezginin adı Don Domingo Badia-y- Leybligch’ti,
Ama ne halse Kıbrıs’a geldiğinde takma bir ad ile dolaşmayı yeğlemişti.
Ali Bey adı altında gezilerine çıkan İspanyol gezgin neden böyle davranmıştı?
Osmanlı egemenliğinde olan topraklarda daha rahat dolaşmak için mi?
Bu yüzden olmalıydı.
Kim bilir,
Kıyafetlerini de değiştirmiş,
Osmanlı kıyafetleri ile dolaşıyor olmalıydı!

İşte bu gezgin 1806 yılında Kıbrıs’a gelip Lefkoşa’ya uğradığında,
Şunları yazar:
“Rum mahallesinde birkaç güzel sokak vardır.
Ama diğerleri dar, eğri büğrü, üstelik kaplamasız ve pistir.”

Ali Bey adaya geldiğinde henüz İngiliz İdaresi yoktu ve Osmanlı Valisi Sarayönü’ndeki Vali Konağında, yani Lüzinyanlardan kalma sarayda oturuyordu.
Öyle ki, İngilizler adaya gelince bu binayı yıkmış,
Çünkü Vali taş taş üstüne koymamıştı.
Lefkoşa’nın ve muhtemel diğer kentlerin sokakları pislik içindeydi.
Geceleri ürkütücüydü.
Damlarda kiremit yok, düz çamur damlardan ibaretti.
Bu görünüşü ile Lefkoşa İspanyol gezgin için hoş bir yer değildi.

O dar ve eğri büğrü sokaklar duruyor.
Ama İngiliz döneminde değişikliğe uğradığı açık.
Yollar asfaltlanmış,
Damlar eskisine göre değişmiş, kiremitli damlar yapılır hale gelmiş.
Belediyeler kurulmuş, sokaklar temizlik yüzü görmüş.
Lüzinyan Sarayının yıkılması bir katliam olmasına rağmen,
Yerine yapılan Sarayönü Meydanı Lefkoşa’nın karakteristik özelliğine uyum sağlamış.
Antik Lefkoşa, giderek her köşesi ile küçük ve şirin bir şehir halini almıştı.

1974’ten sonra yeni kuşaklar ailelerinin yanından ayrılacak,
Yeni hayatlar kurmak için Surlar içi Lefkoşa’dan ayrılacaklardı.
Bu da antik kentin giderek boşalmasına,
Ve taşınan yeni bir nüfus dalgasına terk edilmesine neden olacaktı.

İşte,
Diyelim ki yüzyılı aşkın zaman sonra,
O sokaklara aynı İspanyol gezgin yine gelse,
Ne kadar pis olduğunu yine yazacak,
Kenti bıraktığı gibi bulduğunu belirtecek,
Ve bu kez,
“Bunlardan hiçbir şey olmaz” diye not düşecektir…