Köşe Yazarları

Bu Sonbahar Bizleri Neler Bekliyor?






Pandemi döneminde ekonominin çarkları olması gerektiği gibi işleyemedi. Üretim azaldı ve tüketim aynı elastikle harekette bulunamadı. Bu durum bizi özellikle bu yıl itibari ile yüksek enflasyon ile tanıştırıyor. TCMB gıda fiyatlarının artmasını bekliyor. Özellikle enflasyonu üreticiler ağır bir şekilde hissetmekte ve artık üreticinin üzerindeki bu ağır yük farklı şekillerde tüketiciye de ulaşacak. İlki shrinkflasyon olacak.

Shrinkflasyon nedir?

Shrinkflasyon, ambalaj boyutunu ve görünümünü aynı tutarak veya azaltılmış içeriği gizlemek için ambalajı değiştirerek satış fiyatında karşılık gelen bir azalma olmaksızın ambalaj içeriğini azaltma işlemidir.[1]



Geçmişte şirketler, ürünün reklamını yapmak ve müşterileri çekmek için bir yöntem olarak ürün büyütme kullanıyorlardı. Örneğin %20 daha büyük çikolata üretirler veya ürüne %10 daha fazla eklerlerdi. Günümüzde ise şirketler, üretim maliyetlerini kontrol etmek, ürün kalitesini ve tüketici memnuniyetini artırmak için ambalaj küçültme veya “Shrinkflasyon” kullanma eğilimdeler.

Pazarda giderek artan sayıda “küçültülmüş” ürün var. Pazarlamacılar, birim fiyat artışlarını gizlemek için yeni boyutun eskisinin yerini alacak şekilde paket başına ürün hacmini azaltmakta. Paket küçültme, paketin yeniden tasarımı ile birleştirilebilir veya paketin dış kısmında herhangi bir değişiklik yapılmadan gevşek doldurma şeklinde uygulanabilmekte. Paket küçültme genellikle tüketici bilincinin ötesinde gerçekleşiyor. Pazarlamacılar paket üzerinde yasal olarak gerekli miktar göstergesini sağlasalar da, tüketiciler ürün miktarını değerlendirmek için genellikle paket boyutuna ilişkin görsel izlenimlerine veya önceki satın alma deneyimlerine güvenirler. Bu nedenle, ambalaj küçültme, ciddi ahlaki ve etik düşüncelere yol açan tüketicileri yanıltma potansiyeline sahip. Örneğin, kocaman bir cipsi alırsınız ve açtığınızda eskisi kadar içinin dolu olmadığını ve içinin hava dolu olduğunu görürsünüz.

Bu konuda şikayetler artıkça sorumlular da ambalaj küçültme kullanımını “aileler küçüldükçe, israfı önlemek için en uygun paket boyutu da küçültülmelidir” veya “sağlıklarına önem veren tüketiciler için küçültük” gibi bahanelere sığınırlar. Aslında mantık şu hiç bir şey tüketmezsen israf da olmaz. İsrafın olduğuna katılıyorum lakin ürünler de insanları doyurmayacak kadar küçüldü. Zincir marketlerde bile yağ nerdeyse bardakla satılacak küçüklüğe ulaştı.

Tabi shrinkflasyonun yanında tağşişden de bahsetmeliyiz. Gıda maddelerinin ve gıda ile temasta bulunan madde ve malzemelerin, mevzuata veya izin verilen özelliklerine aykırı olarak üretilmesi “Tağşiş” olarak tanımlanıyor. Bal içine glikoz şurubu, zeytinyağının içine pamuk ve fındık yağı ve kaşarın içine patates püresi koyularak tağşiş yapılmaktaydı. Lakin bu dönemde ucuz ürünlerde de tağşiş görülmeye başlandı. Sütsüz dondurma, yoğurtsuz ayran ve talaş boyanarak yapılan pul biber bu dönemde karşılaşılan ürünler.

Neyse ki FED’in gelecek beklentileri olumsuz değil. Pandeminin etkilerinin azaldığını ve tedarik artışı ile birlikte yakın gelecekte talebi karşılayacak pandemi öncesine yakın bir noktaya dönüleceğini söylüyor. Eylül’de yaprak dökeceğiz ve kış çetin geçecek, lakin bunun bir de baharı var.

Kandırmaca taşları bu kuşlar,

Akıllarına geldikçe baharı ötüyorlar,

Sabah pencereyi açtım,

Sokaklar kış, kuşlar bahar.

Perihan Mağden

[1] Wilkins, S., Beckenuyte, C., & Butt, M. M. (2016). Consumers’ behavioural intentions after experiencing deception or cognitive dissonance caused by deceptive packaging, package downsizing or slack filling. European Journal of Marketing, 50(1/2), 213-235.

 







Başa dön tuşu