En Üst

23 Kasım 2017

Bu raporu kim sızdırdı

Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi

Bayram boyunca Havadis Gazetesi konuşuldu, Havadis Gazetesi tartışıldı…

Daha doğrusu…
Havadis Gazetesi ne yazdıysa onlar tartışıldı.
En sığ tartışma da, “Havadis’e bu raporu kim sızdırdı” tartışması oldu.
Bunu tartışmaya bile gerek yok.
Herkes istediği tahmini yürütsün…
Havadis Gazetesi, “gazete” gibi davrandı.
CTP’nin yayın organı gibi davransa…
“Hükümetten beklentisi” varmış gibi davransa…
Davranmadık.
Gailemiz okurdan yanadır.
En fazla da bu haberde CTP’li okurdan yanadır.
CTP’liler, seçim döneminde yaşananları…
Seçim döneminden sonra da ortada duran tabloyu Havadis’ten öğrendiler.
Bu bir gazete için önemlidir.
Biz olayın bu tarafındayız…
Haber…
CTP’ye yüzde 40 oranında oy veren…
Ömrünü CTP’ye adayan…
CTP’nin geleneklerine göre yaşayanlar için bu rapor, önemli bir haberdi…

Tartışmanın zemini…
Üzüldüğüm bir başka nokta daha var.
Birçok insan gene aynı şeyi yaptı.
Tartışma kültürünü, “sana göre ve bana göre” diye şekillendirdi.
Birçok insan kendi statükosuna bakarak…
Kendi geleceğini düşünerek…
Kendini raporun önüne koyarak…
Yorumlarını yaptı.
Oysa en sağlı kafa, “içeriği tartışmayı düşünen” kafadır bana göre…
“Kestirip atalım” diyenlerin tavrı da gerçeği yansıtmıyor…
“Bırakalım kavga etsinler” diyenin de…
Doğru olan, tartışmanın zeminine inmek…
Ortadan kaldırmak…
Bayram sonrası, genel merkez bu duruma mesai harcar diye düşünüyorum…
Artık CTP içerisinde, “pıs pıs” kapı arkasında konuşulan her şey, aslında partinin resmi raporu ile ayyuka çıktı.
Bunun üzerine “uzlaşı” tesis etmek de parti yönetiminin görevidir.
Doğru zemin, sorunu doğru tartışarak, doğru tespitler bulabilmektedir.
“Hade eskileri temizleyelim” noktasında olanlar varsa…
Tavsiye etmem…

 

“Gazete” olmaya devam edeceğiz
Bayram boyunca, günde en az beş kez telefonumu şarj ettiğimi söylersem…
Sanırım ne kadar çok insanla görüştüğümü de anlatmış olabilirim.
Bıkıp usanmadan, sabırla herkese cevap vermeye çalıştım bu konuda.
Kimisi kendisini mağdur hissediyor…
Kimisi, “Ben zaten bunları hep söyledim, yayımlanmasına mahsur yok” diyor…
“Havadis olarak risk aldınız, CTP’liler sizi okumayacak” diyenler de oldu…
“Cesur yayımınızdan dolayı, artık Havadis okuyacağım” diyen de…
Havadis’i bu iki yayımla yorumlamak doğru değildir.
Beş yıla yaklaşıyoruz.
Sayın Başaran Düzgün “kurumsal bakış açımızı” köşesinde gayet güzel anlattı.
Hiçbirimiz, Havadis’in yarattığı değerlerden büyük değiliz.
Havadis’e zarar verdiğimizi düşündüğümüzde, bizler de hiç gocunmadan, geri çekilmesini biliriz.
Bu nedenle, aslolan “okur”dur…

Sandı ki, hakaret ediyor
CTP Raporu ile ilgili tartışmalarda hakarete varan saldırılar da oldu…
“Muhabirler patron olursa…” diye başlayan bir cümle kurdu birisi…
Hayatı botunca CTP’den nemalanarak “ER” yaşayan ama “SÖZ”üne de güvenilmeyen bir “PAŞA”cık…
Derdi kendi statükosu. Çünkü CTP ne kadar iktidar, o o kadar “rahat”…
İdeolojiyle falan da bir derdi yok…
Sandı ki, bana da Başaran Bey’e “muhabir” derse, bizi aşağılayacak…
Oysa her sabah güne “muhabir” gibi başlamanın gururu ve onurudur hep içimizde…
“Muhabir” diyerek bizi aşağılamaya çalışan kişi, muhabirin ne demek olduğunu biliyor mu?
Her gün eline ulaşan 48 sayfa Havadis işte o muhabirlerin eseridir.
Muhabirler de bu sektörün en önemli emekçileri olduğunu da bilmeyerek…
Havadis “gazete” olmaya devam edecek.
Biz de “muhabir” olmaya devam edeceğiz.
Başka derdi olan?

Yazar Hakkında

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis kritik, bahis