Bir ağaca bile sarılır insan

22

Nerede o eski bayramlar?

Hep yakınır dururuz.
Bu yakınmanın nedeni ne?

Aslında sadece bayramlara mı yakınır olduk?
Nerede o eski dostluklar?
Nerede o eski günler?
Nerede o eski meyhaneler?
O Arasta.
O Kışla.
O ekmek ve kebap fırınları.
Nerede o eski sokaklar, o mahalleler, o insanlar?
O aşklar?

Bir partiye bile gönül verilmişse, o partinin eski günleri aranır.
“O parti, artık o bildiğimiz parti değil…”
Nerede o eski günler der yakınır dururuz.

Nerede o arkadaşlar?
O talebelik günleri…
Nerede o eski öğretmenler…
Erol Özçelik nerede?
Ahmet Köroğlu nerede?
Varsın bağırıp çağırsınlar, kızsınlar, hatta bir tokat aşırtsınlar…
Nerede?

O 19 Mayıslar?
23 Nisanlar?
Taksim Sahasında birlikte dans ettiğiniz dans arkadaşı nerede?
O ateş çemberinden atlayan gençlere ne oldu?
Neredeler?
O ilkokul öğretmenleri…
Elinizden tutup sizi karşı yola geçiren…
Her derdinizle ilgilenen…
Zihninize mıh gibi çakılan o ilkokul öğretmenleri nerede?..

Nerede o eski arabalar?
Manivelasını motoruna takıp çevirdiğiniz.
Bilmem kaç kez yolda belde kaldığınız.
Limasol’a, İskele’ye bir yol alıp gittiğiniz…
Geceleyin…
Loş araba farlarında ilerlediğiniz…
Nerede?..

Nerede gençlik yılları?..

Çocukluğunuzun, ilk gençlik yıllarınızın geçtiği o sıcak ev nerede?
Tahta panjurlarından yağmuru seyrettiğiniz…
Akıtan yerlere lengerler, leğenler koyduğunuz…
Yağmurla birlikte mektuplar yazdığınız…
Gelen mektupları şilte altına sakladığınız…

Nerede o eski şarkılar…
Nisan Yağmuru.
Sarmaşık Gülleri.
Sevemez Kimse Seni Beni Sevdiğimiz Kadar.
O 45’lik plaklar.
“A” yüzünde bir şarkı, “B” yüzünde bir şarkı.
Hepsi iki şarkıdan ibaret.
Nerede o plaklar, pikaplar?..

İşte…
Yitip gidenlere yakınır insan.
Bir daha geri gelmeyecek ne varsa.
Onlara yakınır.
Ağaç, sandalye, masa, karyola…
Ev, sokak, mahalle…
Bağ, bahçe…
Dost, arkadaş, sevgili…
Ana, baba, kardeş, akraba, komşu…
Ne varsa…

“Nerede o eski…” ile başlayan her şey, yitip gidenleri anlatır…

Bu yakınmalar deli eder adamı…
Bir daha yaşanmayacak olan ne varsa…
Deli eder…
İşte…
Bu yüzden bir ağaca bile sarılır insan…
Bu yüzünden…