Bu Kez Belediye Başkanlığına Aday

Bu Kez Belediye Başkanlığına Aday
Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi

AKTİF SİYASETE DÖNÜŞ: Erken genel seçimler öncesinde “aday olmaması karşılığında” Serdar Denktaş ile Ahmet Kaşif’in kendisine rüşvet verdiğini iddia ederek Meclis kürsüsünden salladığı dolarlarla günlerce gündem olan dönemin DP Milletvekili Ejder Aslanbaba, aktif siyasete geri dönüyor. Aslanbaba, yeni bir siyasi oluşum için çalışma başlattı

“BELEDİYE BAŞKANLIĞINA ADAYIM”: Aslanbaba: Haziran ayında yapılacak yerel seçimlerde İskele Belediye Başkanlığı’na adayım. Çalışmalara başladım. Yeni bir siyasi oluşum için çalışıyoruz. Bu hayata geçmezse bağımsız aday olacağım. Siyasete girdiğim için hiç pişman olmadım. Sadece siyaset özel hayatıma girdiği zaman huzurum kaçtı, rahatsız oldum.
“KIZIMIN BİLGİSAYARINI VERSİNLER”: Aslanbaba, rüşvetle ilgili polis soruşturmasının tamamlandığını ve topun Savcılık’ta olduğunu açıkladı. Aslanbaba: Savcılık’tan en erken zamanda kararını açıklamasını bekliyorum. Kamuoyu bu konuda aydınlansın. Kızımın bilgisayarı, kayıt cihazı ve para Savcılık’ta. Tek isteğim kızımın bilgisayarını bana vermeleri
“PARADAN HİÇ ALMADIM”: Aslanbaba: Meclis Başkanı’na 5 bin sterlin karşılığı 7 bin 600 dolar, 90 TL verdim. O paradan viski, buz ve puro aldığım doğru değil. Birilerine mesaj vermek için bunu söyledim. 90 TL’yi doların içine para çoğalsın diye koydum. Bu mesajı alacak olan aldı
“KÖTÜ BİRİ DEĞİLİM”: Aslanbaba: Neden bu kadar gündem oluyorum anlamadım. Ben kötü biri değilim, sadece biraz çenem düşük. Bazı gazeteciler benim hakkımda gerçek dışı haber yapıyor. Herkesin borcu var, tek yatırım yapıp batan insan ben miyim?
“HİÇBİR YERE GİTME NİYETİM YOK” Aslanbaba: Türkiye, Erbil ve İngiltere’de yatırımlar yapmaya başladım. Yaptığım evlerin tapu sorununu da bayramdan sonra hallediyorum. Her şey yoluna girecek. Ülkeden hiçbir yere gitmeye niyetim yok

Selda İÇER

Ülkenin en çok tartışılan siyasetçilerinin başında gelir Ejder Aslanbaba. Ülke siyasetinde kendisini, 2006 yerel seçimlerinde İskele Belediye Başkanlığı için DP’den adaylığını koyduğu zaman tanıdık. Bu seçimi kazanmayı, deyim yerinde ise “kıl payı” kaçırdı. Daha sonra DP’den milletvekili seçildi, genel sekreter oldu, UBP’ye transfer oldu ve bu yıl UBP’den DP’ye geçen 8 milletvekilinden biri olan Ejder Aslanbaba, yeniden aday olmaması için Serdar Denktaş ve Ahmet Kaşif’in kendisine rüşvet verdiğini iddia etti. Elindeki dolarları Meclis kürsüsünden sallaması ile bir anda siyaset arenası karıştı. Uzun saçları, kravatsız yeşil gömlekleri, gümrüksüz araba kullanması, banka borçları ile siyaset gündemine oturan Aslanbaba, seçimden sonra kamuoyunun gündeminden bir anda düştü. Genel kanı, dokunulmazlığının ortadan kalkması ile yurt dışına kaçtığı yönünde idi. Kendisine ulaştığımız Aslanbaba’nın kaçmak yerine tam tersine yeniden siyasete dönmeye hazırlandığını öğrendik. Ejder Aslanbaba, İskele Belediye Başkanlığı’na aday. Şu an çevresindeki bazı arkadaşlarıyla yeni bir siyasi oluşum için çalışma başlatmış. Bu hayata geçmezse bağımsız aday olarak belediye başkanlığı aday olacağını açıkladı. Ejder Aslanbaba, rüşvet iddiaları konusunda polisin soruşturmayı geçtiğimiz bayram öncesi tamamladığını ve şimdi Savcılığın kararını beklediğini de sözlerine ekledi. İskele’de deniz kenarında kahvaltıda bir araya geldiğimiz Ejder Aslanbaba ile yaptığımız söyleşiyi dikkatle okuyacağınızdan eminiz.
HAVADİS: Erken genel seçim öncesi size rüşvet verildiğini iddia edip meclis kürsüsünden dolarları sallamıştınız. O günden sonra neler yaşadınız?
ASLANBABA:
O olaydan sonra taktir de aldım, eleştiri de. Şimdi siyasi yaşamıma bağımsız olarak devam ediyorum. İnsanlar bana şimdi daha içten sesleniyor. Beni mutlu ediyor bu davranışları. Siyasi partide iken yüzüme karşı iyi davranıyorlardı ama arkamızdan da konuştuklarını biliyorduk. Şimdi daha rahatım. Herhangi bir partiye bağlı değilim. Hayatımda tek değişen bu oldu.
HAVADİS: Bu olay size zarar vermedi mi?
ASLANBABA:
Hayır, bana zarar verdiğini düşünmüyorum. Ben sadece herkese “kralın çıplak” olduğunu göstermek istedim o kadar.
HAVADİS: Ama siz de birçok kez parti değiştiniz, tepki aldınız?
ASLANBABA:
Ejder Aslanbaba çok siyasi parti değişmedi. UBP’ye “Dış Türkler Masası” kurulacağı sözü verildiği için geçtim. Bu olmayacaksa siyaseti bırakacağımı söylemiştim. 15 Mayıs’a kadar karar alınmazsa UBP’den değil, vekillikten istifa edeceğimi söylemiştim.
HAVADİS: Neden istifa etmediniz?
ASLANBABA:
İstifa etmek istedim ama aday yapmadıkları için eylem yaptım.
HAVADİS: Aday gösterilmeyeceğinizi nasıl öğrendiniz?
ASLANBABA:
Serdar Denktaş, Mustafa Arabacıoğlu, DP’nin eski odasında ben ve UBP’den gelen 7 arkadaş oturuyorduk. Benim sorduğum soru şu oldu “Akşam telefon aldım, beni aday göstermeyeceğinizi söylemişsiniz.” Serdar Denktaş da bana “Kesinlikle öyle bir şey yok, hepiniz de adaysınız, gidin ilçelerde çalışmalarınızı hızlandırın” dedi. Aynen kullandığı kelime bu idi. Bunu oradaki diğer arkadaşlara da sorabilirsiniz. Bu telefon bana TBMM’den birinden geldi, ama ismini söylemek istemiyorum şimdi. Bunu Ahmet Kaşif’e arkadaşların önünde sordum. O da bana “Ben yola çıktığım adamları yolda bırakmam, hepimiz de adayız. Biz, Ulusal Güçlerin adayıyız” dedi. Afet Özcafer ve Türkay Tokel de orada “Olamaz öyle bir şey, birimiz sekizimiz, sekizimiz birimiz için yola çıktık. Arkadaşlardan herhangi biri yoksa, bizde yokuz” dediler.

HAVADİS: Peki sonra ne değişti?
ASLANBABA:
Bunu onlara sormak lazım. Ben bilemem. Bana hiçbir açıklama yapmadılar. Ne söyleyebilirlerdi ki.
HAVADİS: Sizce Serdar Denktaş sizi neden aday göstermedi?
ASLANBABA:
Serdar Bey’in iddiası, örgütleri gezmiş ve örgütlerden bana karşı ciddi bir tepki olduğunu saptamış. Ben de bazı örgütleri aradım ve bunu sordum. Onlar da bana, “Böyle bir şey olmadığını ve Serdar Bey ile yüzleşebileceklerini” söylediler. Cumhuriyet Meclisi’nde eski DP Grup Odası’nda toplanmıştık. Serdar Bey’e telefonda örgütten arkadaşlarla kendisini konuşturabileceğimi söyledim. Ancak o bana “Hayır, gerek yok karıştırma kimseyi” dedi ve arabasının anahtarlarını alıp odadan çıkıp gitti.
HAVADİS: Size rüşvet verildiğini iddia ettiğiniz dolarlar, gerçekten verildi mi, yoksa gündem oluşturmak mı istediniz?

ASLANBABA: Onlar bana bu oyunu oynayınca Serdar Bey “Onu ben adam ettim, ben bitireceğim siyasi hayatını” diye her yerde söylermiş. Ben de kendi kendime “O zaman halka bu siyasetçilerin iç yüzünü gösterelim” dedim. Bana bu parayı partiden istifa etmemem ve halka çıkıp konuşmamam için verdiler. Bunun arkası gelecekti. Ses kasetlerinde de bu var zaten. “Bunun arkası gelecek” deniyor. Ben de parayı alıp Meclis Başkanı’na verdim.
HAVADİS: Konuyla ilgili dava ne oldu?
ASLANBABA:
Mali polis soruşturmayı bitirdi. Dava şu an Savcılık’ta. Bunu Savcılığa sormanız gerekiyor. Neden uzadı bu kadar anlamadım. Geç gelen adalet, adalet değildir. Ben gönüllü ifade verdim. O dönem benim yurt dışı çıkışımı durdurmaları aslında yasal değildi. Çünkü şikayetçi olan ben idim. Çıkış yasağı konacaksa üçümüze de konması gerekiyordu. Basın, ben davayı kazanmama rağmen geri çektiğimi yazdı. Neden acaba? Acaba basın da mı bazı güçlerin elinde?
HAVADİS: Soruşturma ne zaman tamamlandı?
ASLANBABA:
Bayramdan önce idi. İki ay oldu. Ama savcımız hala kararını veremedi.
HAVADİS: Sizce neden size karşı bu kadar tepki var?
ASLANBABA:
Çünkü vekilliğin ezberini bozdum. Parmak indirip kaldırmak değil, bölge milletvekilleri projeleri ile meclise gitmeleri gerekir. Vekilin bir karşı partiden rakibi var, bir de kendi partisinin içinde. Çünkü siz bir şey yapmaya kalktığınız zaman diğerleri size kuşku ile bakar. “Ne oluyor” diye.
HAVADİS: Daha önce de İskele Belediye Başkanlığı’na aday olmuştunuz. Sonuç nasıl çıkmıştı sandıktan?
ASLANBABA
: 2006 yılında 24 oy ile sandıktan önde çıktığım İskele Belediye Başkanlığı’nı mahkemede 11 oy ile kaybettim.
HAVADİS: Nasıl oldu bu?
ASLANBABA:
Mahkemede itirazlar oldu. Ancak biz, usulüne uygun itiraz edemedik. Ben de DP’den belediye başkanlığını kaybedince Serdar Bey ve Cemal Bulutoğluları bastırdı ve ben de kabul ettim. Ama söz aldım ikisinden de önümüzdeki belediye başkanlığı seçimlerinde aday olacağım diye. Ama Serdar Bey yan çizdi. Meclis’te 5 kişi idik ve ben aday olursam gurubun bozulacağını söyledi bana.
HAVADİS: Neden bu kadar asisiniz?
ASLANBABA:
Bilmem, asi değilim ki ben. Benden daha uysal birini bulamazsınız. Beni dolandıran adamlara bile yolda selam veririm. En uysal kişilerden biri benim.
HAVADİS: Neye göre uysalsınız?
ASLANBABA:
Her şeye göre. Ama bana yapılana karşı tepkimi ortaya koyarım. Nefret ve kinle hareket etmem. Çünkü o zaman kendi kendinize zarar verirsiniz.
HAVADİS: Siyasete birçok insan girip çıkar. Ancak siz 4 yılda ciddi bir iz bıraktınız. Nasıl oldu bu?
ASLANBABA:
Meclis’te hep ilkleri yaşadım. Yurt dışından gelip Meclis’e giren ilk vekil benim. TV hayatından Meclis’te ilk giren benim. Meclis’e giren ilk uzun saçlı vekil benim. Soyadı “Baba” olan tek vekil benim. İlk rüşveti ortaya çıkaran benim. Meclis’te ilk projeler üreterek projeleri ile konuşan vekil benim.
HAVADİS: Ancak çok fazla transfer olmanızdan dolayı eleştiriliyorsunuz. DP’den UBP ye geçerken para aldınız mı?
ASLANBABA:
Kesinlikle almadım, buna dürüstçe cevap verebilirim.
HAVADİS: Hayatınızın herhangi bir döneminde rüşvet aldınız mı?
ASLANBABA:
Evet, aldım ve bunu da Meclis Başkanı’na teslim ettim.
HAVADİS: Siyasette para ile herhangi bir şey yaptınız mı?
ASLANBABA:
Aksine, siyasete girip de para kaybeden iki kişi vardır. Biri Cemal Bulutoğluları, diğeri de ben. Ötekilere bakarsanız, siyasete girdikten sonra onların hayatı değişiyor.

HAVADİS: Bir de küçük yaştaki kızlarla olan olayınız var basına yansıyan. Buna ne dersiniz?
ASLANBABA:
Kesinlikle böyle bir şey yoktur. Bir gazetecinin çıkardığı olaydır bu. Konu mahkemede ama bir şey çıkacağını sanmam. Bu adamın mal varlığı yok. Son model araba sürer ama bir şeyi yok. Bizde basın özgürlüğü değil, basın kirliliği var.
HAVADİS: Neden bu kadar çok konuşuluyorsunuz kamuoyunda?
ASLANBABA:
Neden acaba? Doğruları duymak istediğiniz için bana geliyorsunuz. “Köre şaşı” demediğim için. 4 sene vekilliğimde hiç olumlu bir şey yapmadım mı ki gazeteciler bunları yazmıyor? Bilemiyorum. “Sempatik, konuşkan, lafazan” derler ama bunun dışından arkamdan ne konuşurlar bilemem. Örneğin, bankalarla ilgili yaşadığım sıkıntı ortada. Varsa bir gazeteci bunları yayımlayacak alnından öperim. Ama yoktur. Cesaretsizler. Gelsinler belgeleri vereyim. Mecliste onlarca kez gösterdim. Hanginiz yayınladınız? Ama kötü bir şey yapsam hemen yayınlıyorsunuz.
HAVADİS: Gündem yaratan gümrüksüz kullandığınız arabanız ne oldu?
ASLANBABA:
Gümrüksüz arabamı geri gönderdik İngiltere’ye. Bir yıl oluyor. O kadar insan var gümrüksüz araba kullanan. Doğrudur kullanmamam gerekirdi ama ülkede bu kadar sorun varken bu mu kalmıştı konuşulması gereken. Sonuçta araba benim değildi ve tepkiler üzerine arabayı sahibine İngiltere’ye geri gönderdik.
HAVADİS: Rüşvet olarak aldığınızı iddia ettiğiniz paradan neden viski, buz ve puro aldınız?
ASLANBABA:
Benim hastalığım viski içmek, severim. Bir günde bir litre içerim sohbet ortamında. Bunu mecazi anlamda birilerine mesaj iletmek için söyledim. Mesaj kesinlikle alınmıştır. Ben paradan hiçbir şey harcamadım.
HAVADİS: Nasıl bir mesajdı vermek istediğiniz?
ASLANBABA:
“Bakınız bu para ile puro ve viski alabilirdim, ama almadım” demek istedim ve mesajı aldı bazıları. Hayatımdan hiçbir şeyden utanmadım. Rüşveti emanet olarak aldım ve Meclis Başkanı’na teslim ettim. Samimi olarak bu parayı ben istemedim bunu söyleyebilirim. Tek isteğim aday olmaktı.
HAVADİS: Buna tepki olarak mı İskele Belediye Başkanlığı’na aday oluyorsunuz?
ASLANBABA:
Şu an hiçbir partiye üye değilim. Yeni bir siyasi oluşum için yola çıktığım arkadaşlarım var. O gerçekleşir mi, yoksa başka bir partiye mi geçerim orasını zaman gösterecek.
HAVADİS: Nasıl bir parti kuracaksınız?
ASLANBABA:
Ben sağın solunda, solun sağındayım. Biz, “şu kökenli, bu kökenli” diye ayırımcılığa karşıyız. Herkese kapımız açık. Bu oluşumda hiçbir eski siyasetçi yok. Olursa da başkanı kesinlikle eski bir siyasetçi olmayacak. Ben de dahil.
HAVADİS: Neden yeni bir oluşuma gitme ihtiyacı hissettiniz?
ASLANBABA:
Çünkü ihtiyaç var. Dikkat ederseniz halk bir partiye küsünce diğerine oy veriyor, ona küsünce tekrar geri dönüyor. İki parti arasında gidip geliniyor. DP koltuk değneği gibi. Düşmesin diye birileri onlara yaslanıyor. CTP, DP-UG olmasa hükümeti kurabilir miydi? Parti içinde kavgalar olabilir ama bunun dışa yansıması hoş değil.
HAVADİS: İskele Belediye Başkanlığı seçiminde kendinizi ne kadar güçlü görüyorsunuz?
ASLANBABA:
Yarışa katılan kazanacak iddiası ile katılır. Kimse “ben kaybedeceğim” demez. Bölge insanı sağ olsunlar beni seviyorlar, sıcak davranıyorlar. Ama her şey sandıkta belli olur. Bir insan birine oy verecekse arkadaş olmasına bakmamalı. Yapabileceklerine bakmaları gerekir. Ama bizde maalesef siyasette çıkar ilişkileri ile oy veriliyor.
HAVADİS: Ancak baktığımız zaman sizin siyasi geçmişinizin pek de parlak olduğunu söyleyemeyiz?
ASLANBABA:
Ben de onu diyorum. Halkın karşısına bir çıkayım, buna halk karar versin. Seçilemezsem tekrar aday olmam ama bir siyasi oluşum olacaksa parti yetkili organlarında çalışırım.
HAVADİS: Yurt dışına kaçacağınız beklendi. Borçlarınızdan dolayı?
ASLANBABA:
Ejder Aslanbaba öyle yüklerin altından kalktı ki. Borcum olduğunu hiç inkar etmedim. Ama ben hiçbir şeyin altında ezilmem. Borcumdan fazla alacağım var. Neden kaçayım ki. Her batan insanın adayı terk etmesi mi lazım. Yatırım yapıp da batan ne ilk ne de son kişiyim. Neden bu kadar gündemdeyim ben de bilmiyorum.
HAVADİS: Siyasetten uzak kaldığınız bu son birkaç ayda neler yaptınız?
ASLANBABA
: İngiltere, Türkiye ve Irak arası gidip geliyorum. Şu günlerde bir Endonezya ziyaretim olacak. Irak’ta Araplar et döner yer. Kıyma döneri onlara tattırdık. Erbil’de iki restoran açtık ortak olarak. Çalışmalarımızı 6 restorana çıkarma hedefimiz var. Zincir kuracağız. İşimizi tutturduk. Sadece et bulmada zorlanıyoruz. Endonezya’da da mobilya işine gireceğiz bir arkadaşla. Erbil’e ve Türkiye’ye bu mobilyaları pazarlamayı planlıyoruz.
HAVADİS: Şu anda borçlarınız ne durumda?
ASLANBABA:
Borçlar devam, Şekerbank’a borcum 300 bin sterline yakın. Kendi yapmış olduğum sitenin koçan sorununu büyük ihtimal bayramdan sonra halletmiş olacağım. Bu durumda hem borcumu ödeyeceğim, hem benden ev alanlar koşanlarını almış olacak. Ancak elektrik kurumu ile davamız devam ediyor. Mağusa’da, elektrik borcu ve bir banka ile olan sorunlarım için mahkemeye giderim. Bundan da gocunmam. Tanıdık ahbapları görürüm, sevinirim.
HAVADİS: Siyasilerden birine mesaj vermek isteseniz, buradan kime mesaj gönderirdiniz?
ASLANBABA:
CTP-BG Milletvekili Tufan Erhürman’a mesaj vermek isterim. Ben hep Meclis’te hukukçuların olmasını savundum. Meclis’in bozuk yapısını düzeltmesini isterim. Başka birine mesaj vermek istemem. Kimseye kinim yok. Meclis’te taktir ettiğim iki milletvekili var. Mehmet Çağlar ve Özdil Nami. Çünkü her ikisi de uzman oldukları konularda çıkıp konuşuyorlar. Ama diğerleri her konuda çıkıp konuşuyor.
HAVADİS: Son olarak kamuoyuna ne söylersiniz?
ASLANBABA:
Gazeteciler ve yayıncılar bir haber yapacaklarında lütfen adil olsunlar. Haberin kaynağını araştırsınlar. Kulaktan duyma şeylerle gazetecilik yapmasınlar. Ben her zaman eleştiriye açığım ve onlardan da ders alırım. Hayatım boyunca kimseye bağlı olmak istemediğim için kravat takmayı sevmem. Bir tek rahmetlik babamın önünde eğildim, kimsenin önünde eğilmem. Ben böyleyim, kimseye benzemek zorunda değilim. Özümden neden vazgeçeyim ki. Kılığıma kıyafetime değil, icraatlarıma baksınlar.

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman