TEPKİ GÖRDÜ: Geçitkale Cumhuriyet Lisesi’nde sınıftaki bir tartışma sonrası öğretmeni tarafından tartaklanan 15 yaşındaki öğrencinin Eğitim Bakanlığı’na bağlı üst disiplin kurulu tarafından bir yıl örgün eğitimden uzaklaştırılması, eğitim camiasını ayağa kaldırdı. Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası ise yasaları işaret etti
“KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL”: Eğitim bilimci Barış Uzunahmet bir çocuğun eğitimden uzaklaştırılmasının kabul edilemez olduğunu ve çağdaş eğitimde bunun yerinin olmadığını söyledi. Sosyal hizmet uzmanı Barış Başel: Problemli veya riskli davranış gösteren öğrenciler için profesyonel bir kadro oluşturulmalı
SİSTEM DEĞİŞMELİ: KTOEÖS Başkanı Gökçebel: Yasalara göre 15 yaşını dolduran öğrenciye örgün eğitimden men cezası verilebilir. Bu keyfi bir uygulama değil. Eğitim sistemindeki yasalar tekrar düzenlenmeli. Çocukları topluma kazandıracak bir sistem oluşturulmalı
Bertuğ TOPAL
Havadis Gazetesi’nin okuyucularına geçtiğimiz pazar günü duyurduğu bir öğrencinin önce öğretmeninden dayak yemesi ardından da örgün eğitimden bir yıl süreyle uzaklaştırılması haberi, eğitimciler arasında büyük yankı buldu. Sosyal hizmet uzmanı Barış Başel ve eğitim bilimci Barış Uzunahmet olayla ilgili tepkisini belirterek “Bir gencin hayatıyla oynamak bu kadar kolay olmamalı” dedi. Umut Bey isimli 15 yaşındaki öğrenci sınıftaki bir tartışma sonrasında öğretmeni tarafından darp edilmişti. Umut Bey ailesiyle birlikte polise şikayet edince bu kez başı iyice derde girdi. Disiplin kurulu Umut’un okuldan uzaklaştırılmasına karar verdi. Üst disiplin kurulu ise yeni eğitim yılında Umut’a “örgün eğitim dışına çıkarma” kararı vermişti.
Uzunahmet: Kabul edilebilir değil
Eğitim bilimci Barış Uzunahmet yaptığı açıklamada bir çocuğun eğitimden uzaklaştırılmasının kabul edilemez olduğunu ve çağdaş eğitimde çocukların ve gençlerin eğitimde tutulması gerektiğine vurgu yaptı. Çocukların bütün olumsuzluklara rağmen örgün eğitimin içerisinde bulundurulmasının gerekliliğini de ifade eden Uzunahmet, “Günümüz eğitiminde çocuklar haylazdır diye veya bir olaya karıştı diye örgün eğitimden atılmasının yer yoktur” dedi.
“Dünyanın tam tersine gidiyoruz”
Bütün dünyada zorunlu örgün eğitim 12 yıla çıkarılırken bizde öğrenciler örgün eğitimin dışında bırakıldığını belirten Uzunahmet, dünyada uygulanan sistemin amacının çocukları 18 yaşına kadar örgün eğitim içerisinde bulunmasını sağlamak olduğunu söyledi. Bizim ülkemizde ise bu durumun tam tersi bir yapı olduğunu kaydeden Uzunahmet, “Biz bunun tersine haylazlık yaptı diye üstelik de dayak yemesine rağmen örgün eğitimin dışına itiyoruz” şeklinde konuştu.
“Utanıyorum”
Eğitim bilimci Barış Uzunahmet, Umut Bey isimli öğrencinin okul tarafından değil üst disiplin kurulu tarafından yapılmasını da yadırgadığını söyledi. Lise müdürlerinden oluşan bu kurulun hiçbir sorumluluk almayarak bu çocuğu uzaklaştırdığına vurgu yapan Uzunahmet, “Bu kararı alanlarla aynı meslek çatısı altında olmaktan utanç duyuyorum” dedi.
“Tamamen suça itiliyor”
15 yaşındaki bir çocuğun bir yıl süreyle okulsuz bırakılmasının o çocuğu suça itmekten başka bir şeye yaramayacağına vurgu yapan Uzunahmet, “Adeta bu çocuğa git serserilik yap veya kötü yola düş” denmek istediğini söyledi. Uzunahmet, eğer bu tip çocukların psikolojik sıkıntısı varsa bu sorunların rehberlik hizmetleriyle çözülebileceğini kaydetti.
Başel: Profesyonel kadro oluşturulmalı
Sosyal hizmet uzmanı Barış Başel ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada bu tarz olayların öğretim kurumlarında çok kez karşılaşıldığını belirterek, problemli veya riskli davranış, şiddet eğilimi, okuldan kaçma gibi sorunlara müdahale edilebilecek profesyonel bir kadro oluşturulmasının gerekliliğine vurgu yaptı. Okullarda rehberlik hizmetinin bulunduğunu ancak bu hizmetin etkili olarak kullanma noktasında sıkıntılar olduğunu söyleyen Başel, bu servislerin yeniden yapılandırılarak etkin kılınmasının gerekliliğine dikkat çekti.
“Yeni birimler şart”
Başel bu konunun okullarda çözülebilmesi için yeni birimlerin kurulması gerektiğini söyleyerek, okullarda sosyal servislerin ve ailelerle eğitim kurumunun bağlantısını yürütecek birimlerin oluşturulması gerektiğini söyledi.
“Eğitim hakkı engellenemez”
Hiçbir çocuğun veya gencin eğitim hakkının engellenemeyeceğine vurgu yapan Başel, çocuğun eğitim kurumu ile bağlantısının kesilmesi durumunda daha fazla uygunsuz davranış sergileyebileceğini kaydetti. Başel, Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre de çocukları okuldan atmak yerine en uygun durumda eğitimde tutulması gerektiğini ifade etti. Okulların disiplin defterlerinde çok kötü ifadeler yazılarak çocuklara ceza verildiğini söyleyen Başel, “Disiplin defterlerinde çocuğun serseri olduğu için okuldan atıldı veya ceza verildi şeklinde ifadeler yer alıyor. Kime göre neye göre serseri bu ifadeler çok yanlıştır. Bu tarz hareketlerle çocukları etiketliyorlar” şeklinde konuştu.
Gökçebel: Yasalarda düzenleme şart
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası Başkanı Tahir Gökçebel ise bu öğrencinin 15 yaşını doldurmasından dolayı yasalara göre örgün eğitimden men cezası verilebileceğini söyledi. Bu uygulamanın keyfi bir uygulama olmadığını belirten Gökçebel, sistemin disiplin tüzüğüne göre çalıştığını kaydetti. Ortada ciddi bir sorunun olmaması halinde hiçbir öğrencinin okuldan uzaklaştırılmadığını ifade eden Gökçebel, ülkemizdeki eğitim sisteminde yasaların tekrar düzenlenerek çocukları topluma kazandıracak bir sistem gerektiğini söyledi.
“Sistem yanlış”
Gökçebel, örgün eğitim sistemin sıkıntı olduğunu söyleyerek sadece sınıf geçirmek üzerine bir eğitim sisteminin olmaması gerektiğini söyledi. Sorunlu çocukların okuldan uzaklaştırılmaması halinde okuldaki bütün çocukları tehdit eder düzeyde olabileceğini de söyleyen Gökçebel, bu kararların çok zor verildiğini de ifade etti.
“Özel sorunları olan çocuklar desteklenmeli”
Özel sorunları olan çocukların desteklenmesi konusunda sistemde sıkıntılar olduğunu ifade eden Gökçebel, bu konuda herhangi bir adımın atılmadığını söyledi. Gökçebel, “Bakanlar Kurulu oturur ve öğrencileri ‘geçirdim’ der. Var olan yasalar bile uygulanmıyor düzenlemeler yapılması gerek. Özel eğitim isteyen çocuklar var bu çocuklar için ayrı bir birim gerek. Eğitim Bakanlığı’nda kadro ve anlayış farklılığı gerek. Ciddi bir önem gösterilmeli” dedi.
































