Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

BU GİDİŞ, ADAYI BÖLER…

Güney Kıbrıs seçimleri beklendiği gibi gerçekleşti.

En çok oyu olan DİSİ ve AKEL ile bu kez Vatandaşlar İttifakı ile birlikte seçime giden EDEK yine oy kaybetti, faşist ELAM ise oylarını artırdı…

Aslına bakarsak, bir önceki seçimde yani 2016’da da sonuçlar aşağı yukarı aynıydı. Yani Perşembe’nin gelişi, Çarşamba’dan belliydi.

O zaman da, DİSİ ve AKEL kayıp yaşamışlardı. ELAM da 2016’da 2 milletvekiliyle Meclis’e girmişti. 2011’de seçime ilk girdiğinde yüzde 1,08 olan oyu, şimdi yüzde 6,78…

Gidişat hoş değil, özellikle de gençler arasında. ELAM, Meclis’e en genç milletvekilini sokan parti aynı zamanda.

İktidardaki DİSİ’nin pandemi ve genel ekonomik durumda yaşanan zorluklar ile  bizzat Anastasiadis’in de adının karıştığı altın pasaport yolsuzluklarının etkisi olduğu söylense de, ortada hem DİSİ, hem de AKEL’in bir gerileme trendinde olduğu görülüyor.

Bir patlama yaratmasa da ELAM’ın oy artırması önemli…

Yunanistan’daki Altın Şafak partisinin Kıbrıs uzantısı olan ELAM, katı bir federalizm karşıtı çizgiyi, yasadışı göçle ilgili sıfır toleranslı bir göç karşıtı politikayı, “küreselleşmenin köleliğine” karşı koymak için katı bir Yunan merkezli eğitim sistemini destekliyor. Avrupa’daki benzerleri gibi de yükselişte.

ELAM’ın 2000’li dönemde yükselişe geçmesi, 1974 sonrası düşmanlıkla yetişen neslin iktidarı olarak yorumlanmalı.

Kendileri de Elen-Ortodoks eğitim sistemi vurgusunu sürekli yapıyor.

Aynı yıllarda yetişen nesiller arasında da barış aktivistleri var, ancak sayıları az. Eğitim sisteminin olumsuz etkisi o yaş aralığında çok belirgin.

İlginçtir ki, Güney Kıbrıs’ta bu gidişattan endişe duyulduğunu, tersine bir çaba içine girildiğini de görmüyorsunuz.

Aksine, oy kazanmak amacıyla liderler, hangi partiden olurlarsa olsunlar söylemlerini sağ ideolojiye uygun şekilde sertleştiriyorlar.

Mesela Anastasiadis’in Crans Montana macerasına bakın. Önündeki seçimlerde oy kaybına uğrayacağı düşüncesiyle, uzlaşmazlığa yatmamış mıydı?

Şu anda aşırı sağın iktidar olma şansı yok.

Ama diğerlerinin de durumu değerlendirmek için çok bir fırsatları yok. Sosyal medyada tanınmış bir AKEL mensubu, partisinin ELAM örgütlenmesine karşı hiçbir şey yapmayarak, hayal kırıklığı yaşattığını yazıyor. “Bir kınama bile yapmadılar, bu Nazi harekatına karşı bir örgütlenme kuramadılar” diyor.

Bu seçimde ELAM’ın 4 sandalye kazanmasını küçümsememek gerek. Geç olmadan akıl koymaları şart. Aksi taktirde hem kendi içlerinde çoğunluğun hiç de istemediği şekilde bir sertlik yanlısı kesim güçlenecek, hem de bu trend kuzeyde de aşırı milliyetçi ve retçi kesimlerin güç kazanmalarına neden olacak…

Nitekim dün Ersin Tatar ne diyor; “Kıbrıs’ta federal temelde bir anlaşmanın artık olamayacağı söylemimizin bu seçim sonuçlarıyla bir kez daha teyit edildiğini görüyorum”.

Şu son seçim, Güney Kıbrıs’ta çözüm, federasyon, uzlaşma, barış yanlıları için belki de son şanstı.

Eminim bu kesim şu anda büyük hayal kırıklığı içindedir. Ancak unutulmasın ki, bu yollar döşenirken, hep birlikte sessiz kaldılar…

 

YERİN KULAĞI VAR

 

MUHALEFET DEVLET GELİRLERİ İÇİN DE BASTIRMALI:

Muhalefetin direnişi, hayat pahalılığı ödeneğinin dondurulması tasarısını ikinci kez geri çektirdi. Ersan Saner, 4 aylık dondurma kararını, 3 aya indirme düşüncesinde olduklarını söyledi. Yani Mart, Nisan, Mayıs dondurulacak, Haziran’da ödenecek şekilde. Muhalefetten aynı başarıyı, devletin gelirlerini artıracak kararlar için de bekliyoruz. Keşke bir görüş birliğine varıp, bastırsalar. Memur maaşından kese kese nereye kadar?

 

RÜYA ERKEN BİTTİ:

Hatırlayacaksınız, Cenevre sonrası Ersin Tatar’ın söylediklerini, “İngiltere bizi tanıyabilir, İngiltere’den direk uçuşlar başlayabilir”. Hatta Tatar’ın bu iddiası, Türkiye basınında da manşetlere taşınmıştı. O gün de yazmıştık, “boşuna bu halkı kandırmayın, hayal dünyasında yaşıyorsunuz” diye. Ne oldu, İngiltere Dışişleri Bakanlığı, İngiltere’nin “tek taraflı ilan edilen KKTC’yi bağımsız devlet olarak tanımadığını, Kıbrıs Adası için egemen otorite olarak Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanıdıklarını” bir kez daha yineledi, İngiliz yargısının 2009 yılındaki, “direk uçuşların uluslararası sözleşmelerin ihlalini teşkil edeceği” şeklindeki kararına da atıfta bulundu. Bugün için böyle bir politika değişikliği olmayacağını, dış politikadan az çok anlayan herkes zaten bilirdi…

 

DÜŞÜN HALKIN YAKASINDAN:

Azınlık hükümeti dediklerinde çok kızarlar. “Hayır efendim bizim 27 sayımız var, azınlık hükümeti değiliz” diye de bağırırlar. İyi de aylardır Meclis’te nisabı sağlamak için ona buna yalvar yakar oluyorsunuz. Zorlamayla nereye kadar. Seçime gitmemek için ne anayasa bıraktınız ne hukuk. O koltuk için bunca rezilliğe değer mi? Sokaklar isyan eden, “başımızdan gidin” diyenlerle doldu, her gün bir örgüt eylem yapıyor. Hala anlamadınız mı, bu halk sizi istemiyor…

 

MAMUR ETTİNİZ:

Ekonomiyi düzlüğe çıkaracaklarmış, salgın konusunda Haziran’a kadar herkesi aşılayacaklarmış. Sadece mış mış…Duyan da hazinenin lebalep para dolu olduğunu, aşıların buzluklara sığmadığını sanır. Yahu siz maaş ödeyebilmek için bile, her ay el avuç açıyor, olmadı bankalardan yüksek faizle borçlanıyorsunuz. Aşı konusunda ise Türkiye göndermese ortada kalacaksınız. Ama iş atmaya gelince maşallah üstünüze yok. Bırakın ekonomiyi düzlüğe çıkarmayı, zam üstüne zam yaparak zaten zorda olan vatandaşı per perişan ettiniz…

 

KİMSE İNANMIYOR:

Vatandaşa verdiği hiçbir sözünü tutmayan Erhan Arıklı, şimdi de “ülkeyi ucuzlatmak” adına yeni projeleri hayata geçeceğini söylüyor. Koltuğa oturmasının üzerinden 6 ay geçti, söylediklerinin hiçbiri gerçekleşmedi. Bırakın hayatın ucuzlamasını, tam tersi indirim yapacağım dediği her şeye zam yaptı.   Şimdi de ayni Arıklı, “Türkiye ile imzalanacak Serbest Ticaret anlaşması ile maliyet baskısından kurtulacağız” diyor. Verdiği hiçbir sözü tutmayan Arıklı’nın, toplumda inandırıcılığı kalmadığı için bu vaadinin de hayata geçeceğine inanan pek çıkmaz sanırım…

 

 

COVİD YARDIMLARINDA PARTİ-DEVLET:

Covid yardımlarının parti örgütlerince dağıtıldığı konuşuldu Meclis’te. Bu konuda bizim de duyumlarımız var. Listeler ve hatta dağıtımların parti elemanlarınca yapıldığı iddiaları dolaşıyor etrafta. Bunun, yapana bir faydası yok, geçmiş dönemlerde gördük. Aksine, iktidar partisi mensubu olmayanların yaşadıkları zulüm, seçimlerde çok daha net ortaya çıkıyor. Partizanlığın gözü kör olsun, akılcı düşünmeyi, adil olmayı engelliyor…

 

ÖZLENEN DİYALOG:

Türkiye-Yunanistan arasında aşı sertifikası mutabakatı önemli. Görmek istediğimiz bu, diyalog; umarız arkası gelir.  Sertleşmenin iki tarafa da bölgesel dengelere de faydası yok. Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun “Sorunlarımızın çözümü için ilişkilerimizin güçlendirilmesi önem arz ediyor” sözleriyle, Dandias’ın “Bugünkü görüşmemizin amacı, bir ilk anlaşma sürecini başlatmaktı. Eğer bu mümkün olabilirse daha sonra da aşamalı olarak zaman içerisinde bir normalleşme yönünde ilerlemek istiyoruz” sözleri umut verdi…