Köşe Yazarları

BU DA TURGUT AKÇIN’IN GÖRÜŞÜ… YORUM SİZİN..






Geçtiğimiz günkü ( 2 Şubat) “Yerin Kulağı Var” köşesinde, Kuzey Kıbrıs Narenciye Üreticileri Birliği Başkanı Turgut Akçın’ın, “Eğer sigorta da çiftçi olarak kayıtlı değilseniz desteğin yüzde 75’ini alacaksınız. Burada üretici, sigortaya kayıt olup her üç ayda bir para ödemesi için zorunlu kılınmaya çalışılıyor. Bu yapılan, bu paraları üreticiden nasıl keseceksiniz uğraşıdır” açıklamasını eleştirmiş, Sayın Başkan’ın bu eleştirisini anlamakta zorlanıyorum. Ne yani, hem devletten teşvik alacaksınız ama, kayıt altına da girmeyeceksiniz. Kayıt altına girmekten niye bu kadar çok korkuyorsunuz anlamıyorum” demiştim… Bu yazım üzerine Sayın Akçın’dan cevap geldi. İşte Turgut Akçın’ın açıklaması; aynen yayınlıyorum. Ancak benim tarım reformu konusunda hükümete verdiğim destek baki… hem de eskisinden daha fazla…

“Sayın Moreket;
Yazınızı okuduk ve çok üzüldüm. Çünkü bu konuyu derinliğine araştırmadınız ve benim kayıt dışılığı desteklediğimi yazıyorsunuz.
1. Narenciye, en küçük bir parseline kadar kayıtlıdır. Bunu Tarım Sigortasından öğrenebilirsiniz.
2. Narenciye Üreticisi Ülkemizde en çok vergiyi verendir. Üretilen her kilonun vergisini peşin olarak vermektedir. Vergi kaçırması mümkün değil.
3. Narenciyeci stopaj vergisi olarak %3 peşin vergi ödemekte(zarar etse bile) T.C’de maliyetler bizden çok düşük olmasına rağmen stopaj vergisi %2 dir. Hayvancı %2 stopaj vergisi vermekte, Tahıl Üreticisi %1 stopaj vergisi vermektedir.
Bunları belirttikten sonra gelelim Tarım Bakanı’nın Reform olmayan Reformuna:
4. Reform dendiğinde bir yenilik ve refahlık getirmek için yapılmakta, örneğin: Üretimi 8 aya yaymak için Proje hazırlar,yeni çeşitler getirirler, erkenci veya geçci kolay soyulabilen, sıcağa veya soğuğa dayanıklı çeşitler getirerek üreticiye öncülük ederek.
5. Gelen suyla beraber adanın neresine neler ekilebilecek önceden belirlenen ürünleri önererek hatta izinle ekilmesini sağlayarak.
6. Önerecekleri ürünlerin ekim ve dikiminden sonra bunların yanında fazla üretilen çeşitler için küçük sanayi işletmeleri örneğin; domates fazlası olduğu dönemlerde salça yapımı gibi.
7. Üreticiye verilen desteğin T.C Yardım Heyeti Tarım Müşaviri tarafından T.C’de kendi Vatandaşlarına verilen destekler karşılığı Kıbrıs üreticisine de ayakta kalması ve üretime devam edebilmesi için verilmesi öngörülen bir destek. Avrupa Birliğinde din, dil, ırk gözetilmeden her kesime eşit davranılmakta ve tarıma Avrupa Birliğinde olduğu gibi tüm dünyada destek verilmekte. Üreten her kişi üreticidir ve yaşından dolayı üretimden hak ettiği destekten men edilemez.Tarım bir ülkenin olmazsa olmazıdır ve stratejik önemi vardır; 1963-1974’e kadar ülkede yaşadık.
8. Sosyal Sigortada birinci iş olarak çiftci kayıtlı olmayan gerçek kişiler ise %75 oranında desteklerden yararlanabilecek. Üretenlerin %60’dan fazlası Sigortadan emekli ve siz bunlara ‘kusura bakmayın size desteğin %75’ini vereceğim’ diyorsunuz. Bunun neresi doğru.Üreticilerin Sigortaya kayıt yaptırmaları yasa gereğidir ve bizde karşı değiliz.İlgili gazeteci bu konuyu yanlış yorumlamış olabilir inancındayım.
       9.    15 Dönüm arası Bahçesi olana 200 TL Destek, 15+ Dönümü olan Üreticiye 260 TL Destek.    Yukarıda görüldüğü gibi Üreticiler arasında ayrıcalık yapılmakta. Ve para tasarrufu yapmak için 1-15 dönüm arası Üretici sayısı 2000  civarında 15 dönümden yukarı olanlara artış verir göstererek şaşırtma yapılmakta.
Üreticiler arasında şartların eşitlendiği zaman desteğin üretime verilmesinede karşı olmadığımızı belirtmek isterim.
Bu konuları görüşmek için Sizleri uygun bir zamanda Birliğimize bekliyoruz”.
                                                                                                                          Saygılarımla
                                                                                                                          Turgut Akçın
                                                                                                                      K.K.N.Ü.B. Başkanı



YERİN KULAĞI VAR
ÖNCE SU, SONRA PAKET:

Hükümetin öncelikli hedefi su konusunda Türkiye ile yaşanan krizi aşmak. Bu kriz aşıldıktan sonra ise tüm enerjilerini Türkiye ile imzalanacak yeni ekonomik protokole harcayacaklar. Yeni ekonomik protokolde, bazı kurumların özelleştirilmesinin önünün açılacağı iddia ediliyor. Limanlar ve Telekomünikasyon gibi… 

ANKARA’YA MEKTUP BİR AYDA:
Dün bir arkadaş aradı, Ankara’ya mektup atmaya gitmiş. “Normal mi, APS mi” diye sormuşlar. Normalin ne kadar zamanda gideceğini sormuş, inanmayacaksınız, “1 ayda” demiş görevli. APS de 1 haftada gidermiş. Bundan kırk yıl önce, gün aşırı uçak varken, Ankara’dan ailemizle mektuplaşırdık, en geç üç dört günde gelirdi mektuplar. Günde bilmem kaç tane uçak kalkar, mektup bir ayda gider. Bu nasıl iş…

MESLEKTEN MEN EDİLSİNLER:
İş Sağlığı ve Güvenliği uzmanları, iş kazalarının yüzde 98’inin önlenebilir olduğunu söylüyorlar. Öyle yeni yasalarla falan değil, kontrol ve denetimlerle. İçişleri Bakanı Akansoy, açıklamasıyla ne kadar duyarlı olduğunu gösterdi. Sıra denetimleri sıklaştırmada. İş güvenliği şirketiyle çalışan biri bile kaçak ve korumasız işçi çalıştırıyorsa ve üstüne bu işçi hayatını kaybediyorsa, bedeli sadece 8 bin lira olmamalı, meslekten men cezasına kadar gitmeli. Çünkü oynadıkları insan hayatı…

DİKKAT ÇEKİYOR:
Bazı eski siyasilerin son günlerde sıkça televizyon programlarına çıkıp hükümetin özellikle de su konusundaki tavrını eleştirmeleri dikkatlerden kaçmıyor. Bu arkadaşların hafta 2-3 kez televizyon ekranlarına çıkıp, partilerini eleştirmeleri, yine kendi partililerince pek hoş karşılanmıyormuş…

SİYASET KARIŞACAK:
Memleket su ve Ercan kriziyle uğraşırken, son günlerde bir işadamının iddiaları gündeme bomba gibi düştü. Devletten kiraladığı araziyi, uzun süre elinde tutuktan sonra, yüksek bir meblağ karşılığı bir başka işadamına deverttiği iddiaları ortalıkta dolaşıyor. Hele de işe, siyasilerin de adının karışmış olması, konuyu farklı bir boyuta taşıdı. Bir gazetenin ortaya attığı iddia, siyaseti oldukça karıştıracağa benzer…  En kötüsü ne bilir misiniz, gelen yatırımcının bu tür entrikalarla karşılaşıyor olması…

DEĞİŞTİRİN O ZAMAN: 
Yönetim Kurulu üyelikleri her zaman sorun olmuştur. Çünkü buralara yapılan atamalar genelde partizanca atamalardır ve hep sorun yaratır. Örneğin, Kooperatif ve Kıb-Tek’de olduğu gibi.  Atanan kişinin atandığı kurumla ilgsi, bilgisi var mı, yok mu bakılmıyor. Tek kriter, iyi bir partili olması. Sonrasında ardı ardına gelen iddialar. Birisi de çıkıp, buraların çiftlik haline döndürülmesine dur demiyor…

ZİRVEDEKİLER
Barış Burcu: “İki Kurucu Devletli Birleşik Federal Kıbrıs’ı oluşturacağımız tabiidir. 11 Şubat 2014 mutabakatı da çok net olarak bu çerçevededir. Ancak bu durum yıllardır dışlandığımız ve sadece Rum toplumunu temsil eden mevcut “Kıbrıs Cumhuriyeti”ni bizim de kabul ettiğimiz ve onu tadil etmekle uğraştığımız anlamına gelmemektedir. Tam tersine Cumhurbaşkanımızın çeşitli vesilelerle açıkladığı üzere, biz çözümle yeni bir yapıyı yaratacağız…”

DİPTEKİLER
Zeytinde Korumacılık, İthalat Yasağı ve Denetimsizlik:  Zeytin rekoltesi artıyor, öyle olunca fiyatın düşmesi beklenir değil mi? Yok, o da artıyor. Neye göre, belli değil. Hem piyasadaki zeytinyağının yüzde doksanı dünyada yasaklanan sıcak sıkım, asit oranı korkunç. Seven var, sevmeyen var. Ben de bunu anlamam, herşeyin liberal olduğu yerde, ithalatın yasaklanması, korumacılık uygulanması hangi ekonomik anlayışa sığar ki? İnsanı zorla Güney’den  almaya zorluyorlar…







Başa dön tuşu