Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Bu bizim utanç verici yüzümüz…

Rauf Ersenal’ın istifasının, benzer diğerleri gibi, sebepleri tam da ortaya çıkmadan unutulup gideceğini sanırken, kendisinin açıklamaları ve sosyal medyada yayınlanan mesajı geldi…

Rauf Ersenal yaptığı açıklamada da, Başbakan’la aralarındaki güvenin bittiğini belirtti ve “Kelle istediler, verdim” dedi…
Bu bile yeterli bir izahtı.
Sosyal medyada yayınladığı mesajı dün hemen herkes bir şekilde okumuştur diye düşünüyorum.
Şiirsel mesaj, tam da yaşadığımız dramı anlatıyor.
Bir o taraftan, bir bu taraftan tokatlıyor hepimizi.
O tokat, ne kadar görmezden gelsek de, utanmamız gereken yüzümüze ayna tutuyor…
Kendi ellerimizle, birilerine refah, halkın geneline yokluk sunduğumuz…
Kendi ellerimizle devletin ve devlete bağlı kurumların, siyaset adına sömürülmesine fırsat verdiğimiz…
Halkın sırtından her gün biraz daha zengin olanları uzaktan seyrettiğimiz, fakiri görmezden geldiğimiz…
Ama gerçeğin ta kendisi olan o çirkin yüzümüzü, bize bir kez daha anlattı Sayın Ersenal…
Vefanın da, inancın da, adaletin de siyasete kurban edilişi karşısında bir isyan bu mesaj…
“Başa çıkamadım” diyor….
Çaresizlik içindeki insanları kurtaramadığı için…
“800 dönüm vakıf arazisini yıllar boyu tek kuruş ödemeden tepe tepe pervasıca kullanan para babalarının vicdansızlığına şahit olunca ve acı çektim teslimiyetçi sözleşmeyi yapan yöneticilerin ortaya koyduğu hukuki engeli aşamayınca” diyor.
Siyasetin kıyısında, gördüğü entrikalardan korktuğunu söylüyor.
Nitekim işte bu ülkede siyaset-çıkar ilişkisi kelle almaya devam ediyor….
Aksini iddia eden varsa, onlar da çıkıp, Rauf Ersenal kadar cesur, ama inandırıcı olmak kaydıyla bildiklerini açıklasınlar…
Bu arada, CTP-DP hükümetinin 1,5 yıllık iktidarında en önemli kurumların yönetimleri ilginç şekilde değiştiği aklımıza geliyor. Kıb-Tek Yönetim Kurulu Başkanlığı’na atanan Erkan Okandan’ın görevden alınması, Kooperatif Merkez Bankası Yönetim Kurulu Başkanı ve ekibi görevlerinden istifa etmeleri ve ardından da Vakıflar İdaresi Yönetim Kurulu Başkanı Rauf Ersenal’ın istifası…
Gerçekten de ilginç…
Özellikle Kooperatif Merkez Bankası Yönetim Kurulu, Ersenal’ın söylediklerine benzer iddialarla ayrılmışlardı. Ancak o konuda da hükümetten aydınlatıcı bir açıklama gelmemişti…
Ersenal mesajının sonunda büyük bir açıkyüreklilikle şunu da söylüyor;
“Şahit olduğum bütün bu olumsuzlukları ortadan kaldıracak kararları veren bir yerde çok güzel insanlarla görev yaptım ve mutlu ve huzurlu ayrıldım”…
Demek ki hala umut bitmemiş.
Hala işini doğru yapan, her türlü güçlüğe rağmen yapmaya çalışan insanlar var.
Ama acaba neden o güzel insanlar, yaşadıkları baskılar, entrikalar, yalan, dolan, usulsüzlük, yasa dışılık, adaletsizlik bu kadar ortadayken, daha iyi bir yönetim için kendi seçimlerini yapmıyorlar?
Sayıları çok mu az bu insanların?
Bence değil…
Bence sorun, o güzel insanların düşlerini gerçekleştirecek, o güveni verecek oluşumların ortaya çıkmaması…
Artık geleneksel hale gelen statüko bekçilerini, o statükoyu halkın çıkarları adına yıkacak cesarette insanlar ortaya çıkmalı…
Ve bizler, son 40 yılı bir kez daha hortlamayacak şekilde maziye gömmeliyiz…

Girne artık Akdeniz'in incisi değil. Nereye doğru gittiği de meçhul… Şehircilik, planlama, şu bu, hepsi yalan….

YERİN KULAĞI VAR
ALAN DA VEREN DE SUÇLU:
Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı’nın kimliğine bürünüp, bir işletme sahibini dolandıran kişinin haberini okumayan yok. Yalnız atladığımız birşey var. Sahte Müsteşar’a bu para, devlette olan bir işin kolaylaştırılması için verilmiş. Yani aslında en az alan kadar, veren de suçlu. Bunun adı, en hafif tabiriyle rüşvet vermektir…

YARIN ÖNÜNÜZE KOYARLAR:
Bazı adayların Maraş konusunda verdikleri demeçlere akıl sır ermiyor.  Örneğin Sayın Akıncı’nın, kapalı Maraş’ın BM gözetiminde açılmasını bütünlüklü çözümü tetikleyen bir unsur olarak gördüğünü sık sık söylemesi gibi. Yarın seçimi kazanırsa, bunu gerçekleştirmenin söylendiği kadar kolay olmadığını görünce ne yapacak acaba. Görüşme masasında “hade gel açalım” taleplerine ne cevap verecek…

HEP BİRLİKTE FEDAKARLIK:
LTB Meclis Üyesi Murat Kanatlı, Toplu İş Sözleşmesi Komisyonu'ndan kendilerine görüş ortaya koyma hakkı bile verilmediği gerekçesiyle istifa etmiş. Gerekçeleri, “1 Mayıs ödeneği konusunda tüm çalışanlara değil, yalnız işçilere ödeme yapılması önerisi masaya kondu. Yeni bir sistem çalışması ortaya konmaksızın aile yardımının bir orana çekilmesi, yani aile yardımından kesinti yapılması masaya kondu”… Sadece Lefkoşalı’nın değil, biraz da çalışanların fedakarlık yapmasının zamanı gelmedi mi Sayın Kanatlı..?

KİMMİŞ BİLELİM:
90 kilo kaçak et… Hem kaçak, hem de halk sağlığına yönelik bir tehlike… Suçüstü yakalanmışlar, yaşları da suç ehliyetine sahip olduklarını gösteriyor.  Çok daha hafif suçlardan yakalanan başka insanların, özellikle de yabancıların adları sanları açık açık yayınlanırken, konu KKTC vatandaşı oldu mu, sadece baş harfleri veriliyor. Ben de bunu anlamıyorum…

NASIL İŞ BU:
1,2 milyar dolarlık servetiyle Forbes Dergisinin “Dünyanın en zengin 100 Türk” listesine giren Suat Günsel’in, Maliye Bakanlığı’nın yayınladığı listeye göre,  KKTC’de yıllık  116.940 TL vergi beyan ettiği görülüyor. Bürokratlıktan gelen Maliye Bakanı Zeren Mungan 113.768,00 TL, milletvekili  Arif Albayrak  132.290,00 TL vergi beyan ederken, bu işte bir tuhaflık yok mu sizce de…

ASAYİŞ BERKEMAL:
Sokağa çıktınız, etrafınızda kimlerle karşılacağınızı biliyor musunuz? Sokak ortasında bir  kadına akıl almaz bir şekilde cinsel tacizde bulunan birine… Halka ait limanı ve de bir şahsa ait mülkü darmadağın eden vandallara… Ülkeye uyuşturucu sokanlara… Daha nicelerine. Kim bunlar? Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılanlar… Her gün onlarcası teminatla serbest bırakılıyor. Asayiş açısından ne büyük tehdit görüyor musunuz? Deniyor ki, “Yasalar  böyleyse, yargıç ne yapsın”… Peki biz ne yapalım..?

ZİRVEDEKİLER
Cemil Murat: CML restoran sahibi Murat, yemek artıklarını ve kemikleri Gönyeli’deki hayvan barınağına gönderiyor. Güzel bir duyarlılık örneği. Keşke tüm bölgelerde restoranlar aynısını yapabilseler… Böylece sokaklarda insanlar, hayvanlar için yürüyüş yapmak zorunda kalmazlar.

DİPTEKİLER
Sınırlar Delik Deşik: Memleketin içini bıraktım ama, ne yazık ki sınırlarımız da delik deşik olmuş. Bir değil, iki değil tam 38 Suriyeli kaçak yakalanmış. Güney’den, Türkiye’ye götürülmek üzere getirilen 38 Suriyeli’nin KKTC’ye nasıl girdiği bilinmiyor. Sınırlarımız da Allah’a emanet sizin anlayacağınız…