Köşe Yazarları

Böyle ebeveynler her eğitim sistemine lazım






Farklı ülkelerdeki eğitim tartışmalarını takip etmek için zaman zaman özellikle İngiltere’deki gazetelere göz atarım. Geçtiğimiz günlerde TheGuardian’da  yayımlanan bir makale dikkatimi çekti. Eğitimi Savunan Ebeveynler diye bir kuruluşun, sınavlara karşı başlattığı eylem ve kampanyadan bahsediyordu. Biz bu küçük ülkede yıllardır Kolej Sınavı’nın yanlışlığını dilimiz döndüğünce anlatmaya çalışıyoruz. Çocuklar üzerinde yarattığı tahribatı ve fırsat eşitsizliği yarattığına vurgu yapıyoruz. Ancak bunu derken de Kolejlerin de önemli olduğunu ve bu programın yaygınlaştırılması gerektiğinin üzerinde duruyoruz. Yani bizim derdimiz sınavla…

Sınavlar sadece bizim derdimiz değilmiş meğerse… Demokrasinin beşiği İngiltere’de de merkezi sınavlar sorun olduğu anlaşılıyor.İngiltere’de de çocuklar belirli yaşlardan Standart Değerlendirme Testi(SAT) denilen bir testten geçiriliyorlar. Bu sınav sonuçlarına göre de öğrenciler farklı alanlara yönlendiriliyor veya eksik yanları giderilmeye çalışılıyor.

İngiltere’deki Eğitimi Savunan Ebeveynler isimli bu oluşum bu sınavlara karşı olduğunu belirterek bunun için 40 bin imza topladı ve eğitim bakanına sundu. Çocuklarını da bu sınavlara koymama kararı aldılar. Bu kampanyanın öncülerinden Steve Rose,TheGuardian gazetesinde yayımlanan makalesinde şöyle diyor: “Çocukları etkilenenler bizleriz. Ayrıca onları gayet itaatkar bir şekilde bu duruma maruz bırakanlar da bizleriz. Ayrıca karşı olduğumuz eğitim sisteminin önemli bir kısmının parasını ödeyenler de bizleriz. Bütün eğitim sistemindeki en geniş topluluk biziz, ama yine de kendimizi hiçbir şey yapamayacak kadar güçsüz hissediyoruz”.

Eğitim bakanlığına iletilen mektupta; “Okullar ‘sınav fabrikaları’na dönüştü. Test, küçük çocuklarımız için büyük bir stres kaynağıdır ve kendilerini başarısız ve mağlup hissetmelerini sağlar” ifadeleri yer alıyor. Bu ifadeler bizlere çok tanıdık geliyor. Aslında bunlar bilinmedik ifadeler değil. Aklı başında her eğitimcinin söylediği laflar…

Türkiye’de de geçmiş yıllarda 10-11 yaşındaki çocukları Seviye Belirleme Sınavı(SBS) denilen bir sınava sokuyorlardı. Bu sınavın da zararları görüldü ve 2013’te kaldırıldı. Merkezi sınav küçük yaşlardan daha ileri yaşlara 14-15 yaş dönemine kaydırıldı. Şimdilerde Türkiye’de TEOG denilen bir sınavla ilköğretimden ortaöğretime geçiş yapılıyor. Türkiye ve KKTC’deki sınavların birçok ülkenin sınavlarına göre, çocuğun geleceği ile direkt ilgili olmasıdır. Geleceğine yön vermesidir. İngiltere ve daha birçok ülkedeki sınavlar daha çok belli dönemlerde çocukların hedeflenen noktaya gelip gelmediğini kontrol etmeyi amaçlamaktadır.

Birçok ülkede merkezi sınavların yarattığı sıkıntılar nedeniyle kaldırıldı ve yerlerine farklı sınav anlayışları geliştirilmeye çalışılıyor. Özellikle Türkiye ve KKTC’deki “çoktan seçmeli test” anlayışı birçok ülkede çoktan terk edildi.

*****

İngiltere’de ebeveynlerin sınavlara karşı bir tutum geliştirmeye başladığını görüyoruz. “Çocuklarımız Çocuk Olsun”, “Eğitimi Savunan Ebeveynler” gibi ailelerin kurduğu oluşumlar merkezi sınavlara karşı bir tutum geliştiriyor.

Bizim bu küçük ülkede de ebeveynler açısından sessiz bir çoğunluk var. Karşı çıkıyorlar ama zorunluluktan sessiz kalıyorlar. Ses çıkaranların çoğu da kolej sınavını destekler nitelikte… “Bu sınavlar olsun” diyenlerin sayısı az değil… Ne acıdır ki bu destek bilimsel bir gerekçeden çok kendi egosunu tatminden öteye gidemiyor. Hal böyle olunca hem bu sorunu doğru zeminde tartışmak zor oluyor, hem de olan çocuklara oluyor.

Çocukların çocuk olacağı, her yaşın güzelliğini yaşayacağı, yaşlarının kaldıramayacağı zorluk ve baskıyı üzerinde hissetmeyeceği, dershane ve özel dersten özel derse koşmayacağı, bol bol oyun oynayacağı bir eğitim sisteminin kurulacağı ülke hayal ediyorum.

Ne olurdu yani, çocuklar okulu sevse ve koşa koşa gitseydi. En mutlu oldukları yer olsaydı. Zil çaldığında eve gitmek için birbirleri ile yarışmasaydı.

Belki bir gün…







Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu