Köşe Yazarları

BORRELL’Lİ AVRUPA VE ÇÖZÜMSÜZLÜK!

Eşref Çetinel yazdı...


AB’nin AB kadar yaşlı ve hantal bir “AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Komitesi Yüksek Temsilcisi “Josep Borrell”i vardır..

Kendisini bir süre önce Kıbrıs’ı ziyaretinden tanıyoruz. Rum tarafında cirit attı Türk tarafına göz bile kırpmadıydı! Sözde “AB’nin Dış İlişkiler Temsilcisi!” Sevsinler!

Dün Ankara’da TC Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile bir araya geldi.. Ortak basın toplantılarını CNN’de canlı yayınında izledim. Ve bir kez daha anladım. Bu “Avrupa kafalarıyla” Kıbrıs siyasi sorunu asla çözülmez! Çünkü tümü de Rum ve Yunan kafaları tarafından bloke edilmiştir.

ÖTEDEN beridir AB’nin bir Hristiyan kulübü oluğunu biliyorduk! Ancak bu kadar kör göze parmağım dercesine olduğunu bilmiyorduk, Borrell gibi politikacılarının sayesinde  öğreniyoruz.

Tabi karşısında Mevlüt Çavuşoğlu gibi artık Türkiye dış politikasının kurdu olmuş bir dışişleri Bakanına karşı hiç şansı yoktu. Nitekim ortak basın toplantısında “AB aleyhimize karar alırsa karşılık veririz” diyen Çavuşoğlu iki büyük sorunun altını Doğu Akdeniz ve KKTC siyasi sorunu olarak çiziyordu. Borell’e Doğu Akdeniz’deki Türkiye ve KKTC’nin haklarını hatırlatıyor, öte yandan son zamanlarda Türkiye’yi boy aynası yapan Makron’lu Fransa’ya çatarak tabiri caizse susuz sabunsuz yıkıyordu!

Borrell ise afallarken, ancak şunu söyleyebiliyordu: “Türkiye ile ilişkimiz dış politika açısından AB’nin en önemli meselesi haline geldi!”

NE diyelim, müjdeler mi olsun! Kaldı ki hem Doğu Akdeniz’de hem Kıbrıs’ta “Güney Rum Yönetimi” ile Yunanistan’ın yıllar yılıdır süren Türkiye yada “Türk” aleyhtarı politikalarının hiç yabancısı değiliz!.. Kaderimizle, hayatımızla, neslimizle, çocuklarımızın gelecekleriyle oynamadılar! Resmen “yok etmek için” savaş başlattılar. Öldürdüler, soykırım yaptılar. Canımıza malımızı gasp ettiler..

Sonuncusu işte Doğu Akdeniz’deki gaspları!

Dolayısıyla AB’nin Borrell’i Güney’in Anastasiadis’i ile ile Kilisesi, Anaları Yunanistan’daki Türk düşmanı politikacılar varken, Kıbrıs sorunu çözülmez!

AMMA: yukarıda yazdıklarıma bir nokta koyuyor ve dönüp “bize bizimkilere” bakıyorum ve soruyorum:

Kıbrıs siyasi sorununu çözmek için ne yaptınız? Çözüm için hangi evrelerden geçtik? Şimdilerde de nasıl bir çözüm için çalışıyoruz? Nedir ulusal Kıbrıs politikamız?

Keza nedir Ankara’nın Kıbrıs politikası? Kaç yıl daha çözümsüz kalacağız? Bu çözümsüzlükten hangi taraf zararlı çıkacak?… Ve ilahi… (…YARIN da bu sorulara cevap vereceğim  çünkü şuna inanıyorum: Kıbrıs sorunu çözülmezse Doğu Akdeniz’de hatta adada savaş kaçınılmazdır. Üstelik bu defaki toplu tüfekli değil Uçakların yanı sıra İHA’lar SHA’ların da karışacağı, başımızda füzelerin patlayacağı bir savaş olacak…


KISACA TAKILDIĞIM: (SÜRPRİZLERE DEVAM!)

Tatar Hükümeti bizi şaşırtmaya devam ediyor. Mesela şimdilerde Koronavirüs İşlerinden sorumlu ve tam yetkili Sn. bakan Ali Pilli daha görevinin ilk günü dedi ki “İngiltere’den gelen Türkler 14 gün karantinada kalacaklar. (Peki İngiliz turistler de gelmek isterlerse onlar da mı 14 gün karantinada kalacaklar?) Ki Rum tarafı Güney’e gelsinler diye yalvar yakar oluyor neredeyse uçaktan indiklerinde ayaklarının altına halılar serecek!)

Buna karşılılık TC’den gelecek olanlar için PCR testi yeterli sayılıyor.

Ekleyim. Ki Türkiye’de neredeyse 2. koronavirüs dalgası patladı… Neyse sürprizlere devam Tatar Hükümetine selam!

 


Etiketler

Benzer Haberler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı