Poli

Bölünmüş kent – Bölünmüş alışveriş*

Modernleşme sürecinin bir getirisi olarak terkedilmeye başlanan tarihi kent merkezleri zamanla yerleşim yeri olma özelliğini kaybeder. Bunu takiben temel  ticari faaliyetlerin de tarihi kent merkezinden ayrılmasıyla bölge daha çok sosyal ve kültürel bir çekim merkezine dönüşür.

İnsanların buluştukları, sosyalleştikleri ve eğlendikleri mekanlar olan kent merkezlerinde, genellikle turist odaklı olan küçük ticari faaliyetler de ayrıca bir çekim alanı yaratır. Alışveriş, tarihi kent merkezlerine olan ilgiyi arttırmada önemli bir rol oynarken, bu ilgiyi canlı tutmak için tek başına yeterli değildir.

Bu bağlamda, kent merkezlerinin birer cazibe merkezine dönüşmesinde önemli olan dört ana faktörden bahsedebiliriz: Karakteristik bir çevreye sahip olmak; alışveriş dışında, müze, tiyatro, restoran gibi farklı işlevler sunabilmek; dükkanların sayısı ve çeşitliliği; kalabalıklık.

Karakteristik çevre bölgeye gelen insanlar için özellikli bir kentsel ve mimari doku sunarken alışveriş dışındaki farklı işlevler de farklı kullanıcı tiplerine hitap ederek kentteki yaya yoğunluğunun artmasını sağlar. Yaya akışı arttıkça kalabalık, kalabalıklık ile de sosyal etkileşimin artması da sağlanmış olur.

Tarihi merkezlerin turistik alışverişler için çekim merkezi olduğunu vurgulayan bir çalışmaya göre turistler fiziksel açıdan çekici, geniş görüş alanına sahip, yaya dostu sokakları tercih ederler; yaya hareketi ve çevreye aşinalık alışverişe özendirir (Edgü ve diğerleri, 2015).

Eğlence mekanlarına ilaveten butik, restoran gibi ticari alanlarla desteklenen ve yaya akışını özendiren iyi bir dolaşımın bulunması, tarihi kent merkezini hem yerli halk hem de turistler için daha cazip hale getirir. Crampton ve Brown (2006) küçük ölçekli ve araç trafiğinin olmadığı yerlerin, yaya trafiğinde artış yarattığını, yaya olarak dolaşılan bu alanın turist tarafından olduğundan daha geniş olarak algılandığını belirtirler.

Genellikle eski kent dokularında rastladığımız tanımlı sokaklar da yaya akışını özendirmektedir. Kemperman ve diğerlerinin 2009’da yaptığı çalışmada, turistlerin iki tarafı binalarla tanımlanmış ve uzun görüş açısı sağlayan sokakları tercih ettikleri belirlenmiştir. Bu nedenle, yaya hareketleri göz önünde tutulduğunda, tarihi kent merkezleri, birer sosyal çekim noktası olarak halen geleneksel alışverişin odağıdırlar (Ülken ve Edgü, 2005). Bu kriterlere tam olarak uyan Lefkoşa Sur-içi, geleneksel alışverişin devam ettiği ve sosyal – kültürel bir çekim alanı olan tarihi kent merkezidir. “Tarihi” oluşu da aslında cazibesini artıran başlıca nedendir.

Bölünmüş Lefkoşa’da bölünmüş alışveriş…

Tarihi kent merkezi Lefkoşa Sur-içi’nde Kuzey’den Güney’e uzanan geleneksel bir alışveriş aksı olduğundan bahsedebiliriz. Bu aksı da Girne Kapısı’ndan başlayan, Girne Caddesi – Ledra Caddesi üzerinden devam eden ve Eleftheria Meydanı’yla biten güzergah olarak tanımlayabiliriz.

“Geleneksel alışveriş aksı” olarak tanımladığımız bu güzergah, Girne Kapısı’ndan başlayarak Girne Caddesi boyunca doğrusal bir hatta ilerlerken Sarayönü Meydanı’ndan itibaren Asmaaltı ve Arasta’ya doğru dağılır. Lokmacı Kapısı’nda tekrar birleşen hat, Ledra Caddesi ile yeniden doğrusal bir hatta ilerleyip Eleftheria Meydanı ile son bulur.

Aynı zamanda kent içi ana dolaşım hattı da olan geleneksel alışveriş aksı, üzerinde bulunan farklı işlevlerle birlikte Sur-içi’nin ana omurgasını oluşturmaktadır. 1974 sonrası kentin bölünmüşlüğü kent içi ulaşım ağını önemli ölçüde  etkilemiş olup bu aksın da sürekliliğini kesintiye uğratmıştır. Aks üzerinde stratejik bir noktada ve bölünmüşlüğün simgesi olan Lokmacı Sınır Kapısı’nın 2008 yılında açılması hem ticari ve kültürel ilişkiler açısından kent hayatına olumlu bir katkı yapmış hem de aksın sürekliliğini belli bir ölçüde canlandırmıştır. Kuzey – Güney arasındaki Yeşil Hat ile mekansal süreklilik bozulmuş olsa da, Lokmacı’daki duraklamadan sonra aynı aktivitenin devam ediyor oluşu, zihinde bu bütünlüğü kurmaya yardım etmektedir. Dolayısıyla, Kuzey – Güney aksını birbirine bağlayan tek nokta olan Lokmacı Kapısı, ortadan kesilen bir ipin ayrılan iki ucunu tekrar birleştiren düğüm gibidir.

Bu süreç dikkate alındığında, geleneksel alışveriş aksını 1974 öncesi, 1974 – 2008 arası ve 2008 sonrası olmak üzere üç dönemde inceleyebiliriz. Fiziksel ulaşılabilirliğin sosyal ve ekonomik cazibeyi güçlendirdiği varsayımıyla bu üç dönemi analiz ettiğimiz 2015 tarihli çalışmamızda, alışveriş aksı her dönem için farklı mekansal nitelikler göstermektedir.

İlk etapta kent haritaları üzerinden yaptığımız incelemelerde, bölünmeden önceki süreçte kentin ve dolayısıyla da alışveriş aksının merkeziliğinin vurgulandığı görülmektedir. Bölünmeyle birlikte iki farklı merkez oluştuğu; Güney aksın daha stabil kaldığı Kuzey’de ise merkezden dışa doğru bir kaçış olduğu belirlenmiştir. Aksın tekrardan birleştiği 2008 sonrasında ise Kuzey aksı zayıflarken “Uzun Yol” olarak da bildiğimiz Ledra Caddesi’nin oluşturduğu Güney aksının güçlendiği görülmektedir.

Tüm bu tespitlerin günümüzdeki yansımalarına bakmak ve 2008 sonrasındaki alışveriş davranışını belirlemek üzere, bahsi geçen çalışmamız kapsamında, kentin mevcut durumunda gözlemler ve video çekimleri yaptık; yaya ve alışveriş hareketini inceledik. Sur-içi’nin Kuzey ve Güney yarısına baktığımızda, yapısal benzerlikler ama çokca da farklılıklar görmek mümkün. Bu benzerlik ve farklılar geleneksel alışveriş aksında da net olarak gözlemlenebilmektedir.

Alışveriş için en elverişli gün ve zaman dilimleri belirleyerek yaptığımız gözlem ve video çekimleri, kentin ikili yapısına paralel olarak alışveriş niteliğinde de ikilem olduğunu göstermektedir. Kuzey’de han yapılarıyla birlikte Asmaaltı, Arasta ve Bandabulya geleneksel pazaryeri dokusunu oluştururken Güney’de marka odaklı dükkanların yer aldığı modern bir alışveriş caddesi ön plana çıkmaktadır.

Çalışmamızda ayrıca, Güney’deki uzun ve dar sokakların yaya akışını hareket odaklı eylemlere teşvik ettiği, Kuzey’deki  kıvrımlı ve organik biçimli dar yolların ise yaya akışını dağıttığı gözlemlenmiştir. Yaya akışının alışveriş odaklı olup olmadığını anlamak için alışveriş torbalarıyla dolaşan yayalara bakılmış, torbaların sayısının merkezde yoğunlaştığı, sur dışına doğru ise azaldığı gözlemlenmiştir. Bu da alışveriş odaklı yaya yoğunluğunun merkezde toplandığını göstermektedir.

Bunun yanında, tüketicilerin doğrusal sokak düzeninde marka odaklı perakende tüketim eğilimleri oluşurken, dağınık organik bir düzende ise daha çok yeme-içme odaklı aktiviteye yöneldikleri belirlenmiştir. Bununla birlikte, Yeşil Hat’tın politik olarak merak uyandıran iki tarafı da, işlevsel kullanımdan bağımsız olarak, öne çıkan çekim ve buluşma noktaları haline gelmektedir (Edgü ve diğerleri, 2015).

Bugün hala ikiye bölünmüş bir kent olarak hayatta kalmaya çalışan Lefkoşa, tek bir kentin sahip olduğu iki yüzü aynı anda yansıtan özgün bir yapıya sahiptir. Günümüzde ticari ağırlıklı bir bölgeye dönüşmüş olan Lefkoşa Sur-içi’nin tarihi atmosferinin kent merkezindeki cazibeyi korumaya yardımcı olduğu görülmüştür. Ekonomik tercihler Güney’deki tarihi örüntünün yüksek katlı binalarla yer değiştirmesine neden olurken Kuzey’de bir yandan yenilenme sınırlı kalmış diğer yandan da özgünlük korunabilmiştir.

* Bu yazı Erincik Edgü ve Meray Taluğ ile birlikte hazırlanmış olan “Divided shopping: A syntactic approach to consumer behaviour” isimli çalışmadan üretilmiştir.

 

Kaynaklar:

Edgü, E., Taluğ, M., Özgece, N. (2015). Divided shopping: A syntactic approach to Consumer behaviour, A|Z ITU Journal of the Faculty of Architecture 12 (3),  175-188.

Crompton, A. and Brown, F. (2006). Distance Estimation in a Small-Scale Environment, Environment and Behavior, 38 (5), 656-666.

Kemperman, A.D.A.M., Borgers, A.W.J., Timmermans, H.J.P. (2009). Tourist Shopping Behavior in a Historic Downtown Area. Tourism Management, 30(2), 208-218.

Ülken, G. and Edgü, E. (2005). Social Dynamics of Urban Transformation. 5th International Space Syntax Symposium Proceedings, 2, 669-679.




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Kapalı