KıbrısManşet

Bolaç: Kutlu Adalı cinayeti soruşturmasının Türkiye’de bir sonuca varmasını beklemiyorum






İstanbul Barosu’ndan Avukat Efkan Bolaç bu sabah Havadis Web TV’de Damla Dabis’in hazırlayıp sunduğu programa katılarak, Kutlu Adalı cinayeti ile ilgili açıklamalarda bulundu.

İstanbul Barosu’ndan Avukat Efkan Bolaç bu sabah Havadis Web TV’de Damla Dabis’in hazırlayıp sunduğu programa katılarak, Kutlu Adalı cinayeti ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Bolaç “Kutlu Adalı cinayeti soruşturmasının Türkiye’de bir sonuca varmasını beklemiyorum. HDP’nin meclis araştırması kurulsun önerisi reddedildi. Bu da Türkiye’deki yönetimin konuya bakış açısını gösteriyor. Her ne kadar  İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmanın açıldığını söylese de genelde yargı bunu gaz almak için yapıyor! ” dedi.

Bolaç açıklamasında şunları kaydetti:

“Kutlu Adalı cinayeti soruşturmasının Türkiye’de bir sonuca varmasını beklemiyorum. HDP’nin meclis araştırması kurulsun önerisi reddedildi. Bu da Türkiye’deki yönetimin konuya bakış açısını gösteriyor. Her ne kadar  İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmanın açıldığını söylese de genelde yargı bunu gaz almak için yapıyor! Türkiye’deki var olan kanunlar çerçevesinde sonuca varılması imkânsız! Atilla Peker’in ifadeleri, Korkut Ekenin Galip Mendi’nin beyanı var ve genelde bu gibi durumlarda bir şeyler yapmak durumuna kalıyorlar.

Eğer gerçekten bu konuda ciddi bir şey yapılabilseydi AKP hükümeti, AİHM kararı sonrası adım atardı. Herhangi bir şey yaptı ya da ifade aldı mı? Ben bir yere everileceğini zannetmiyorum. Eğer bu konuyla ilgili bir şey yapılabilseydi AİHM’in Kutlu Adalı kararı sonrasında yapılırdı.

1996 yılında ben Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şube Başkanıydım. Benim İstanbul Şube Başkanı olduğum dönem Susurluk skandalı patladı. Devletin mafya ile işbirliğine girerek yasadışı faaliyetler yaptığı ve bunlar için insanları kullandığı ortaya çıktı. Susurluk inisiyatifi kurduk. Her şeyin aydınlatılması bütün cinayetlerin ve yasadışı her şeyin uyuşturucu trafiği de dahil ortaya çıkmasını istemiştik .O dönem göstermelik de olsa yargılandılar, küçük küçük cezalar aldılar ama cezaların hiçbiri yasadışı faaliyetlerden ya da cinayetlerden değildi!. Mehmet Ağar o dönem bir açıklama yapmıştı. Bin operasyon yaptım, kan kustum kızılcık şerbeti içtim derim demişti. Yani konuşmam demek istemişti. Şu anda da aynı durum var. Hala devlet eski refleksleriyle hareket ediyor!

Kıbrıs makamlarının bir soruşturma açmasını geciktirmek için de böyle bir soruşturma açılmış olabilir diye de düşünüyorum. Atilla Peker’in bahsettiği susturuculu UZİ silahlarla ile ilgili zaten Türkiye’de bir soruşturma başlatılmıştı ne oldu peki? Hiçbir şey olmadı. Kayıp silahların bir tanesi dahi bulunamadı. Nerede oldukları nerede kullanıldıkları bilinmiyor! Susurluk çetesinin kaybettiği 1000 UZİ marka silahın biri de Kutlu Adalı cinayetinde kullanılmış olabilir!

Her ne kadar Savcılık tarafından duyurulan bu sürecin gaz alma maksatlı olduğunu düşünsek de o dosyaya bazı şeyler girecek. Dosyaya girecekler konusunda Adalı ailesi bir yetkilendirme yaparsa ve aile bu sürece dahil olursa veya o dosyaya girecek şeylere dahil olursa, aile bu olayla ilgili nerede ne olduğunu biliyorsa ve kimden nereden bilgi alınabileceğini aktarırsa -ki bu cinayetle ilgili araştırma yapan gazeteciler, avukat arkadaşlarımız var-o süreçle ilgili kimden ne bilgi alınabileceği savcılığa bildirilir ve kimden ne dosya alınacaksa aldırılabilir ve dosyaya koydurulur. .Evraklar dosyaya koydurulamıyorsa da çıkılır ve kamuoyuna dosyaya konulmadığı açıklanır. Dediğim gibi bu süreç davaya dönüşür mü dönüşmeyebilir ama hiç değilse bu yapılabilir.

Ülkede artık sistemden medet umma söz konusu değil. Artık insanların bir araya gelerek toplumsal muhalefet edebilme noktasında düşünmeye başladık. Anketlere bakıyoruz yargıya güven en dipte.! Hakimler avukatlara düşman gözüyle bakıyor. Bizim gibi insan hakları konusunda bir şey yapmaya çalışanlar terörist, ülke düşmanı olarak görülmekte ve yaftalamakta. Hem Kıbrıs’ın hem Türkiye’nin yaşayan temiz insanlar ses çıkarabilmeli. Kutlu Adalı konusu bir başlangıç olsun. Bu çetenin işlediği diğer cinayetler konusunda bir şeyler yapılabilmeli. Her iki tarafta da daha çok ses çıkarıldığında bu sesler bazı işlemlerin başlamasına sebep olabilir. Bu benim için bir umut ve hiçbir şey yapmamaktan da daha iyi.”







Başa dön tuşu