Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Bizim korkunç gerçeğimiz…

Tarihin en sefil Dünya Tiyatrolar Günü kutlandı herhalde.

Ya da kutlanmadı.

Gelişmişliğimizle övünülmesi gereken bir gün yas tutma gününe dönüştürüldü.

Ve ne acıdır ki yas tutanlar bir avuç azınlık kaldılar.

Sanatçılar hatırlatmasa kimsenin haberi de olmayacaktı.

Kimsenin aklına gelmeyecekti.

Geçtim olmayan tiyatro binasını,  bizim sanatçılarımızın icra ettiği bir tiyatro sanatı olduğu da unutulup gidecekti.

 

***

 

18 yıl önce devlet tiyatroları binasını yanışını bir gazeteci olarak gözlerim yaşlı izlemiştim.

Daha yangının dumanı tüterken yetkililerin “en kısa sürede yenisini yapacağız” açıklamalarından umutlanmıştım.

Onlarca haberini yaptık ilerleyen yıllarda.

Onlarca mülakatta onlarca söz aldı: “Hükümetimiz sanata büyük önem veriyor, yeni tiyatro binası yapacağız” diye.

18 yılda 15 hükümet değişti.

18 Başbakan ve yüz küsur bakan.

Bir teki sözünü tutmadı.

Onlarca cami yapıldı ama bir tiyatro binası yapılmadı.

Biz gazeteciler konuyu gündeme getirmekten usandık ama söz verenlerin yüzü bile kızarmadı.

Birçoğu  unutulup gittiler ve bu ülke bu utançla yaşamaya devam ediyor.

 

***

 

Lefkoşa Belediye Tiyatrosu, küçük bir sinemadan bozma salonunda 37 yıldır tiyatro sanatını ayakta tutmaya çalışıyor.

Emektarların terle ve emekle var ettikleri yeni neslin azimle sürdürdüğü bu kutsal uğraş için kimse kılını kıpırdatmıyor.

Şükür ki batmış belediye her şeye rağmen tiyatroyu kapatma kararı almadı.

Fakat gelişmesine de izin vermedi.

Tiyatroyu kuranı saymazsak 8 belediye başkanı geldi geçti.

Tiyatro o köhne binasından kurtulamadı bir türlü.

Üstelik belediyenin yanı başında yarım inşaat bitirilmeyi beklerken.

 

***

 

“Bir ülkenin uygarlık düzeyi sanatla ölçülür” demişti Atatürk.

Anadolu’nun fakirlikten kırıldığı günlerde bile sanata ve tiyatroya bütçe ayırmıştı.

“Atamızın izindeyiz” diye palavra sallayan şimdikiler değil bütçe ayırma tiyatroyu ortadan kaldırmak için uğraşıyor.

Unutturmak ve yok etmek için.

Ne acıdır ki tiyatro severler de onlara yardımcı oluyorlar.

Nasıl mı?

Talep etmeyerek, tepki göstermeyerek ve  yok edilmesine seyirci kalarak.

Bizim de korkunç gerçeğimiz budur…