En Üst

21 Eylül 2017

Biz ne güzel insanlarız (Hafta sonu yazıları 5)

Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi

“Asmaaltı ve Arasta Bölgesi Yayalaştırma Trafik Düzenleme Projesi”
projenin başlığı bu.


“Fellahoğlu ve Denktaş Asmaaltı bölgesinde incelemelerde bulundu.”
Haber de bu.

Yüz yıllardır o bölgeye Asmaaltı deniliyor.
Bu isim halk tarafından konmuş.
Nedeni de restorasyonu süren Kumarcılar Han’ın önünde bulunan asma.
Ahali, o asmanın altında, hasır sandalyelerin üzerinde kahvesini yudumlardı.
Lakin, restorasyon çerçevesinde asma söküldü.
Mehmet Moreket de bir yazısında buna değinerek tepki göstermişti.

Yetkililer asmasız Asmaaltı’nı geziyor.
O asmanın sökülmesi, hatıraların sökülmesi demek değil mi?
O asmanın sökülmesi, Lala Mustafa Camii’nin bahçesinde duran cümbez ağacını sökmek gibi bir şey olmaz mı?

Hatırla sevgili
O mesut geceyi
Çamların altında
Verdiğin bûseyi

Çamlar olmasaydı, o çamların altında o bûse de verilmeyecek, bu güzel söz ve beste de yapılmayacaktı…

Hatıralara kıymayın…

Gelecek, sadece düşlenebilir, tahmin edilebilir.
Fakat, hatıralar yaşanan her şeydir ve insan hatıraları ile yaşar…

Asmasız Asmaaltı’nda dolaşmak…

Yayalandırma ve Trafik Düzenleme Projesi’nde vizyonun ne olduğunu bilmiyorum.
Mesele, Surlariçi’ni arabaların yarattığı panik ataktan kurtarmak ve gelen gidene rahat bir gezinti sağlamaksa, “içer-i kente” girenlere birer zanaks verilse de olur…

Hatıraları  yok ede ede nereye?

Asmaaltı Kahvehanesi’nden kaç kahveci geldi geçti bilmiyorum.
Ama kimsenin aklına asmayı sökmek gelmedi.
Ta devletlere, hükümetlere, belediyelere, uzmanlara kavuşana kadar.
Şimdi bunlardan bol bolamadı var.
Hatta boğulmak üzereyiz.
Lakin bir asmayı koruyamadık!
Bu da ilimde ve bilimde ne kadar ilerlediğimizi göstermekte…

O asmadan ne Bereket Fırını’nın şikayeti olmuş, ne yoğurtçu Galadari’nin, ne Asmaaltı Kahvehanesi’ne bitişik Cabacaba’nın, ne ayakkabıcı Çarık’ın…

Uzmanlar geldi.
Asmaya bir baktılar.
Asma onlara baktı, onlar asmaya.
Bir anlam veremediler.
Böylesine güzel bir antik yapının önünde asmanın işi neydi?
Vurdular köküne kazmayı!..

Asma en az yüz yıllık diyelim.
Kimler geldi kimler geçti.
Köylerden, kasabalardan kalkan otobüslerle şehere inen insanlar o Asmaaltı’nda soluklandılar.
Kahvelerini oracıkta yudumladılar.
Bisikletlerini oraya park ettiler.
Dolu sepetlerini, köfünlerini oraya bıraktılar.
Atlı arabalar da durdu önünde, motorlu araçlar da.
Fesli, sarıklı insanlar da oturdu sandalyelerine, fötr şapkalı insanlar da.
Bakın şimdi.
Bir kazmada yok edildi yüz yılın hatıraları.
Tek vuruş.
Çat…

Asmasız Asmaaltı’nda dolaşmalar…

Üzümünü yedik, sapı elimizde kaldı…

Biz ne güzel insanlarız…

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman