Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Biz böyle iyi değiliz

KKTC mevzuatının AB’ye uyumlaştırılmasına yönelik olarak AB Komisyonu teknik bir destek sağlıyor.

Bu destek kapsamında KKTC’nin tüm yasal mevzuatının AB mevzuatına uyumlaştırılması yönünde çalışmalar yapılıyor.

Yasa ve tüzükler AB’ye uyum için yeniden düzenleniyor.

Kısacası, KKTC’nin iç hukukunun AB tüzük ve direktiflerine uyumlaştırılması hedefi ile bir çalışma yedi yılı aşkın bir süredir devam ediyor.

Ama bu çerçevede yapılan düzenlemeler, hazırlanan yasa tasarıları ve tüzükler maalesef  istenilen hız ve zamanda yasalaşmıyor.

İşler istenilen hızda ilerlemiyor.

Örneğin Bankacılıkla ilgili mevzuat konusunda yedi yıl süren bir çalışma yapıldı ama bu konuda KKTC üzerine düşeni yapmayınca AB teknik desteğini durdurdu.

Bu örnekler çoğaltılabilir.

Bu arada AB, yapılan uyum çalışmalarıyla ilgili gerekli irade ve motivasyon ortaya koyulmayan alanlarda verdiği teknik desteği durdurma yoluna gidiyor.

Bu konuda biraz araştırma yaptım.

Maliye Bakanlığı KKTC kurumları içerisinde AB’ye uyumu en çok ciddiye alan kurum konumunda. AB uzmanları en verimli çalışmalarını bu kurumumuzla yapıyorlar.

Öte yandan geriye kalan KKTC kurumları dersleri ekmeye, okuldan kaçıp gitmeye çalışan öğrenci psikolojisi ile hareket ediyor.

Teknik destek için gelen ekipleri bezdirme, bu işten vazgeçmelerini sağlama adına her şey yapılıyor.

Verilen ödevler yapılmıyor, savsaklanıyor.

AB’ye uyumu gerekli görmeyen bir yaklaşımla hareket ediliyor.

Bunun karşılığında ise doğal olarak AB tarafından verilmekte olan teknik destek de azalıyor.

AB tarafından bu yıl için verilmekte olan teknik destek normalde Haziran sonu bitiyor.

Ancak AB tarafı bizim tarafa istenmesi halinde talep edilecek alanlarda yıl sonuna kadar teknik destek verilmeye devam edilebileceğini iletti.

İletmesine iletti ama bizim taraf, “Tamam gelinmesine gerek yok, biz de bu arada biraz dinlenir, başka işlere bakarız” yanıtını verdi.

Özetle, KKTC kurumları kendisine teknik destek vermek isteyen AB’ye “Şimdilik kalsın almayalım” dedi.

Bu arada müzakerelerde liderler Kıbrıs meselesine yıl sonundan önce çözüm bulunması için önlerine hedef koymuş durumda.

Başta Türkiye olmak üzere  Kıbrıs konusuna ilgi duyan diğer ülkeler 2016 yılı içinde çözümden söz ediyor.

Ama bizim kurumlarımız ve siyasi irademiz Kuzey Kıbrıs’ın AB’ye uyumu konusunda hiç de aceleci değil.

“Olsa da olur, olmasa da olur” yaklaşımı ile hareket edilmeye devam

ediliyor.

Böyle olunca da işler yürümüyor.

Kıbrıs Türk tarafı olası bir çözümde büyük sıkıntılarla yüzleşme riski ile karşı karşıya bırakılıyor.

Bu anlayışın altında da “Biz böyle iyiyiz” yaklaşımı yatıyor.

Ama biz böyle iyi değiliz ki…