Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Birisi yine benim vergilerimle keyfi harcama yaptı…

Müşavirlik sistemi, siyasilere, demokratik yolla kazandıkları oylar dışında verilen bir güç bence.

Bir ekstra menfaat.
Ne için, yandaşlarına kıyak sağlamak için.
Ne için, bir sonraki seçimde oyunu arttırmak için.
Ne için, kurumlarda kendi adamcıkları bulunsun da, istediklerini yaptırabilsinler diye.
Belki baştan sistem kurulurken bu kadar kötü niyetli olunmamıştır. Ama kabul edelim ki artık görevden alma ve atamalar yalnızca siyasi gailelerle yapılıyor.
Şunun şurasında görevden ayrılmasına 22 gün kalan Başbakan, temel kurumları ellemekten çekinmiyor.
BRT konusu her iktidar döneminde ilk gündem maddesi olmuş bir yer.
Ama bu kez ilk defa, bir önceki iktidarın atadığı müdür, yansızlığını ısrarla koruduğu için göreve devam etti.
Çünkü “İşi bilmiyor” denemedi…
“Tarafsız davranıyor” denemedi…
“Bir partinin borazanıdır” denemedi…
“BRT’nin içindekilere insanlık dışı davranışlar sergiler” de denemedi…
Meslekten gelmişti. Allah için de işini yaptı.
Eee o zaman..?
İddialara göre, Özkan Bey yakınındaki birinin bir süre BRT’de görev yapıp, müşavir olmasını sağlamayı planlamaktaydı.
Partisine, partisinin muhtemel yeni başkanına ve herkese kafa tuttu, Yönetim Kurulu’ndan kararı çıkarttı.
Çekimser oy kullanan bir Yönetim Kurulu üyesine, esas göreviyle ilgili baskı uygulayarak…
Bunu yapan Özkan Yorgancıoğlu…
Bundan iki yıl önce bana böyle bir şey söyleselerdi, “Özkan Bey diğerleri gibi değil, yapmaz” derdim. Ama ne yazık ki insanlar hala bizleri şaşırtmaya devam ediyorlar.
Bu mesele Özkan Bey meselesi değildir…
Bu mesele, siyasilerin benim vergilerimi, kendileri ve yandaşları için bol keseden harcıyor olmaları meselesidir.
Ben bunun hesabını soruyorum.
O çağ dışı yasalarda hala görevden alma gerekçesini açıklama zorunluluğu olmasa da, ben o nedeni öğrenmek istiyorum.
Dur be kardeşim bakalım… Şimdi hali hazırda zaten BRT Müdürlüğü maaşı çeken bir müşavir var. Sen şimdi ikincisini yaratıyorsun. Bir de onun yerine birini atayacaksın, etti mi üç…
Bir kurumun bir müdürü var, ama sen 3 kişinin aynı maaşı çekmesine sebep oluyorsun.
Ha elinde kimsenin itiraz edemeyeceği gerekçelerin olur, bunu kamuoyuyla paylaşırsın, sözümüz olmaz…
Ama bu durumda ben sebebi öğrenmek istiyorum.
Peki ama öğrenecek miyim? Hayır asla. Bundan adım gibi eminim.
Nasıl yüzlerce müdür, müsteşar sırf siyasi gailelerle görevden alınmışsa, bu da öyle olacak.
Hatta öyle daireler varmış ki, aynı makamın maaşını çeken 4 müşavir varmış…
Şimdi yine başa dönüyorum. Müşavirlik müessesesi, siyasilerin eline verilmiş ekstra bir güç mü değil mi..?
40 yıldır her gelenin, gidenin büyük bir keyifle kullandığı bir güç.
Hem de benim paramla…
Buna kim dur diyecek..?
Bugüne kadar bu uygulamaları yapanları siyasetten silmeye karar veren halk.
Var mı öyle bir niyetiniz..?

YERİN KULAĞI VAR

EROĞLU ÜSTEL’İ Mİ DESTEKLİYOR:
UBP’de kurultay yarışı erken başladı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin hemen ardından adı aday adayı olarak konuşulan 5-6 isim, onursal başkan Eroğlu’nun desteğini almak için sıraya girdi. UBP’ye yakın bir kaynaktan öğrendiğimize göre, son günlerde Derviş Bey UBP’nin bazı etkili isimleriyle bir araya gelmiş ve kurultayda Ünal Üstel’e destek verilmesini istemiş. Eroğlu, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yeterli çalışmayı göstermediğine inandığı Özgürgün’ün yerine Üstel’in partinin başına getirilmesini istiyormuş… 

UBP TÜZÜĞÜ’NE ENGEL:
UBP ile ilgili bir diğer iddia ise, 6 Haziran’da yapılması planlanan tüzük kurultayında yeni tüzüğün onaylanmaması için bazı grupların çalışma başlattıkları yönünde. Özellikle kurultayda aday olmak isteyen bazı isimlerin, Hüseyin Özgürgün’ün tüzükte yapılacak bu değişikliklerle prim kazanmasının önünü kesmeye çalıştıkları ve tüzüğün kabul edilmemesi için çalıştıkları iddia ediliyor… 

YİNE SERBEST LİMAN:
Sık sık gündeme gelen Serbest Liman yeni iddialarla yine gündeme geldi. Serbest Liman ve bölge yönetim kurulu ihalelerinde bazı usulsüzlüklerin yapıldığı, daha doğrusu kalıbına uydurulduğu duyumları geliyor. Örneğin bölgede bulunan bir ambar ofis tamirat ihalesinin 114 bin ve 135 bin lira teklif veren şirkete değil de, ihalenin 176 bin lira fiyat verene kalması, çeşitli iddiaları da beraberinde getirdi. Araştıracak olan var mı? Ben de bunu merak ederim…

SİSTEM DEĞİŞMEDİĞİ SÜRECE:
Yıllardır siyasilerin çiftliği haline gelen ve her seçim döneminde yapılan istihdamlarla şişirilen kuruma müdür dayanmıyor. Yıllardır BRT’de iki grup var. Birincisi, yetenekli olup iş yapan, diğeri de her gelen müdürle kavga eden, “istemezük” ekibi… Durum böyle olunca atanan kim olursa olsun, ne fark edecek? BRT’de bugün Mete gider, Ahmet gelir, Mehmet gelir… Ne değişecek? Sistemi tartışmadığımız sürece, BRT bu şekilde anılmaya devam edecek…

BRT’DE VEKALET TOSUN’DA MI:
BRT’de Mete Tümarkan’ın görevden alınmasının ardından yeni müdürün kim olacağı tartışmaları da başladı. Bir dönem BRT müdürlüğü yapan Hüseyin Gürşan’ın bu göreve atanacağı ancak, Gürşan’ın buna pek sıcak bakmadığı iddia edilirken, geçiş dönemi için yine BRT içerisinden bir ismin, Mustafa Tosun’un şimdilik vekaleten bu görevi sürdüreceği konuşuluyor… 

KHK İÇİN ZAMAN GELDİ:
Cumhurbaşkanı Akıncı’nın seçim döneminde sıkça gündeme getirdiği Kamu Hizmeti Komisyonu konusunda henüz bir girişimi olmadı. Evet Sayın Akıncı göreve çok hızlı başladı, başını kaşıyacak vakti de yok belki ama kendisine bağlı olan KHK’nın eski yerini boşaltıp, Ortaköy’e taşındığını biliyor mu? Özellikle cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bir adaydan yana tavır koyan ve onun etkinliklerinde boy gösteren bazı isimlerle ilgili ne gibi kararlar üretmeyi düşünüyor. Oranın bir çiftlik gibi yönetilmesine “dur” demenin vakti geldi sanırım… 

 

ZİRVEDEKİLER
Artun Çağa: Kimisi “Mayın yok, inanmayın” diyor. Kimisi, tanksavar mayınıydı, insanların ağırlığından patlamazdı” diyor. Anastasiadis yeni bilgiler yolluyor. En güzelini dün TV’de izlediğim meslektaşım Artun Çağa söyledi. 40 yıl süreyle bir mayın tarlasının gizlenmesinin insanlık dışı bir olay olduğunu, kendisinin de bu konuda en çok “hümanizmiyle, sosyalistliğiyle” övünen Hristofyas’ı suçladığını belirtti. “Sen sosyalist de olamazsın, sen hümanist de olamazsın, sen insan da olamazsın” dedi…

DİPTEKİLER
Özkan Yorgancıoğlu: Değer miydi Sayın Yorgancıoğlu…Toplumda hakim olan temiz, dürüst ve tarafsız duruşunuzu ne yazık ki son günlerinizde yaptığınız icraatlarla sıfırladınız. BRT, Kıb-Tek ve Başbakanlık Denetleme Kurulu’na çektiğiniz ayar ile adeta ben gidersem birileri de benimle gidecek tarzı davranışlarınızla, toplumdaki imajınızı zedelediniz. Unutmayın ki, sizin için siyaset yarın da devam edecek. Ve siyasiler her zaman, yaptıklarıyla anılırlar…