Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe YazarlarıSağlık

Bireysel Eğitim Sitemleri Kültürümüz

Geçtiğimiz günlerde bir eğitim platformunda Montessori  Eğitiminde “Öğretmen Olmak “konu başlığı ile konuşmacıydım.

Çok değerli eğitim bilimcilerden çok değerli bir hocamız konuşmasının içinde yılların eğitim tartışma konusu olan Bireysel eğitimin kültürümüze uygunluğu ne derecedir sorunsalını ortaya koydu. Tabi Montessori metodunun temel ilkesi çocuk merkezli olmasıdır ve hocamız benim konu başlığımdan yola çıkarak Amerika’daki bir Montessori okulunda çalışmalarından da kısa olumlu deneyimler aktarmasına rağmen “özel programlanarak,  çocuğun ihtiyacına göre,  çocuğun kendi hızında ve gelişim seviyesinde uygulanma yönteminin bizim kültürümüze uygun olmadığını vurguladı.  12 yıldır bizim ülkemiz için alternatif bir eğitim sistemi olan Montessori sistemini var etmeye çalışan ben ve ekibim süreç içinde aldığımız olumlu geri dönütlerin huzurunu taşımaktayız.

Montessori eğitim kuramında yetişkin çocuğun gelişim sürecinde yapabileceği tek şeyin onun önündeki engelleri kaldırmak ve onun ihtiyaçlarını karşılamak olduğu bilincindedir. Montessori yöntemi uygulanırken aile,  öğrenci,  öğretmen işbirliği içinde çalışır.  Bilinir ki bilgi akılla değil el yordamı ile öğrenilir ve soyut kavramların somut kavramlarla anlaşılması sağlanır ( çocuğa her alandan materyal sunulur ).  Peki bu bireysel eğitim sistemi çocuğa ne kazandırır?

Çocuk;

Kendi bireysel beceri ve ilgi alanında kendi hızıyla gelişir ( sınıfta hangi materyalle,  hangi sürede,  kiminle çalışacağına kendi karar verir )

Dikkatini yoğunlaştırmaya öğrenir ( materyaller   Somuttur.  Anlamlı bağlamda öğrenmek soyut bağlamda öğrenmekten daha iyidir

Çalışma isteği ve zevki gelişir ( çalışmalarında kontrol duygusunun kendisinde olduğunu ödülün cezanın olmadığını keşfeder ).

Kaygılarını en doğru şekilde nasıl dışa vurabileceğini öğrenir ( Bulunduğu ortamda özgür seçimler yapar )

Kısaca Montessori eğitim neyi amaçlar?

Her çocuğun güçlü yönlerini ve ilgi alanlarını besleyen bir eğitim metodudur ve

Çocukların kendi dünyalarını keşfetmeleri,  çevresinde diğer yaşayan canlıları ve sistemleri  anlamaları ve onlara saygı duymaları için destekler ve teşvik eder.

Montessori pedagojisinin ana fikri:

“Kendim yapabilmem için  bana yardım et”dir.

Bu çocuğa kendi deneyimlerini yapması için fırsat tanıma  ve bunu gerçekleştirmesi için gerek duyduğu olanakların sağlanması anlamına gelir.  Bireysel eğitim uygulamaları ile kendi kendine yeten bireylerin yetişmesine kültürümüzde herhangi bir çatışmaya yol açacağını düşünmüyorum.  Çünkü değişen dünyada kültürler de etkileniyor.  Örneğin Toplumsal cinsiyet eşitliğini bizim toplumumuzun bireyleri büyük oranda benimsemiştir.  Aileler evlerinde aile fertlerinin gerçek bir paylaşım içinde yaşamını sürdürmesini talep etmektedir ( Montessori eğitimi toplumsal cinsiyet eşitliği içeren uygulamaları var )

Bu gün için kurumlarımızda  farklı gelişen  çocuklarımızı da bünyesinde taşıyıp onların olumlu yönde gelişimine katkı sağlayan bu eğitim sisteminin desteklenmesi ve yaygınlaştırılması için  çabalayan bizlerin yanında,  çocukların  yüksek yararı için erk olanların da yanımızda olacağını düşünüp umutlanıyoruz

Bireysel eğitime dayalı tüm alternatif seçtim sistemlerini de destekliyoruz.

Bireysel eğitim metotları kültürümüze entegre edilebilir.  Bununun  canlı örneği0-6 yaşta hizmet veren  Kıbrıs Montessori Okullarıdır