Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Birbirini besleyen bir denge

 

Her şey, “minareler süngü,  kubbeler miğfer, camiler kışlamız, müminler asker,

Şeklinde başlamıştı…

Sonunda oldu…

En örgütlü kesimin camiler ve cemaatleri olduğu anlaşıldı…

Bu silahlı darbe ya da kalkışmanın nedeni,

Bozuşan, küsüşen iki dini kesimin arasında oluşan kan davası

Hatırlayın,

Birbirlerine yaslanarak,

Birbirlerine güç vererek,

İktidara gelmişler,

Devlet kurumlarını birbirlerinin arasında paylaşarak devlet olanakları ile güçlenmişlerdi…

Öküz ölüp ortaklık bozulunca,

Mesele giderek kan davasına dönüştü…

Kimse,

Cumhuriyet elden gidiyor,

Laiklik elden gidiyor,

Camiler kışla,

Müminler asker oldu diyerek,

TSK’nın genetik yapısı paramparça edildi,

TSK’ya irticacılar,

Bütün kurumlara dinci militanlar yerleştirildi,

Üniversiteler zapt edildi,

Söz ve düşünce özgürlüğü baskı altına alındı,

Bu çerçevede medya teslim alındı gerekçesi ile,

Ve hiç kimse,

Halkın yaşam tarzına el uzatıldı,

Aydınlar, gazeteciler içeriye tıkıldı,

Cumhuriyete dair çağdaş ne değer varsa ayaklar altında paramparça edildi; değersizleştirildi,

Ve milli günleri bile kutlamaktan vazgerek uyduruk Kutlu Doğum Haftaları icat edildi gerekçesi ile,

Ne bileyim,

Hiç kimse,

İlim bilim yuvaları yüceltileceğine, çağdaş genç kuşakların karşısına tek tip dini genç kuşaklar yetiştirilmek isteniyor,

Bu çerçevede, çağdaş eğitimden giderek vazgeçildi diyerek bir kalkışmaya kalkışmadı…

Bunların kakışmasının da,

Sıkı sıkıya iktidarda kalmanın çarelerini aramasının da hedefleri aynıdır.

Birbirlerinden farklarının olduğu söylenemez.

Bir madalyonun iki yüzü gibidirler.

Süngüleri de aynıdır,

Kışlaları da ayıdır,

Müminleri de aynıdır…

Bütün olup bitenler, iktidarda et ve tırnak gibi olanların silahlı bir hesaplaşması görünümünde oldu…

Her iki taraf da,

Birinin inlerine girmeye söz vermiş,

İnlerine girip,

Birbirlerini yok etmekte kararlıdırlar.

Bu kan, bu kokuşmuşluk bu yüzden…

Bu durum,

Birbirlerini beslemeye,

Biri kaybederken, diğerinin güçlenmesine yarayan bir denge.

Başka kazananı yoktur bu oyunun.

Herhangi bir tarafın kaybetmesi veya kazanması,

İşin karanlık gidişatını engellemiyor,

Cumhuriyetin ve demokrasinin evrensel değerlerine dönülmüyor,

Çağdaş bir gelecek vaat etmiyor.

Tam aksine,

Kazananın karanlığa doğru güçlenerek büyümesine neden oluyor…