Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

BİR YARISI KAN İRİN…

İşte yine o meşum ve meşhur tartışma.

Şükür ki bu kez bizde değil.
Almanya’nın en çok satan gazetesi Bild, dünkü sayısında hiç fotoğraf kullanmadı.
Fotoğrafsız bir gazetenin ne kadar çirkin olabileceğini görmek isteyenler internetten dünkü Bild Gazetesi’ne bakabilirler.
Zaten gazetenin de vermek istediği mesaj oymuş.
Kendini eleştirenlere fotoğrafın gücünü kanıtlamak için fotoğrafsız bir gazete basmış.
Amacına da ulaştı galiba.
Daha önce kendisini acımasızca eleştiren binlerce okuru arayıp-mesaj atıp özür dilemişler.
Aslında Bild bir gerçeği yeniden kanıtladı.
Hani insan hafızası özürlüdür ya. (Nafıza-i beşer nisyan ile maluldür.)
Bir de yumuşak yumuşak yetiştirilen yeni insan modelleri vardır.
Fotoğrafın gücünü unutanlar yeniden hatırladılar.
Fakat bu yumuşak modeller herhalde insan soyunun yeni tehdidi olarak değerlendirilmedikçe bir çözüm bulunamayacak bu utanca ve korkunç adaletsizliğe.

      ***

Bild Gazetesi Avrupa’ya gitmek için derme çatma sallarla denize açılan ve ölen, cesedi Bodrum sahillerine vuran çocuğun tam sayfa fotoğrafını yayımladı.
Kızılca kıyamet koptu.
“Ölü fotoğrafı görmek istemiyoruz” diye ayaklandı Almanya’nın munis ve yumuşak huylu vatandaşları.
Bild Gazetesi’ni topa tuttular.
Çünkü bir sabah uyandıklarında domuz sosisi, kızarmış beef, közde pişirilmiş mantar ve bol tereyağlı Bavyera ekmeğinden oluşan sabah kahvaltılarını tadarlarken, plaja vuran çocuk cesedini gördüler ve konforları bozuldu.
Belki de kendi çocuklarının “anne-baba bu çocuğa ne oldu” sorusuyla karşılaştılar ve dibelik huzurları kaçtı.
“Nasıl olur da çocuğumuz böyle bir fotoğrafı görür, ya şimdi travma yaşarsa” diye panik de yapmışlardır.
Ve ellerine akıllı telefonlarını alıp alçak gazetecileri protesto ettiler.
Milli gelirin 40 bin doları aştığı, çocuklarıyla gelecek ve güvenlik kaygısı olmadan mutlu-mesut yaşadıkları bir ortamda elbette kimsenin bu şekilde onları rahatsız etmeye hakkı yok.
Gerçekleri gözler önüne seren gazetecilerin bile.

      ***

Batı tipi demokrasi getireceğiz diye diye Batı dünyası Orta Doğu’nun anasını belledi.
Irak’tan Suriye’ye, Libya’dan Yemen’e yüz binlerce insan hayatını kaybetti, milyonlarca insan da ölmemek için yollara düştü.
Sahile cesedi vuran çocuk da onlardan biriydi.
Onlarca memleketi darmadağın eden Batı ülkelerinin munis ve yumuşak vatandaşları bırakın ölen yüz binlerce insanın hesabını sormayı, yuvaları yıkılan milyonlarca insan için kendi hükümetlerinin yakasına yapışmayı bir adet ölü çocuk fotoğrafına bile tahammül göstermediler.
Ve bunlar yüzündendir ki Batı Orta Doğu’yu kan gölüne çevirmeyi sürdürüyor.
Şair şöyle demişti;
“Dünyanın bir yarısı zevk-ü sefa, bir yarısı kan irin…”
Ve bu mantalite sürdükçe kan irin devam edecek galiba…