Süleyman Demirel anılarını kaleme alan kitapta yazmıştı; Erdal İnönü ile kurdukları, Türkiye’nin Özal’dan kurtulduğu hükümetin başbakanıydı Demirel.
Kıbrıs’ta konu yine güven yaratıcı önlemler paketiydi ve yine Maraş’ı tartışıyorduk.
Görüşmeler ciddi bir aşamaya gelmişti.
Erdal İnönü Maraş’tan başlayarak Kıbrıs sorununun çözümünü istiyordu.
Rahmetli Denktaş haliyle buna karşı çıkıyor ve direniyordu.
Özal’ın “derhal çözelim, otur Vasiliu ile anlaş” baskılarından bunalan Denktaş bu kez hiç beklemediği bir şekilde Erdal İnönü ile uğraşmak zorunda kalacaktı.
Uğraşması da dolaylı yollardan olacaktı. Demirel ile ittifak kurarak.
Maraş pazarlıkları bitmiş, anlaşma için geri sayım başlamıştı.
Demirel’in anılarından okuyoruz, Denktaş haber göndermiş “vatan toprağını verecekseniz siz açıklayınız.”
Demirel buna bozulmuş.
Yanındaki danışmanı gazeteciye dönmüş ve “Rauf Bey bizi Anadolu’da taşlatmak istiyor” demiş.
***
Bunlar nereden aklıma düştü bilir misiniz?
Tayyip Erdoğan’a oldukça sıkı bir şekilde yüklenen Kıbrıslı “çoğunluğa” bakınca.
Aynısını Özal’a da yapmıştık. Kişisel veya ideolojik hırslarımız o kadar gözümüze perde olmuştu ki Özal’ın çözüm perspektifini görememiştik.
Üstelik İnönü’nünkini de.
Sonrasında gelen Tayyip Erdoğan “Anadolu’da taşlanmayı göze alarak” Kıbrıs’ta toprak tavizini de içeren bir anlaşmaya büyük destek verdi.
Hatırlardadır, bu Türkiye için beklenmedik bir davranıştı.
Çünkü Kıbrıs’ı fetihçi zihniyetle değerlendiren “derin devlet” hem buralara hem Türkiye’ye hakimdi.
Özal’a ve İnönü’ye rağmen…
***
Türkiye’de iç savaş ayarında bir siyasi mücadele yaşanıyor.
Taraflar için adeta ölüm-kalım kavgası.
Bizim burada herkes kendi meşrebi doğrultusunda çeşitli yorumlarda bulunuyor.
Haydi, “çoğunluğun” dediğine kulak asalım ve Erdoğan’ı ortadan kaldıralım.
Yerine kimler gelecek?
Anastasiadis ile Eroğlu arasındaki ortak açıklamayı bile ihanet olarak değerlendiren MHP mi yoksa ondan kalır yanı olmayan CHP’mi?
Veya her ikisinin koalisyonu mu?
Peki geldiklerinde Kıbrıs sorununda ne yapacaklar?
***
Kısa ve özet davranmak gerekir.
Aslolan Kıbrıslı Türklerin çıkarlarıdır.
Gözümüze çekilen hiçbir perde bu gerçeği unutmamızı sağlamamalıdır.
































