Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Eğitim Müşavirliği geçtiğimiz hafta yaptığı açıklama ile KKTC eğitim hayatı yeni bir sınava kavuştu. Nur topu gibi yeni bir sınavımız doğdu. Bundan sonra TC Milli Eğitim Bakanlığı Merkezi Sistem Sınav Yönergesi kapsamında, 8’inci sınıf öğrencilerine yönelik Merkezi Sistem Ortak Sınavları Türkiye ile eş zamanlı olarak 28-29 Kasım tarihlerinde KKTC’de de yapılacak.
TC Eğitim Müşavirliği’nin her ne kadar da KKTC Eğitim Bakanlığı ile işbirliği içerisinde yapılacağı söylediği sınavla ilgili olarak, KKTC Eğitim Bakanlığı web sayfasında herhangi bir duyuru olmadığı gibi, yüzlerce öğrenciyi ilgilendiren bu konu hakkında okullara genelge de gönderilmemiştir.
Peki nedir bu sınav? Herkesin anlayabileceği şekilde yazacak olursak bu ülkede 8’inci sınıflarda öğrenim gören Türkiyeli öğrencilerin gireceği bir sınavdır. Daha da doğrusu 8’inci sınıftan sonra eğitimlerini Türkiye’de devam edecek Türkiyeli öğrencileri ilgilendiren bir sınav… Öğretmen sendikalarının sürekli dile getirdiği gibi eğer okullarımızdaki öğrencilerin yarısı Türkiye kökenli ise bu sınav önemli sayıda öğrenciyi ilgilendiriyor demektir. Düşünün ki bu sınavın duyurusu son kayıt tarihi olan 6 Kasım tarihinden 3-5 gün önce basın yolu ile yapıldıysa, hem TC Eğitim Müşavirliği hem de KKTC Milli Eğitim Bakanlığı bu konuda geç kalmıştır demektir. Sınavdan haberi olmayan ve Türkiye’ye döndüğü zaman mağdur duruma düşecek öğrencilerin mağduriyetinin kimler tarafından giderileceğini de açıkçası merak ediyorum.
Bu sınavla ilgili TC Eğitim Müşavirliği’nin yaptığı açıklamada dikkatimi çeken bir başka nokta da sınava girecek öğrencilerin sınav günleri olan 28-29 Kasım(Perşembe-Cuma) tarihlerinde izinli olacağını duyurmasıdır. Bu izinleri kim vermiştir? İzin makamı TC Eğitim Müşavirliği mi? KKTC Eğitim Bakanlığı’nın bu konuda bir yaptırımı yok mu? Bu ülkede izinleri kim veriyor?
******
Daha önce de bu köşeden defalarca yazdık. KKTC kendi eğitim sistemini ve kendi öğretim programlarını, kendi kitaplarını yaratmadığı sürece, eğitim sistemimize bu tür müdahaleler olacaktır. Bu sınav önümüzdeki yıllarda da bu şekilde devam edecekse ve birileri çıkıp; “sizin okuttuğunuz dersler bizimle eşit değil, KKTC’de sınava giren çocuklar başarısız oluyor” derse ne olacak. Bu sınava giren öğrenciler azımsanmayacak düzeydeyse Türkiye ile eğitimde paralellik adına tam bir “entegre” durumu da yaşanabileceğini gözden kaçırmamak gerekir.
KKTC eğitim sisteminde Türkiye eğitim sisteminden kaynaklanan sorunları sürekli olarak hasıraltı yaptığımız sürece sorunlar büyümeye devam edecektir. Türkiye ile KKTC arasındaki eğitim işbirliği “entegre” modelinden çıkıp iki ülke arasındaki işbirliğine dönüşmesi gerekir. Özellikle bu tür sınavlar veya iki ülke arasındaki öğrencilerin okul ve yer değiştirmeleri bir “denklik sistemi” ile ele alınmalıdır.
İki ülke arasında bir denklik sistemi kurulmadığı sürece önümüzdeki dönemde iki ülke arasındaki öğrenci transferlerinde ciddi sorunlar yaşanacaktır. Örneğin; Türkiye’de 4’üncü sınıfı bitirmiş bir çocuk ailesi ile birlikte KKTC’ye geldiğinde, KKTC’de Orta 1 sınıfına mi alınacaktır yoksa ilkokul 5’inci sınıfa mı? Bildiğiniz gibi Türkiye’de 4+4+4 sisteminden sonra 5’inci sınıf Orta 1 olmaktadır. İlkokul 5’e alınırsa, bir yıl sonra Türkiye’ye geri döndüğünde kaçıncı sınıfa alınacaktır. Orta 1’e mi Orta 2’ye mi?
*******
Bugüne kadar ortada “sorun yok, bizde bir değişiklik yok, “ diyen eğitimi yönetenler vardı. Sayın Arabacıoğlu tüm iyi niyetine rağmen sorunları erken fark edip önlem almadığı sürece iki ülke arasındaki eğitim işbirliği “entegre” olmanın ötesine geçemeyecektir. Bu eğitimde sürüklendiğimiz “entegre” sürecine sendikaların çok ciddi tepkileri olduğu ve önümüzdeki günlerde bazı çevrelerin pek de hoşlanmayacağı önerilerle ortaya çıkmaları pek da sürpriz olmayacaktır. Bir bildiğim vardır elbette!
































