Bugün söz bir okurumuzun.
…
Merhaba ,
Ben Emel Ülfer, aslen Baf’lıyım. İstanbul’da yaşıyorum. Dünkü yazınızı çok beğendim. Ben de Baf’la ilgili şiir ve öykü kitabının hazırlığı içerisindeyim. “Masal” başlıklı yazınızla örtüşen çok sevdiğim bu şiirimi sizinle ve tüm okurlarınızla paylaşmak istedim.
Sevgi ve saygılarımla.
Emel Ülfer/İstanbul
Ben Nenem ve Baf
İstanbul’da Ataşehirde
Gecenin geç vakti
Hava soğuk
Dışarıda kar serpiştiriyor
Karmaşık duygularla
Buğulanmış camdan
Uzaklara bakıyorum
Çocukluğumun kenti
BAF geliyor aklıma
Soğuk bir gecenin başlangıcında
Avluda yakılıp
Sündürmeye getirilen mangal ateşi
Çocuksu sevinçlerle
Üşüşüyoruz ateşin etrafına
Ovuşturup ısıtırken ellerimizi
Masalları ve darbımeselleri ile meşhur
NENEM giriyor araya
Sabırsızca beklemeksizin
Başlıyor belleğimize kazınan
Meşhur masalını anlatmaya
“Evvel zaman içinde
Kalbur saman için
Deniz aşırı uzak bir memlekette
Güçlü mü güçlü
Mutlu mu mutlu bir PADİŞAH varmış
Yüce Padişah
Ahalisi ile birlikte
Muhteşem bir saltanat sürüyormuş
Ülkesinde
Ne yazık ki günün birinde
Güzeller güzeli akıllı mı akıllı
Biricik kızı
Çaresiz hastalığın pençesine düştüğünde
Tüm umutları ve sevinçleri
Sönüverir birdenbire
Ne para ne pul ne de ihtişam
Hiçbir şeyin değeri kalmaz gözünde”
Nenem muhteşem
Anlatımı yürekten ve içten
Kapılıyoruz sözcüklerin büyüsüne
Mor dağları uzak denizleri aşıp
Biz de gidiyoruz masal ülkesine
“Emir verir Yüce Padişah
İyileşmeliydi biricik kızı
Haber salar veziri ülkenin dört bir yanına
Hekimler şifa dağıtan bilgeler çağrılır sarayına
Büyük uğraşlar Tanrı’ya yakarışlar
Hiçbirisi çare olmaz biricik kızın hastalığına
Ta ki yoksul yakışıklı
Bilge bir genç gelene dek sarayına
Söz verir yoksul bilge
Yüce Padişah’a ve ahaliye
İyileşecek eski ve mutlu günlerine
Yeniden dönecek biricik kızı
Çalışır var gücüyle
Sevgi ve şefkat katar bilgeliğine
Zor geçen günlerden
Upuzun gecelerden sonra
İyileşiverir genç kız
Hiç umulmadık bir zamanda”
Sonrasında dillere destan aşkları
Yayılırken ülkenin dört bir yanına
Nenem mutlu sonu ilan ediyor
“Onlar ermiş muradına
Biz çıkalım kerevetine” der demez
Artık söz sırası bizdeydi
Uçarı sevinçlerimizle safça
Özgürce bağırarak söylediklerimiz
Yaşam sevinçlerinin
Ta kendisiydi nenemle dedemin
Bir kış gecesinde
BAF’taki evimizde
Emel Ülfer
İstanbul/2009
…
O eski neneler kalmadı değil mi?
O hayatın çizgilerini yüzlerine düşüren neneler.
Elleri feslikan kokan o insanlar.
Ne onlar kaldı, ne o evler…
…
Eski masallar da yok.
Çocukları başka dünyalarda yaşatan masallar…
…
Emel Ülfer’e teşekkür ediyoruz.
Bizim buralarda artık küçüklere masallar yok.
O bahçelerde, kapı önlerinde çocuklara okunan masallar yok artık.
Bir köy evinde…
Loş ışıkların altında…
Nenemizden, dedemizden dinlediğimiz o masallar yok.
O ak saçlı nenelerimiz, dedelerimiz de yok…
…
Şimdiki neneler “Super nene”…
…
Masallar ise büyüklere anlatılıyor.
Yanında da gazel…
Ne muradına eren var, ne kerevetine çıkan…
































