Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

BİR ERCAN REZALETİ…

Tam tamına 11 milyon 250 bin dolar.

Nerden baksanız 33 milyon Türk Lirasını aşkın.
Hükümet için iyi bir para.
Hele, sadece on üçüncü maaşları değil birçok yükümlülüğünü yerine getiremeyen maliye için halkın deyimi ile “cillop” gibi para.
Üstelik elli ayda ödenecek.
Elli ay nedir ki.
Dört yıl 2 ay sonra “adamların” tam tamına 11 milyon iki yüz bin Türk Lirası paraları olacak.
Maliyenin değil.
“Adamların.”
Hani şu Ercan’ı denetleme işini alanların.
Var ya “Hazreti Google” her sorduğunuza yanıt verir.
Sorduk ve karşımıza mükemmel bir denetçi firmanın çıkacağını, referanslarının uzun uzun yer alacağını sandık.
Yanılmışız.
Bir avukat ile bir mühendisin maceraları var.
Üstelik “Bilal oğlanın”  imam hatip yıllarına dayanıyor.
Birlikte iyi imamlar olarak yetişmişler.  Sonra Allah “yürü ya kullarım” demiş yürümüşler.
Yürüye yürüye bizim Ercan’a kadar gelmişler.  Başlarına on bir milyon iki yüz elli bin dolar gibi bir KKTC piyango kuşu konmuş.
Amerika’da piyangodan bu denli büyük paralar kazanan şanslılara paralarını tam on yılda öderler.
Bizim KKTC şanslıları dört yıl iki ayda temiz bir şekilde paralarını alacaklar.
Zaten ilk taksit olan iki yüz küsur bin doları da cebe indirmişler.

      ***

Neyse, Tahsin Ertuğruloğlu’ndan zaten şüphemiz yoktur.
( Bazı “taşlıların”  devlet arazileri konusuna girdi bilahare ele alırız.)
Siyasette ismini kirletmeden duran azınlık tarafında görüyoruz onu.
Dolayısı ile onun bu işten “vurgun” yaptığına inanmak istemiyoruz.
Ama nasıl bir “iş” yaptığını da anlamakta zorlanıyoruz doğrusu.
Bu denli büyük bir paranın,  sadece elden ihale yapılarak ve sadece üç firma ile görüşülerek ve yukarıda sıraladığım “ne idüğü belirsiz” bir şirkette karar kılmasını ve bunu da kamuoyu ile paylaşmamasını doğrusu hiç mi hiç anlamadık.
Yasal adıyla Ombudsman, kendi deyimi ile Ombudsperson konuyu ortaya çıkarmasaydı anlama şansımız da olmayacaktı.
Halbuki adına özelleştirme denilen Ercan rezaletini çözme fırsatı vardı.
Ortaklar arasına girmese, bir ortağı suçlayıp, diğer ortağı kollamasa ve hepsini birden masaya oturtup “yapın adam gibi bu inşaatı” dese bu sonuçlar da olmayacaktı.

      ***

Gündem kısırlığı yaşayan KKTC ahalisi için yeni bir konu ortaya çıktı.
Artık basın bildirileri savaşıyla konu uzar uzar gider.
Ha bir de KKTC’nin Ombudsperson gündemi olacak artık.
Atanır atanmaz “bodoslama” bir tarz izleyen Ombudsperson  Angolemli’nin deyimi ile hükümet edenleri “titretecek.”
İyidir titremek.
Politikacının titreğidir makbul olan.
Da partililerinin Maraş’ta dağıttığı “örtülü ödenek” paralarını da  Omduspersonumuz bir ele alsa.
Angolemli de kendisine yardımcı olsa.
Ne güzel olur…