Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Bi’okur mektubu

Bi’köşe yazarını köşesine doğru motivleyen ve de cesaretlendiren unsurların başında okur mektupları gelir. Olumlu veya olumsuz bi’dönüt alındığında okunmanın dayanılmaz hafifliğini hisseder bi’çok yazar. Reddedilse de reyting kaygısı önemli değil, çok önemlidir bildik. İşte, biz de daha altı yıldır; çaylak bi’köşe yazarı statüsünde, hissedilen konuya ilişkin önem derecesine göre bize verilen sütunda data ve de detay vermeye çalışırız! Kimi okuyucumuz beğenir, kimisi de beğenmez ancak sokakta hiç tanımadığınız birisi size seslenir ve de ilgili yazınıza destek veya muhalefet ederse, işte o yazının tadından yenmez. Futbol yazılarımızı geçtik; özellikle diyet, miyet, detoks, botoks işlerini yazdık mı özellikle sosyal medyanın arka penceresinden biz de diğer yazarlar gibi sorular veya yorumlar alırız. Tabii bunları da tek tek cevaplarız. Bugüne kadar bu yorumları paylaşmadık ama bu’defaki paylaşılır cinsten. Niye mi? Çünkü konu bizim özdeğerlerimize sahip çıkan Ali Santel adlı diplomat bi’genç kartalın görüşleri; “Merhaba Nazım Bey. İki ay önce 4 yıl boyunca KKTC Büyükelçisi olarak Kırgızistan’da temsicilik yaptıktan sonra memleketimize geri döndüm. Genelde internet üzerinden spor harici Kıbrıs ile ilgili haberleri içeren gazete sayfalarını  takip ediyordum. 18 Nisan 2014 yani bugünku Havadis’teki ‘YAK ve vicdan mermisi’ başlıklı yazınızı hem Önder Santel’in oğlu, hem de iyi bir Yenicamici olarak büyük bir keyifle okudum. YAK ve bu yazınızda yazdığınız ve yazamadığınız daha nice nice tarihe iz bırakmış hayatta olan veya olmayan tüm sporcularımızın dönemlerindeki faaliyetleri için sadece futbol değil, ‘sivil başkaldırı’ ifadesini kullanmanız çok doğru. Bu yazı Yeni kuşak Yenicamiciler ve tüm sporseverlere de anlatılması gereken çok anlamlı bir tesbittir. Bir gazetecinin topluma çoğunlukla politik vb. ciddi!!! diye kabul gören yazılarla  hizmet edebileceği algısıyla değil, aynı zamanda bir toplumun sosyal, kültürel ve sportif  yönlerden yaşadıklarının da sizin gibi değerli gazeteciler tarafından spor yazıları içinde de verilebileceğini kesindir. Toplumumuzun genç kitlesine yakın tarihimizin daha rahat anlatılmasına ve algılanmasına katkı verebileceğine inanmaktayım. Lütfen bu yönde yazılarınıza devam ederek bu samimi düşüncemi kabul ediniz. Kıbrıs Türk futbol kuluplerimizin verilen mücadelede çok çok derin katkılarını da asla gözardı etmeden, YAKımızın 30 yıl sonra gelen şampiyonluğunun daha sıkça tekrarlanmasını diler ve bu şampiyonlukta emeği geçen sporcu, teknik heyet ve yöneticilerimize sonsuz teşekkürlerimi  sunarım. Ali Santel” diye mail attı zat-ı muhterem. Sonuçta bizim kulüplerimize ilşikin olmayan aidiyet duygusu konusunda çok yazdık-çizdik ya, işte bu seferki “suskun ve de derin bir Yenicamici”nin memnuniyet farkındalığıydı. Bu yazıya ilişkin yüksek egomuzu, yüksek müsadenizle paylaşmak istedim. İnşallah Ali Beyler çoğalır da herkes Kıbrıs’ın kuzeyinde kendi yöresine ait bi’kulüple özdeşleşir. Ne garip; ‘Başka bir ülke liginin gölgesi altında kalan başka bir lig yok’. Nokta…