Köşe Yazarları

Bilmem tehlikenin farkında mısınız?

Sözlerine   itibar ettiğim, muhalif duruşuyla bilinen bir tanıdığım söyledi;

“Yardım Heyeti’nden aradılar “Kıb-Tek’in El-Sen ile imzaladığı toplu iş sözleşmesi çok büyük zarar verecek, tepki göstermeyeceksiniz” diye sordular.

Tanıdığım lafı gevelemiş ama temsil ettiği kurum da tepki göstermemiş.

Yardım Heyeti’nden nemalananların kurduğu haber siteleri devreye sokuldu önce.

“Kıb-Tek’te büyük skandal, toplu iş sözleşmesi imzalandı bakanın haberi yok” türünden yayınlar yaptırıldı.

Kıb-Tek Yönetim Kurulu Başkanı günah keçisi ilan edildi ve “görevden alınması an meselesidir” türünden operasyon yapıldı.

Ardından “etkili çevreler” devreye sokuldu ve Yönetim Kurulu’nun dağıtılmasına yönelik düğmeye basıldı.

Kıb-Tek’ten sorumlu Bakan dün “Yönetim Kurulu’ndan bazıları görevden alındı, Başbakan gerekli açıklamayı yapacak” dedi.

Bu açıklama üzerine sendika ayağa kalktı ve “süresiz grev” dedi.

Dün akşamın geç saatlerinde bu yazının bitimine kadar Başbakan’dan herhangi bir açıklama işitmedik.

Aslında çok uzun süredir Başbakan’ın Kıb-Tek ile ilgili bir açıklamasını işitmedik.

Her ne halse Başbakan önemli sorunlarda pasifleşiyor ve sessizliğe bürünüyor.

Memleketin altı-üstüne gelse de bu tavrını sürdürüyor.

***

Hatırlardadır, Türkiye’den gelen suyun Geçitköy barajına akıtılması ile ilgili törende, boruların döşenmesiyle ilgili firmanın sahibi kürsüye davet edilmiş ve “boruları döşeyen bu kardeşimizdir, Su yönetimini de bu kardeşimize veriniz ve siz bu işlerle uğraşmayınız” denmişti.

Böylece dünyanın en garip özelleştirme operasyonuna tanık olmuştuk.

Aynısı elektrikte de yapılmak isteniyor.

Elektrik zaten özelleştirilmiş.

Yarı üretimi AKSA isimli şirket yapıyor. Alım garantili elektrik üretip Kıb-Tek’e satıyor ve parasını da tıkır tıkır ödeniyor.

Böyle ticarete can kurban.

Su borularını döşeyene memleketin su idaresini verilmesini isteyenler Kıb-Tek’in kapatılıp memleketin elektriğini de AKSA’ya verilmesini dayatıp durdular.

Baktılar ki olmayacak bu kez “size ucuz elektrik yollayacağız” deyip kablo ile elektrik formülünü ileri sürdüler.

Böylesi bir bağımlılığın doğru olmayacağını ileri sürenleri de kurdukları “derin teşkilatla” devre dışı bırakma operasyonu başlattılar.

Başbakan’ın görüşlerine büyük değer verdiği ve bundan dolayı Kıb-Tek Yönetim Kurulu Başkanlığına atadığı Ahmet Hüdaoğlu’nun görevden alınması böylesi bir operasyonun parçasıdır.

Ve durum şudur;

“Kıbrıs sorununda Cumhurbaşkanı Akıncı artık bizim istediklerimizi savunacak ve federasyondan vazgeçecek, eğitimde bizim istediklerimizi yapacaksınız ve imam hatip açacaksınız,  biz size su getirdik ve biz yöneteceğiz, ucuz elektrik isterseniz de biz yöneteceğiz, Vakıfları biz idare edeceğiz, Dome Oteli bize  devredeceksiniz  ve istediğimiz gibi örgütleneceğiz, eğer sorun çıkarırsanız parayı keseriz ve sizi çökertiriz…”

Kıbrıs Türkü böylesi bir durumla karşı karşıyadır.

Kıbrıs Türkünün artık topyekün bir karar vermesi zamanıdır…

Etiketler


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı