Eğer bireyler rasyonel ise, o zaman bireylerin oluşturduğu toplumlar da öyle olmalı. Buna göre de Kıbrıs’ta herkesin kapsamlı ve nihai bir çözüm bulmak için uğraşıyor olması gerekirdi.

* * *
Özellikle de, uluslararası hukukun kapsamı dışında yaşayan Kıbrıslı Türkler işlerini güçlerini bırakıp kapsamlı ve nihai bir çözüm bulmak, yani “normal koşullarda yaşamaya başlamak için” uğraşıyor olmalılar. Cumhurbaşkanı Anastasiadis birkaç gün önce Kıbrıs’taki statükonun tehlikeli ve kabul edilmez olduğunu belirtmiş ve eklemiş, “Önümüzdeki yıllarda işgal altındaki Kıbrıs topraklarının Türkleştirilmesi gibi bir kâbus, bir tehlike ile karşı karşıyayız.” Her ne kadar Kıbrıslı Türklerle karşılaştırıldıklarında görece tuzları kuruysa da Rumların da kapsamlı ve nihai bir çözüm bulmak için uğraşıyor olması gerekiyor.
* * *
Gelin görün ki, nihai bir çözüm bulmak için yapılan görüşmelerin son sürat gitmesi bir tarafa, mehter takımı gibi iki ileri bir geri gidiyor mu bile belli değil. Hatta iki geri bir ileri gittiğini düşünenler var. Bu niye böyle? Böylesi yalın, açık ve net bir durumda bile “rasyonel birey” varsayımı niye çalışmıyor? Daha da ileri gidelim, acaba bu “rasyonel birey” varsayımı hiç çalışıyor mu?
* * *
Son birkaç yıldır bu varsayımın niye çalışmadığı üzerine kafa patlatıyorum. Bunu yaparken uzmanlık alanım olan iktisadın, özellikle de neo-klasik iktisadın sınırları dışına çıkmam gerekti; vaktimi giderek daha fazla psikoloji biliminin sınırları içinde geçirmeye başladım.
* * *
Bir durumun değerlendirilmesindeki sapmalara, durum hakkındaki çıkarımların mantıksız yani rasyonel olmayan bir şekilde yapılmasına bilişsel önyargı deniyor. Bilişsel önyargılar her bireyin aynı girdilerle ilgili algılamalarına dayanarak kendi öznel toplumsal gerçeğini yaratıyor olmasından kaynaklanıyor. Yani bireyler sosyal hayattaki davranışlarını nesnel girdiler değil de kendi yarattıkları öznel toplumsal gerçekliklere göre belirliyorlar.
* * *
İnsanların bilgi işleme kapasitesinin yetersizliği ve gerekli zihinsel mekanizmaya sahip olmaması, bazen de kararın doğruluğu yerine hızlı karar vermenin önemsenmesi bilişsel önyargılara sebep olabilmektedir. Bu ise algısal çarpıtma, yanlış değerlendirme, mantıksız yorumlamaya, dolayısıyla rasyonel olmayan davranışlara yol açabilmektedir; aynen Kıbrıs’ta kapsamlı ve nihai bir çözüm bulmak için Kıbrıslı Türk ve Rumların sergiledikleri davranışlar gibi.
* * *
































