Microsoft bilgisayar firmasının patronu Bill Gates’in kişisel serveti 60 milyar dolara ulaşmış.
Bu rakam dünya üzerindeki birçok devletin toplam varlığından kat kat fazla.
Yıllık cirosu ortalama 30 milyar dolar olan dünyaca tanınmış Ford araba fabrikalarında 9 bin kişi çalışır.
Dünya petrolünün önemli bir bölümünü denetleyen Shell firmasının çalışan sayısı 20 bini aşkındır.
Türkiye’de ekonomik aktivasyonları bakımından dünya sıralamasına giren Sabancı Holding’in 10 bini aşkın çalışanı vardır.
Microsoft’un patronu Bill Gates’in sadece kişisel serveti bile bu şirketleri ikiye katlıyor. Üstelik Microsoft firmasında büyük çoğunluğunu bilgisayar mühendislerinden oluşan bin 500 çalışanı bulunuyor.
Aradaki fark nedir bilir misiniz?
Aradaki fark bilginin gücüdür.
Bilim ve teknoloji dünyamızı sanayi ötesi toplumdan bilgi toplumuna taşıyor ve artık dünyada bilgiyi elinde bulunduranlar kazanıyor…
***
1600’lü yıllarda dünyanın en büyük kütüphanesi Roma’daydı. Roma kütüphanesinde yaklaşık 30 bin kitap mevcuttu ve bu yüzden Roma kütüphanesine “dünyada bilginin merkezi” unvanı verilmişti.
Geçtiğimiz günlerde bir sanat dergisinde okumuştum. Gülün Adı romanının yazarı Umberto Eco’nun kişisel kütüphanesinde 40 bine yakın kitap varmış.
Düşünsenize 1900’lü yılların sonlarında bir yazarın kütüphanesinde bulunan kitap sayısı 1600’lü yıllarda dünyanın en büyük kütüphanesinde varolan kitaplardan daha fazla.
İşte bilginin gücü.
İnsanoğlu son 300 yıllık dönemde öylesi bir bilgi birikimine ulaştı ve bilgi o denli yaygınlaştı ki artık bireyin hizmetine girdi.
***
Amerika’nın önde gelen üniversitelerinin Amerikan vatandaşı öğrenciler için kota uygulamasına geçeceğini işitince hayretten hayrete düştüm. Düşünebiliyor musunuz, çok değil daha 20 yıl öncesine kadar yabancı ülkelerden gelecek öğrenciler için kota uygulayan Amerikan üniversiteleri şimdi kendi vatandaşı öğrencilere kota uygulamaya başlayacak.
Bunun nedeni, özellikle Asya ve Afrika’dan giden başarılı öğrencilerin sayısı olağanüstü artmasıymış. Asya ve Afrika ülkelerinden o kadar çok başarılı öğrenci kayıt yaptırıyormuş ki Amerikan vatandaşı öğrencilerin de Amerikan üniversitelerinde okuyabilmesi için kota getirmek zorunda kalıyorlarmış.
Tüm dünyada bilgiye karşı büyük bir yönelme var. Üstelik artık bilgi birkaç büyük devletin tekelinde değil. Dünün geri bıraktırılmış ülkeleri bugün bilgiye ve onun vasıtasıyla uygarlığa ulaşmak için büyük çaba sarf ediyorlar.
***
Dünyada artık bilgiyi elinde bulunduran kazanıyor.
Yüzde 99’u okuma yazma bilen, yüzde 80’i en az lise mezunu olan ve üniversite mezunları sayısının her geçen gün artarak çoğaldığı ülkemize bu açıdan baktığımızda içimiz burkuluyor.
Bilginin ve teknolojinin o kadar gerisindeyiz ki!
İnsan faktörüne ilişkin altyapımız müsait olmasına rağmen dünya bilgi toplumuna doğru hızla yol alırken biz finans kapital toplum düzeni içinde feodal ilişkileri yaşıyor gibiyiz.
































