Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Bilgi toplumunda ham madde

Kılıç icat olduğunda mertlik bozulmuş muydu?


Tunç devrinde metalden yapılmaya başlanan kılıç,
Demir çağında ateşte dövülmeye başlandı.
Daha sonra sanayi devrimi ile çelik kılıçlara geçildi.

Sonra ateşli silahlar icat edildi.
“Tüfek icat oldu mertlik bozuldu” sözü de zaten bunun için söylendi.

Her yeni şey eskisini hükümsüz kılar…

Üstünde yaşadığımız kürede insan toplulukları çeşitli rejimleri bir arada yaşıyor.
Bir tarafta hâlâ feodal ilişkiler içinde olan topluluklar varken, bir tarafta da bilgi toplumunu yaşayan insanlık var.

Nedir bu bilgi toplumu?

Sanayi toplumu, tezgah usulü ekonominin fabrikalaşması ile başlamış, böylece sermaye emek çelişkisi de belirgin bir şekilde ortaya çıkmıştı.

Ne olduysa son 40-50 yıl içinde oldu.
İnternet icat olundu.
İletişim teknolojisi küreselleşti.
Bilgiye ulaşmak kolaylaştı.
Bilgi, düşünce, fikir, sanayi düzeyinde ihtiyaç olan metaların yerini aldı.
Ekonomi, bilgi teknolojileri üzerinden gelişmeye başlayınca,
Emek sömürülürken, bu kez akıl sömürülmeye başlandı.

Biz bilgi toplumunun içinde miyiz?

Demek ki, bir zamanlar kılıç sallayacak mert insanlara ihtiyaç vardı,
Bir zamanlar da eli kolu güçlü; kazma kürek tutabilen emekçilere,
Şimdi de aklı olanlara ihtiyaç var.
Üçünün de ortak noktası sömürülüyor olmalarıdır.

Bilgi toplumu içinde bulunmak heyecanlıdır.
Dünya ile entegre içindesiniz.
Bir müzik yaptınız diyelim.
Anında her yerdedir.
Şiiriniz de öyle.
Parlak fikirleriniz de.

Peki ama neden bilgi toplumu içindeyiz de,
Niçin kendimizi gösteremiyoruz?
Niçin biz dünyanın bilgilerinden yararlanırken,
Hiç kimse bizim tek bir bilgi kırıntımızdan yararlanmıyor?
Üniversitelerimiz mi yok?
Bilgisayarlarımız, cep telefonlarımız mı yok?
Youtub’a giremiyor muyuz?
Tweet atamıyor muyuz?

Hadi sanayi toplumu bizim yanımızdan geçmedi.
Zaten sömürge dönemine rast gelmişti; zaptiyelik ve katırcılıkla bu dönemi atlattık.
Tamam.
Ada küçük.
Üzümü ayaklarımızla ezdik, zeytini değnekle döverek topladık, karpuzu köfünlerle sattık, çarşı pazarı bandabuliyaya çevirip idare ettik.
Neticede üzüm, karpuz, portakal, nar, limon, zeytin, hellim para ediyordu.

Sıra akla, bilgiye gelince.
Ham madde yok mu?