Gün bitti…
Umutlar devam ederken.
Başını soktuğu mabedin de
Geceye eşlik etmek için yerini aldı.
Akşamın ayazında,
Yorgun vücudunu bıraktı koltuğa
Öylece uzandı
Sıkı sıkı sarıldı battaniyeye
Güven dolu, sıcacık bir yüreğe
Dokunur gibi.
Sere serpe…
Sessizce…
Kendini dinledi,
Her akşam yaptığı gibi.
“Doluya koydu almadı
Boşa koydu dolmadı”
Kalabalıklar arasında
Yapayalnızdı…
Birçok arkadaşı vardı,
Sayılı dostu…
İçini kana kana dökebileceği
Can yoldaşı
Uzaktı…
Kadın olmanın
Tek başına kalmanın
Ayakta dimdik durmanın
Mücadelesini verirken
Yoruldu…
Yorgunluğunu iliklerinde hissetti.
Hayatla hesaplaştı
Aldı… Verdi…
Anlatamadı!
Kızdı… Söylendi…
Olmadı!…
Kalktı doğruldu,
Bir yerlere yetişecek gibi
Dar geldi koca salon,
Üstüne üstüne geliyordu tüm gerçekler.
“Pes!” dedi…
“Bitti! dedi…
“Yetti!” dedi…
Fırlatıp attı üzerinden battaniyeyi.
Yanıp kül olmuş vücudundan
Solmuş hayallerini.
Tam kalkacakken
Sephanın üzerinde ki
İki masum resme takıldı gözleri…
İki masum göz,
Öylece ona bakıyordu.
Doldu taştı yüreği,
Biri can’ı
Diğeri can’ının can’ı
Ve;
Onların bekledikleri küçücük Can’ları…
Yutkundu,
Aklına, diline, dudağına gelen tüm kelimeleri yuttu.
Unuttu.
Kendini bıraktı bir yana
Uzun uzun baktı onlara,
Şevkatle
Sevgisini akıttı
Yıkandı yanakları
Masum bakışlarına dokundu.
Ürperdi!
Pes edemezdi,
Onları yalnız bırakamazdı
Umutlarına gölge olamazdı.
Hayal kırıklıkları
Bağlasa da elini kolunu,
Çocukları var olabilme çabasıydı.
“Ben” diye haykırdı
Kısık sesiyle
“Ben” varım!
Umut var oldukça
Kafa tutar gibi kara yazgısına.
Yanağında ki göz yaşlarını silerken
Elleri titredi
Boğazı düğümlendi,
Yüreğinin hıçkırığı
Dudaklarını titretti.
İçinde ki sesi dinledi
Dinledikçe biraz daha dirildi…
“Ben!” dedi
Onların “umuduyum!”
Can’larımın,
Dünyaya gelecek yeni “can’ın”
Sığınacağı limanım.
“BEN!” diye haykırdı tüm gücüyle
Ben Kadınım!
Ben Anneyim!
Ben Umudum!
Benim adım “Umut!”
Nefes aldıkça…
































