Köşe Yazarları

ben bu işi anlamadım…

Kusura bakmayın ama benim aklım bu işlere ermiyor.

Toplam 28 belediye, bazıları iflas bayrağını çoktan çekmiş, üç beş tanesi hariç diğerlerinin durumu günü kurtarmaktan öteye değil. Yatırımmış, hizmetmiş hak getire. Bırakın temsil ettikleri beldelere yatırım yapmayı, maaşları ödemekte zorlanıyorlar. Sosyal yatırımlarAallah’a emanet.

Ama bakıyorum da bu belediyelere başkan olmak için adamlar birbirlerini eziyorlar. Partiyi ikna edip de aday olanlar kendilerini şanslı sayıyor. Olamayanlar ise bir yerlerden destek bulup “bağımsız aday” olarak yarışa katılıyor…

Son beş on günde yaşadıklarımız adeta başımızı döndürüyor. Dengeler her gün değil, neredeyse her saat başı değişiyor. Banko kazanır dediklerimiz, bir anda zora düşüyor…

Örneğin Mağusa, mevcut Başkan İsmail Arter için “seçim formalite” deniyordu birkaç hafta önce. UBP ve DP’nin desteği ile seçimi çantada keklik görüyordu. Ama birden, desteğini aldığı UBP’nin İlçe başkanı Güneş Güneşoğlu sürpriz bir şekilde karşısına bağımsız aday olarak çıktı, hem de bazı örgüt ve vekillerin desteği ile. Güneşoğlu’nun alacağı her oy, Arter’in hanesinden silinecek…

CTP’de de durum farklı değil. CTP’li olarak bilinen Ulaş Gökçe partinin adayı olamayınca tıpkı Güneşoğlu gibi o da bazı CTP’li vekiller ve üyelerin desteği ile ‘ben de varım’ deyip bağımsız aday oldu. CTP ise Erol Adalıer ile yola çıktı. Tıpkı UBP gibi, CTP’de de işler arap saçına döndü…

Girne’de de durum Mağusa’dan pek farklı değil. Kim kimin adayı, kim kimi destekliyor doğrusu ben anlamadım. UBP mevcut Başkan “bağımsız” aday Nidai Güngördü’yü destekleyeceğini açıklarken, DP bu konuda henüz kararsız gibi duruyor. Girne’de esas sorun CTP’de yaşanıyor. Geç de olsa Girne’de Birol Karaman adında uzlaşı sağlanmışken, eski başkan Sümer Aygın’ın sürpriz adaylık açıklaması işleri karıştırdı. Daha önce bağımsız aday olmayacağını açıklayan Aygın’ın bir anda fikir değiştirip bağımsız aday çıkması kafalarda “acaba” sorularına neden oldu. HP Girne’de bağımsız adayı destekleyecek.  CTP’nin iki adayla yarışacak olması Güngördü’nün elini biraz olsun rahatlatacak…

Gelelim İskele’ye… Başkan Hasan Sadıkoğlu yeniden aday. CTP İskele’de Sadıkoğlu’nun karşısına Fikret Civisilli’yi çıkardı. Hükümet ortaklarının hepsinden olmasa da yine de önemli bir destek alması beklenen Civisilli’nin, Hasan Sadıkoğlu karşısında epey zorlanacağı beklenirken, DP destekli

eski UBP’li başkan Halil Orun’un adaylığını açıklaması bütün hesapları ters yüz etti. Bölgede sevilen bir isim olan ve uzun yıllar İskele Belediye Başkanlığı görevini sürdüren Orun’un en az diğer adaylar kadar şanslı olduğunu ve sandığı zorlayacağını söyleyebiliriz…

Ve amiral gemisi Lefkoşa. Son seçimlerde sürpriz yaparak başkanlık koltuğuna oturan ve geçen dört yılda belediyeyi başarıyla yöneten TDP’li Mehmet Harmancı bu kez güçlü adaylara karşı yarışacak. TDP dışında CTP ve HP’nin de destek vermesi beklenen Harmancı’nın karşısında yine güçlü bir aday var. UBP adayı Hasan Sertoğlu… İkisi de genç ve Lefkoşa’nın sevilen simaları. Sertoğlu’nun Futbol Federasyonu Başkanlığı görevi ise ona ek bir avantaj sağlayacak gibi görünüyor. Harmancı mı, Sertoğlu mu kazanır tartışmaları sürerken DP’nin açıkladığı Gencay Eroğlu ismi, gündeme bomba gibi düştü.

Şimdi herkesin merak ettiği, “Desteğim kızım Gencay’a değil, UBP adayı Hasan Sertoğlu’nadır” diyen Derviş Eroğlu’nun kızı ile partisi arasındaki tercihine ne kadar sadık kalacağıdır… her şeye rağmen, Gencay Eroğlu’nun yine de UBP’lilerden hatırı sayılır bir oy alacağı idia ediliyor…

Eğer başkent kulislerinde konuşulanlar sandığa yansırsa Harmancı, Sertoğlu’nun bir adım önüne geçmiş olur.

Dedik ya Lefkoşa’da sürprizler bitmez diye. Bundan sonra atılacak yeni bir adım da sürpriz sayılmayacak. Ki bu adım CTP’den gelebilir. Yarın onlar da Lefkoşa için kendi adaylerini açıklarlarsa artık kimse şaşırmasın. İşte o zaman Amiral gemisinin bu fırtınada hangi limana demir atacağını kestirmek oldukça zor olacak…

YERİN KULAĞI VAR

BU İŞ ÇOCUK OYUNCAĞI DEĞİL:

KKTC vatandaşıydı ama Kanada’ya gideceği için, kendi rızasıyla 1993 yılında KKTC vatandaşlığından çıktı. 6 yıl önce KKTC’ye dönüş yaptı ve UBP-DP hükümeti döneminde yeniden vatandaş yapıldı. Hükümetin vatadaşlıklarını iptal ettiği 175 kişi arasından biri. Vatandaşlığı iptal edildiği için hükümeti dava edeceğini söylüyor. İyi de be kardeşim her ne kadar kimliklerimizi dünyada tanınmasa da, bu devletin de bir onuru, yasaları vardır. Sen zırt pırt dilediğinde vatandaşlıktan çıkacaksın, canın çektiğinde de “hakkım” diyerek hak arayacaksın. Kusura bakma ama, bu iş çocuk oyuncağı değil…

 

UBP Mağusa İlçe Başkanı Güneş Güneşoğlu’nun parti kararına rağmen bağımsız aday çıkması UBP ile köprülerin atılmasına neden oldu. Güneşoğlu şaşkınlığını atlatan UBP, onun yerine Mağusa İlçe Başkanlığına milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu’nu atadı. Adamlar CTP gibi uzun süreli disiplinle, prosedürle uğraşmak yerine olayı anında hallettiler…

 

DP LEFKE’DE HP DEDİ:

Lefke’de DP, Halkın Partisi’nden Belediye Başkan adayı Fehmi Çamlıköylü’ye detek verme kararı alarak üylerine bu doğrultuda çağrı yaptı. Lefke’de Çamlıköylü’nün dışında, CTP’den mevcut Başkan Aziz Kaya ile UBP’den Timuçin Pirgalıoğlu aday…

 

Njeryalı öğrencilerin çoğu yaşam mücadelesi verirken, bir kısmının lüks hayat yaşaması, atm’lerin önünde sıra olup para transferleri yapmaları, herkesin aklına kara para aklamak için kullanıldıklarını getiriyordu. Polis de nihayet, ilk kez bu suçlamayla geldi. Uyuşturucu zanlısının evinde büyük miktarda para, üstüne kayıtlı lüks araba bulunca, sonunda zanlının kara para akladığından şüphelenmiş ve tutuklamış. Bu örnek bir vaka olarak görülüp, derinleştirilirse, organize suçun kaynağına da varılır diye düşünürüm. Haydı bakalım Polis, haydi Savcılık çıkarın artık şu işi ortaya…

 

Vize borcu nedeniyle KKTC’den ihraç edilen zanlı, bir yıl önce kızkardeşinin kimliği ile tekrar geldi. Ve bir yıldır da kimse farkına varmadı. Ta ki birileri ihbar edene kadar. İhbar edilmeseyedi, inanın kimsenin de haberi olmayacaktı. Bu ne ilk, ne de son olaydır. Gümrük kapılarında bunlar nasıl fark edilmez doğrusu anlamıyorum. Hırlısı, hırsızı, katili tecevüzcüsü bu ülkeye nasıl giriyor diye sormaya gerek yok sanırım…

ÇARK ETTİLER:  

Kıbrıs Rum müzakereci Andreas Mavroyannis, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in adıyla anılan Guterres çerçevesinin “belge olmadığını ve BM’nin resmi bir önerisi dahi olmadığını” iddia etti. Daha düne kadar Akıncı’nın 30 Haziran tarihli çerçeve açıklamasına karşı çıkarak, doğru olanın 4 Temmuz çerçevesi olduğunu savunmuşlardı. Şimdi ise bundan da çark ederek ortada bir belge ve resmi öneri olmadığını söylüyorlar…

ZİVEDEKİLER

Erdinç Gündüz:Benim okuduğum belgede, yıllardır tartışılan bazı ana konularda bazı görüşler, arayışlar var, doğrudur. Ama hiçbiri için,  ‘Kabul edildi’ veya ‘Kararı alındı’ veya benzeri bir ifade yok…  ‘Şunlar, şunlar ve şunlar, görüşülüp konuşulabilir gibi ifadeler var.Sözün özü şu: Ne ‘satan’ var, ne de ‘satmak’ isteyen… Sadece ve sadece ‘Şu görüşmelerde, bu noktalarda bir zemin vardı. Evet deyin, gelin, konuşalım’ diyen var”…

 Ülkenin İmajına Bakın: Haber Milliyet’te çıktı… Türkiye Mali Suçları Araştırma Kurulu MASAK Başkanı Osman  Dereli,  illegal bahis konusuna çalışıldıkça, KKTC ile trafiğin görüldüğünü, KKTC Mali İstihbarat Birimi yetkilileriyle bu konu üzerine  çalıştay da gerçekleştiklerini söylemiş. Ya işte böyle… Atıp tutmuyoruz. Bizim de kulağımıza gelenler var. Bu işler büyük organizasyonlar. Ve her nedense KKTC’nin ilgili makamları bu suçları bir türlü ortaya çıkaramıyorlar…

 

 




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı